Yazar:  John Steinbeck Çeviri:  Gülen Fındıklı Sayfa Sayısı:  480 Baskı Yılı:  2010 Yayın Evi:  Remzi Kitabevi Yazar, ga...

Yazar: John Steinbeck

Çeviri: Gülen Fındıklı

Sayfa Sayısı: 480

Baskı Yılı: 2010

Yayın Evi: Remzi Kitabevi

gazap üzümleri kitap yorumu, John Steinbeck kitapları,pulitzer ödüllü kitap, Nobel ödüllü yazar, Dünya klasiği kitabı, klasik kitap örneği

Yazar, gazap üzümlerini 1930 yılında ABD'de yaşanan büyük göçü kaleme almış. John Steinbeck Nobel ödüllü bir yazar. Gazap üzümleri eseri ise; Pulitzer ödülü kazanmış.  (bence bu ödülü kesinlikle hak ediyor.)

Kitap iki bölümde ilerliyor. Birinci bölüm; Amerika'nın ekonomik bunalım dönemindeki durumu, insanların çaresizliği ve yaşam savaşlarını anlatıyor. 
İkinci bölümde ise; Joad ailesinin zorunlu olarak yaptıkları göçü ve bu göçü yaparken geçirdikleri zorlukları, göçü gerçekleştirdikten sonra göç ettikleri şehirde ne beklerken\ne bulduklarını anlatıyor. 

Amerika'nın Oklahoma kendinden yaşayan kendi halindeki Joad ailesi; geçimlerini çiftçilikle sağlayan bir aile. İşleri iyice kötüye giden aile evlerinden ve topraklarından kovulurlar. Ailedeki üyeler baba, anne, büyük baba, büyük anne, amca, iki çocuk, bir evli kız ve eşi, 2 tanede delikanlı erkekten oluşuyor. Ve birde hapishanede adam öldürmekten yatan Tom Joad -şartlı tahliye ile çıkması sonucu- o da katılıyor. Ve son olarak göç yolculuğuna dahil edilen papaz ile birlikte; kırık, dökük, eski bir kamyon ile göç yolculuğuna çıkarlar.

Oklahama'dan Kaliforniya'ya göç ederken aksilikler ve zorluklar paçalarına yapışır. İlk önce büyük baba daha sonrada büyük anne yolculuk sırasında hayatlarını kaybederler. Daha sonra yolculuk esnasında iyice psikolojisi bozulan ailenin en büyük oğlu olan Noah'da aileden kaçar. 

Kaliforniya'ya göç ettiklerinde bir kampa yerleşirler. Buradaki polisler o kampta isyan çıkarıp, kamptaki insanları hapishaneye atmak ile uğraşırken; Tom polise karşı koyar. Ancak şartlı olarak tahliye edilen Tom'u korumak için papaz suçu üstüne alır. Böylece papaz da göz altına alınması ile yolculuktan zorunlu olarak ayrılmak zorunda kalır. Evli kızın eşi olan Conni'ye de eşine hiçbir şey demeden ortadan kaybolur. Böylece 12 kişi olarak çıktıkları yolda, sadece 8 kişi kalırlar.

Joad ailesi'nin; Kaliforniya da ki işleri hiç öyle hayal ettikleri gibi gitmez. İş bulmakta çok zorlanırlar. Buldukları işler ise karınları doyurmaya dahi yetecek ücrette olmayan işler olur. Bunun için bir kaç kamp ve şehir gezerler. Bu sırada yine bir haksızlığa dayanmayan Tom yine başını belaya sokması sonucu; oda mecburi olarak aileden ayrılmak zorunda kalır... gibi.

Gazap üzümleri kitabını okurken bizlere, sanki bir isyan çıkacakmış ve mutlu sonla bitecekmiş sinyali veriyor. Ancak kitap biranda hiç beklenmedik şekilde bitti. Bu durum benim için biraz hayal kırıklığı yaşama sebep oldu. Çünkü yolculuk esnasında ayrılan Noah ve Conni'ye ne oldu? Tom ne yaptı? Aile en sonda yaşadıkları zorlukların altından kalkabildiler mi? Gibi kafamda bir sürü soru cevapsız kaldı :(

İsterseniz şimdi de sizlere kitaptan altını çizdiğim bölümlerden bir kaçını buraya ekleyeyim de kitabın gidişatı hakkında bilginiz olsun:

''Ben bir kurt kadar cesurdum. Ama şimdi bir tilki gibi cesurum. İnsan bir ava çıktı mı, avcı olur, güçlü olur. Avcıyı kimse yenemez. Ama seni avladılar mı, iş değişir. İnsana bir şeyler olur. Artık eski gücün kalmaz, belki yine zorlu olursun ama, güçlü olamazsın.'' (sf:78)


''Çünkü her bomba, savaş ruhunun ölmediğinin kanıtıdır. Grevlerin kesildiği ama büyük patronların yaşadığı dönmelerden korkun. Çünkü ezilen her küçük grev ile doğru atılan adımın kanıtıdır. Şunuda unutmayın; insanoğlu bir kavram için savaşmadığı, uğrunda ölmediği zaman, felaket gelip çatmıştır, çünkü bu tek nitelik, insanoğlunun temelidir ve evrende belirleyicidir.'' (sf 156)

''Özlenen şey,akşamleyin bir su ve ateş üzerinde bir yemek bulmaktır.'' (sf:274)

 ''Üç yüz bin aç ve sefil; eğer bunlar kendilerinin ne kadar güçlü olduklarını anlarlarsa toprak onların olur ve dünyanın bütün gazları, silâhları bir araya gelse onları durduramaz.'' (sf:332)

John Steinbeck, gazap üzümleri çok güzel tasvirlemiş. Joad ailesi ve tanıştıkları kader yoldaşlarını öyle güzel anlatmış ki. Sanki o insanlar ete ve kemiğe bürünüp, karşımıza dikilmiş hissine kapılırsınız. O büyük buhran dönemindeki insan ilişkilerini ve gördükleri muameleri öyle güzel anlatmış ki, kitabı okurken zaman zaman derinlere dalıp, o insanları hayal eder. Sonrada halinize şükürler edersiniz...


Hoşça kalın.









Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım
En İyi Tarif Blogları
Bumerang - Yazarkafe
Blogger tarafından desteklenmektedir.