Merhabalar arkadaşlar dün benim doğum günümdü . Bir yaş daha yaşlandım. Evet yaş haneme bir yaş daha eklendi. Lakin bu yaş benim ömrüm boy...

Merhabalar arkadaşlar dün benim doğum günümdü. Bir yaş daha yaşlandım. Evet yaş haneme bir yaş daha eklendi. Lakin bu yaş benim ömrüm boyunca unutamayacağım bir sürpriz ile eklendi.
Canım kuzum, benim ilk göz ağrım Emir'im bana; gizli gizli biriktirdiği harçlıkları ile sürpriz yaş pasta aldı. Üstelik bu pastayı çarşambaya denk gelen doğum gününden önce -geçen hafta sonu- yaptı ki. Hiç aklımda yokken bana gerçekten sürpriz olsun diye.( anasının oğlu ne olacak :D)

Hafta sonları sitenin önünde top oynamak için yapılmış bir boşluk var. Emir genellikle orada sitedeki ve etraftaki binada oturan arkadaşları ile birlikte top oynar. Yine aynı şekilde cumartesi günü arkadaşları çağırıp, top oynamaya götürdü.

Çocuklarımın Aldığı Sürpriz Pasta

O gün eşimde yarım gün çalıştığı için eve erken gelmişti. Emir eve, babası gelince hemen geldi. Elinde başkasının topu ile birlikte.Ben: Elindeki top kimin? Neden getirdin? Diye çocuğuma soru yağmuruna tutmaya başladım.
Zavallı kuzum ise benim sorularıma arkadaşımın şimdi almaya gelecek. Bir işi vardı. O yüzden ben topu eve getirdim. Diye geçiştirdi.
Sonrada hemen odasına girdi.
Aradan bir 10 dakika geçti.
Emir: Anne ben topu arkadaşıma vermeye gideceğim.
Ben: Hani arkadaşın gelip, kendi alacaktı? Ne oldu da sen götürüyorsun? Diyerek gitmesine izin vermeyince. Babası devreye girip,
Baba: Tamam gitsin. Ben izin veriyorum. Hemen gelecek. Diyerek top ile Emir'i dışarı çıkardı.
Tabi ben her ne kadar dırdırcı anne olmamaya çalışsam da. Elimde olmayan endişe ve meraktan dolayı. Korkuyorum. Buda sanırım dilime vuruyor :( O yüzden yine kendimce çocuğu neden hemen kendi başına sokağa bıraktı? Başına kim bilir ne gelir? Diye babaya söylenirken. Kapı çaldı. Kapıyı Efe açmaya koştu. (Tabi bu durumda babası ve Efe'nin haberi varmış. Sadece benim haberim yok. O yüzden onlar gayet normal şekilde davranıyor. Ben anormal şeklide davranıyormuşum.)
Bende hemen Efe'nin peşinden koştum kapıya. (Emir'in bu tutarsız davranışları beni iyiden iyiye şüphelendirmiş-ti. Normal günlerde hiç bu şekilde davranmazdı.)

Emir yine elinde aynı top ve bir poşet.
Ben: Hani topu verecektin? Neden vermedin?? Diye söylenirken. Hemen babası ile birlikte poşetin içindeki pasta kutusunu çıkarıp, içinden pastayı ''iyiki doğdun anneeee!!'' diyerek çıkardılar.
Ben: ???
Şaşkın, afallamış, öylece kalakalmış şekilde çocuklarıma bakıyorum.
Emir: Anneciğim iyi ki doğmuşsun ve bizim annemiz olmuşsun... diye yanaklarımdan öptü.
Ben, böğüre böğüre ağlamaya başladım. Tabi bu sırada oğlumu öyle bunaltıp, soru yağmuruna tuttuğum içinde, içten içe kendime kızıyorum.
Efe: anneciğim benim. (yanaklarımdan öpüyor) seni çok seviyorum. doum günün (doğum günün) kutlu olsun.
Ben ise yine bir yandan ağlıyor, bir yandan da tüm bunları kim akıl etti diye merak ederken. Eşimin suratına bakıyorum.
O, benim bakışı anladı. Ve hemen
Baba: Vallahi benim bugüne kadar hiç bir şeyden haberim yoktu. Emir eve gelince bana 'baba, annemin doğum günü için pasta alacağım' dedi. Bende, 'oğlum annenin doğum gününe daha var' dedim. Oda 'Biliyorum çarşamba günü. Ama biz EFE İLE KONUŞUP, KARARLAŞTIRDIK Kİ; çarşamba günü alırsak, pasta alacağımızı ve doğum gününü kutlayacağımızı tahmin edebilir. O pasta sürpriz olmaktan çıkar. O yüzden biz bugün kutlamaya karar verdik.' dedi. bende pasta için para verecektim. İstemediler. 'Biz harçlıklarımızdan paramızı biriktirdik' diye.  Dedi...

Tabi eşim bunları anlatınca daha bir gururlanıp, mutlu oldum.
Canım kuzularım, yavrularım, benim hayatımın en güzel anlamları, Cenabı Allah'ın bana verdiği en büyük şükür sebeplerim. Büyümüşte. İkisi de annesi için haftalar öncesinden planlar yapıp, annesini şaşırtmışlar. Üstelik bu şaşırtmayı gayet de güzel başarmışlar. Bu güne kadar babalarının dahi doğru düzgün beceremediği şekilde başarmışlar. :))

Sizi verene Allah' a ben kurban olurum. Asıl siz iyi ki doğdunuz da benim anlamsız hayatımın, anlamı oldunuz...

Bir gün bu yazdıklarımı okursanız yine bilin ki: ''Ben bu dünyada en çok sizi seviyorum. Sizin için bu dünyayı yakarım. Sizin bir kılınıza zarar gelmesin diye hayatımı sizin yolunuza feda ederim. Bilin.... '' 
Hoşça kalın..



Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım
Bumerang - Yazarkafe

UYARI

Bu blogta yer alan tüm yazılar bana aittir. Söz konusu içerikler benim iznim olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, işlenemez, değiştirilemez veya başka internet sitelerinde ya da basılı veya görsel yayın yapan diğer mecralarda yayınlanamaz.
Blogger tarafından desteklenmektedir.