Hayırlı akşamlar arkadaşlar... Kış mevsiminde evimizde çoluk-çocuk vakit geçirmeyi seviyorsanız, özellikle akşamları ''güzel bir ...

Hayırlı akşamlar arkadaşlar...

Kış mevsiminde evimizde çoluk-çocuk vakit geçirmeyi seviyorsanız, özellikle akşamları ''güzel bir film olsa da ailecek izlesek'' diye düşündüğünüz anlarda sizlere fikir olabilecek 2 film tavsiyesi için karşınızdayım. Bu filmleri çocuklar ile birlikte izleyebilirsiniz. İçinde toplumsal mesajlar ve aile bağlarının önemini vurgulayan sahneler var... İsterseniz hemen filmlerimiz hakkında bilgi vermeye başlayayım da bu hafta sonunda sizde bu filmlerden izlemediğiniz filmler varsa; izleyin...

Dedem ve insanları

2011 yapımı bir Çağan Irmak filmi. Diğer Çağan Irmak filmleri gibi bu filmde de duygusal sahnelere yer verilmekte. Üstelik bu filmi Çağan Irmağın kendi dedesinin gerçek yaşam öyküsünden yazmış. Zaten dedem ve insanları filmin gerçek hayat hikayesini anlattığını okuyunca hemen izlemek istedim. Ve izledik...

Dedem ve insanları

Cumhuriyetin kurulduğu 1923 yılından 1990 yılına kadar uzanan bir senaryo var.  Baş roldeki dede Mehmet Bey, çok küçükken Girit'ten ailesi ile göç yapmış bir Girit göçmenidir. Yunancayı halen unutmamış ara ara kullanmaktadır. Doğduğu topraklara mektup gönderemediği için şişe içine notlar yazıp, denize bırakıyor.

Mehmet bey kasabada herkesin saygı duyduğu küçük esnaftır. Sözü sayılır ve yoksula yardım eder. Giyim ve kuşa mına özen gösterir. Torunu olan Ozan, etraflarındaki esnaf ve komşuların kendilerine gavur denmesine şiddetle karşı çıkar. 

Dedesi torunun asi hareketlerini anlayıp, onun içine insan sevgisini aşılaması çok duygusal ve güzel sahnelerdi.... İsterseniz daha fazla yazmayayım da devamını da siz izleyin de kendiniz görün...

Uzun hikaye

Mustafa Kutlu'nun uzun hikaye kitabından uyarlanmış bir Osman Sınav yapıtı olan uzun hikaye tıp ki Türk filmi kavramı gibi iyi ve kötü karakterlerden oluşuyor.

Uzun hikaye

Henüz daha çok küçükken dedesi ile birlikte 1940 yıllarında Bulgaristan’dan göç edip Eyüp’e yerleşen Ali’nin hikâyesine ortak oluyoruz 2 saat boyunca. Genç yaştayken aşık olduğu kız ile kaçıp evlenir ve artık onlar için uzun bir hikayenin başlangıcı demektir. Gittikleri her kasabada sıfırdan bir hayat kurmaya çalışırlar. Bu yolcuklarına ortak olarak ise aileye Mustafa(oğulları) dahil olur. Ali’nin tek istediği eşinin ve çocuğunun mutlu bir şekilde yaşam sürmesini sağlamak. Her şey ne kadar güzel gitse de Ali’nin haksızlığa karşı sessiz kalamaması sebebi ile devamlı yolculuk etmek durumunda kalıyorlar.

Her trene bindiklerinde nereye gittikleri bile belli olmadan yolculuk başlar. Bu yolculuklar en çok da Mustafa için zor oluyor. Her yeni başlayacak yolculukta, arkadaşlarından ve alıştığı insanlardan ayrılmak zorundadır. Yeni bir kasaba, yeni bir ev, yeni insanlar… Fakat işin en güzel kısmı da sanırım gittikleri her yerde çok çabuk insanlarla kaynaşıp güzel bir başlangıç yapıyorlar. Her şey bu kadar güzel giderken Münire’nin(annesinin) vefat etmesiyle baba ve oğul tekrar yolculuğa çıkar ve her şeye yeni baştan başlarlar.

Usta oyunca Kenan İmirzalioğlu rolünün hakkını fazlası ile veriyor. Ancak Tuğçe Kazaz fazla basit ve yapay kalmış bence. Yada Kenan İmirzalioğlu gibi usta bir oyuncu ile birlikte rol aldığı için onun oyunculuğu çok sığ kalmışta olabilir. Ama genel olarak yine duygusal sahneler yüklü bir film olduğu için çocuklarınız ile birlikte izlerseniz. 2 saatlik filmin sonunda; ailenize canı gönülden bir sarılıp. ''İyi ki hep birlikteyiz'' diyerek halinize şükredeceksiniz.


Hoşça kalın.








Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

En İyi Tarif Blogları
Bumerang - Yazarkafe
Blogger tarafından desteklenmektedir.