Merhabalar sevgili okurlar; nisan ayı benim için, her yıl yoğun geçer. Ancak bu yıl, diğer yıllara nazaran bir tık daha fazla yoğun geçtiği...

Merhabalar sevgili okurlar; nisan ayı benim için, her yıl yoğun geçer. Ancak bu yıl, diğer yıllara nazaran bir tık daha fazla yoğun geçtiği için ne bloğuma doğru düzgün yayın girebildim. Nede bloglarınıza gelebildim. Ama, inşallah bugünden itibaren taslaklarda biriken yayınlarımı tek tek yayınlayacağım ve hepinizin bloglarına geleceğim....

İlk olarak isterseniz tüm çocukların ve çocuk ruhlu kalabilmiş tüm büyüklerin geçmiş 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınızı kutlamak ile başlayayım. (gerçi instagramda kutlamıştım)
Biz bu 23 Nisanda -çocuklar ile birlikte- okuldaki töreni izlemeye gittik. Bu sene kuzularımın 23 Nisan da görevleri olmadığı için, 23 Nisan için ayrı bir yayın hazırlamadım.

24 Nisanda da Emir'in doğum gününü kutladık. Doğum gününü özetleyen bir postta hazırlayıp, arşive ekleyeceğim. Ama şimdilik biraz erteledim. Zira öncelikli olan paylaşılmayı bekleyen postlar var.

Dünde yine instagram hesabımda da paylaştığım üzere çocukların okulu ili birlikte Anıtkabir gezisine gittik. Biz daha önceden ailecek Anıtkabir ziyareti çok yaptık. Ancak ilk defa bu şekilde toplu halde bir Anıtkabir gezisi yaptık. Bu şekilde gezmek daha bir heyecanlı ve zevkli olduğu kadarda yorucuymuş. Bunu da öğrenmiş oldum.

Küçük oğlumun sınıfı ve öğretmeni ile birlikte bir kare.
 Emir ve Efe aynı okulda oldukları için ikisinin sınıfının arasında sık sık mekik dokudum. Zira ikisi de birbirinin sınıfı ile gezmektense, kendi sınıfları ile gezmeyi tercih edince; bir onun sınıfı ile gezip, bir diğerin sınıfını göz hapsinde tutmaya çalıştım. Zaten beni yoranda en çok o, oldu... :( (Tek çocuk hiç çocuk, iki çocuk çok çocuk düşüncem bir kez daha kanıtlanmış oldu)

Büyük oğlumun sınıfı ve öğretmeni ile birlikte bir kare.

Toplu halde yapılan geziler daha çok etrafı öğrenmekten ziyade birlikte eğlenmek için bence. Çünkü biz daha önceden hiç Anıtkabir'e gitmemiş olsa idik (ki gitmeyen çok öğrenci vardı) hiçbir şey anlayamazdık. Çünkü bir sürü çocuk olunca, çocuklar hiç konuşmasa dahi, bir uğultu vardı. O uğultunun nasıl? ve ne şekilde? çıktığını bir türlü anlamadım... Sahi öğrencilerin sesiz halimde dahi bir uğultu oluyor, farkında mısınız?


Anıt kabir içi ve müze gezisinden kareler. Borda şallı, beyaz pantolonlu olan benim ;)
Şimdi bu postu hazırlarken fark ettim ki, ben hiç Anıtkabir postu hazırlamamışım. Şimdilik bu toplu gezi postu ile idare edinde. En kısa zamanda Ankara da gezilecek yerler yazı dizisine Anıtkabir postu hazırlayacağım. Anıtkabir'in içindeki müzeler ve içerisi hakkında tüm ayrıntılarını anlatan geniş bir post olacak inşallah...

Hoşça kalın..
Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım
En İyi Tarif Blogları
Bumerang - Yazarkafe
Blogger tarafından desteklenmektedir.