Evimizde evcil hayvan olarak bir kuş beslediğimizi burada ki yazımda paylaşmıştım. Bizim bu kuş bir akşam huysuzlandı. Tuhaf tuhaf sesler ...

Evimizde evcil hayvan olarak bir kuş beslediğimizi burada ki yazımda paylaşmıştım. Bizim bu kuş bir akşam huysuzlandı. Tuhaf tuhaf sesler çıkarıyor. Sen sanırsın boğazında bir şey kaldı kuş boğuluyor. Öyle acı acı bağırınca korktuk. Hemen kuşu elimize alıp, boğazında bir şey mi kalmış bakalım dedik. Ama bu seferde ele gelmiyor, sen eline almak istedikçe kanat çırpıp sağa sola kaçmaya çalışıyor. Hatta kaçmaya çalışırken kendini kafese vurmaya başlayınca korktuk. Daha fazla tedirgin olmasın diye kafesinin kapağını açık bırakıp, kuşu öylece bıraktık.


Aradan bir 5 dakika geçti geçmedi. Bizim cici kuş acı acı ötmeyi bırakıp, sessizleşti. ''hııı karın ağrısı ne ise; geçti sanırım'' diye düşünürken de bu sefer kafesi gagalama sesi duyuldu. Hemen bir koşu kafesinin yanına gidip, kuşa baktığımızda gördük ki. Bizim cici kuş yumurtlamış. Üstelik yumurtlamayla kalmamış o yumurtasını gagalayıp, kırmış.
Önce bir şaşırıp: ''Eyvah ne oluyor?'' dedik. Ama daha sonra evinde kuş besleyen ve kuşlar hakkında bilgisi olan kişilerden öğrendik ki. Bizim cici kuş bir erkek kuşun yanına konulması gerekiyormuş. Böylece yumurtası boş olmaz. Yavrusu olurmuş. Yani anlayacağınız cici kuş ana olmak istiyormuş!...

Anaaaaa! ne olacak şimdi!! Ben bu kuşun yanına ikinci bir kuş istemem. Sonuçta bu kuşun bakımı zor. Yok yemini suyunu değiştir\kafesini temizle\kuşun tırnaklarını kes ve yıka... şeklinde bir sürü sorumluluğu var.
Üstelik bu kuşun arada kafesin dışına çıkıp, uçması gerek ki. Zavallı kuş uçmayı unutmasın. Dışarı çıkınca bir iki uçtuktan sonra rahat durmuyor, yok evdeki alçıpanları, kapı pervazlarını, parke süpürgeliklerini gagaladığı için, evin içini harpten çıkmış bir ev gibi delik deşik yapıyor. O yüzden dışarı çıkarsan olmuyor. Dışarı çıkarmasam ise ana yüreğim el vermiyor. Nede olsa oda kuş muş olsa da benim üçüncü yavrum. Tek kızım :)
Tek kuş olduğu halde bu kadar büyük sorumluk sırtımda olunca; ikinci bir kuş demek. Bu sorumlukların iki katı sorumluk demek oluyor. Yok yok kalsın ben onu mümkünse almayayım....

Eeee o zaman geriye tek seçenek olan bu kuşu erkek bir kuşu olan başkasına vermek kalıyor. Yumurtlayıp, yavrula-yana kadar orada kalsın. Yumurtlayıp, yavruları çıktıktan sonra geri alırız... İlk başlarda bir ''iyi tamam. Bende bu sayede biraz bu kuşun sorumluluğundan kurtulup, rahat bir nefes alırım.'' dedim. Ama sonra bizim kuşa talip çıkınca ben hemen geri adım attım...

Çünkü kuş dahi olsa onu bir yavrum olarak benimsediğimi daha önceden belirtmiştim. Benim gibi sahip olduğu kişileri kıskanan bir ana; kuşunu da kıskanıyormuş. Kıskançlıkta yeni bir boyut dahi olsa gerçek bu... :/
Ben kuşumu başkalarına vermeye kıyamadım.  :(
Ben bu şekilde evcil kuşunu geçici bir süreliğine veriyormuş-dan ziyade sanki kızını başkasına veriyormuş gibi tepki vermemi gören eşim bana: ''Sen kız anası olsa idin; damadın olacak olan oğlan yandı gülüm keten helvası olurdu'' dedi

Onun söylediğine göre ben kızımı kimseciklere vermez, başıma yastık yaparmışım. Hıhhh hiçte bile!!! Kızım istedikten sonra onun evlenmesine neden razı olmayayım ki? (yalnız burada hatırlatayım olmayan bir kız için tartışıyoruz :))

Sahi ya bu kuş şimdi ne olacak? Acaba bu şekilde onu vermeyerek, onun analık hakkını elinden mi almış oluyorummuki??

Hoşça kalın.









Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım
En İyi Tarif Blogları
Bumerang - Yazarkafe
Blogger tarafından desteklenmektedir.