Çocuklar 15 tatile girmeden önce : ''acaba onlarla birlikte nasıl zorluklar yaşayacağım, onlarla birlikte neler yapsak, havalarda ...

 Çocuklar 15 tatile girmeden önce: ''acaba onlarla birlikte nasıl zorluklar yaşayacağım, onlarla birlikte neler yapsak, havalarda soğuk dışarıda çıkamayız'' diye içten içe düşünüp, üzülürdüm. Ama üzülürken; zamanın su misali akıp geçtiğini ve çocukların artık eskisi gibi olmadığını her geçen yıl biraz daha büyüdüğünü hesaba katmadan üzülmüşüm. Çünkü biz bu bir haftalık geçen tatilde çocuklarla birlikte çok eğlendik. Her gün bir oyun oynadık. Ama şimdilik bu konuyu burada noktalıyorum. Çünkü onunla ilgilide bir yazı yazıp, yayınlamayı düşünüyorum.

Bugün sizlere, ailecek evde olduğunuz uzun kış akşamlarında izlenilebilecek, çok güzel 2 film tavsiyesi vermek için geldim. Bu filmler yine çocuklar ile birlikte izleyip, onlara hallerine şükredip, aile ve kardeşin önemini anlamalarını sağlayacak filmler. İsterseniz hemen ilk film ile film tavsiyesi yazıma başlayayım...

Kız kardeşimin hikayesi

2009 ABD yapımı bir film. Film kanserli bir ablayı, sırf onu kurtarmak için anne ve baba tarafından planlanılararak dünyaya getirilmiş bir kız kardeş gözünden anlatılıyor. Etrafınızda kanserli bir insan oldu yada halen varsa daha çok duygulanarak izleyebileceğiniz bir film.

Kız kardeşimin hikayesi

Filmde kanserli olan Kate'nin hayatını devam ettirmesi için kız kardeşi Anne'den böbrek nakli olması lazım. Ama Anne hayatı boyunca sürekli ablası için çeşitli zorlu ve acılı tedavilerden geçtiği için böbrek naklinin olmasını istemiyor. Ve bunun için ailesine dava açıyor... Bu dava olayını duyan ve kanserli kızının kurtulması için hayatını adayan anne ile kızı Anne arasında ufak çaplı çatışmalar ve mahkeme sahnelerini anlatıyor. Bu dava sırasında ailemizden çocuklar kız kardeşi haksız bulurken; eşimle ben o kızın yerinde kendimizi koyup, onu da anlamaya çalıştık. Ancak ne kadar kendini onun yerine koysan da başına gelmeden empati yapılamayan bir durum. Annemden biliyorum :(

Film bu şekilde gelişirken sonunda aslında bu dava açma fikri ve böbrek vermeme fikrinin o kız kardeşten değilde hiçte beklemediğiniz başka bir kişiden geldiğini öğrenince çok şaşıracaksınız. İsterseniz o kişiyi şimdi burada yazmamayımda filmin büyüsü bozulmasın.

Filmde duygusal sahneler çok fazla var. Zaman zaman ağladığınız anlarda olacak. Ancak filmin bitiminde ailenizde kimsenin bu gibi bir rahatsızlığı olmadığı için halinize çokça şükür edip, ufak tefek sıkıntıları öpüpte başınıza koyacaksınız yalan değil. Bence hayatınızdan çokça şikayet ettiğiniz bir dönemde izleyin ve kendinize şöyle diyin: 

''Sanma ki dert sadece sende var, Sendeki dertleri nimet sayanlar da var!'' Sözünü  söyleyip, kendinizi teselli edin...

Siyah / black

2005 Hindistan yapımı yine bir dram filmi. Bu filmde Hindistanlı bir aile tarafından dünyaya gelen Michelle McNally bebekken geçirdiği bir hastalık yüzünden  kör ve sağır olan bir kız çocuğun hikayesini anlatıyor. Düşüncenize bir kere ne bir ses vede çıtırtı duyabiliyorsun. Nede en ufak bir ışık görebiliyorsun. Resmen kapkaranlık ve sessiz bir dünyada el yordamı ile yaşamaya çalışıyorsun. Çok zor bir durum Allah bu şekilde yaşamak zorunda olan insanlara yardımcı olsun. Ben çocuklarımdaki göz problemi yüzümden ne kadar çok üzülmüştüm. Şimdi bu filmi izledikten sonra anladım ki, boş yere üzülmüşüm. Halbuki hiç görmemekten ziyade görüyorlar. Ve çok şükür ki kulakları çok güzel şekilde duyuyor diye şükretmem gerekirken....

Siyah / black

Hayatı iyiden iyiye zorlaşan kızın hikayesine birde onu anlamayan babasıda olunca iyice çıkılmaz duruma gelir. Ve babası annesin ısrarlarına rağmen kör ve sağır olan kızını bir akıl hastahanesine kapatmak ister. Bu sırada annesi babasına yalvararak, onu ikna eder ve kızına farklı metodlara sahip bir öğretmen tutarlar. Öğretmen daha ilk günden kızın hayatında bir düzen oluşturmaya başlar. Tabi bu düzen en son üniversiteye kayıt olup, diplama almasına kadar gidecek olan güzel bir düzendir....

Tabi üniversite diplomasını almak öyle kolay değil. Bu aşamada öğretmeni ile birlikte bir sürü zorluklara göğüs gerer. Bu kızın en büyük şansı olan öğretmeni; filmin son sahnelerinde her şeyi unutması  (alzheimer olması) bir başka dram sahnesi...

Kızda öğretmenin onu nasıl bırakmayıp, onun için çaba harcaması gibi öğretmenin tekrar hatırlaması için uğraşıyor. Sonunda kızın öğrendiği ilk şey gibi öğretmeninde hatırladığı ilk şey ''su'' kelimesi olur....

Sizi sizden alacak ve aile ve sevginin nelere kadir olduğunuzu anlamanızı sağlayacak yine çok duygusal ve güzel iki film tavsiye ettim. Bence bu filmleri uygun bir zamanda ailenizle birlikte izleyerek, sevginin nelere iyi geldiğini ve ne gibi zorlukları yendiğini anlayıp; birbirinize her zamankinden daha sıkı sarılın. Ne kadar uzun sarılırsanız sarılın; ama sakin sarılmayı sonlandıran ilk kişi siz olmayın!...



Hoşça kalın.









Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

 Ekose hayatıma daha ilkokul yıllarında oduncu gömlek olarak tabir edilen gömleklerle girmişti. O yıllarda kalın ekose kumaşlardan yapılan ...

 Ekose hayatıma daha ilkokul yıllarında oduncu gömlek olarak tabir edilen gömleklerle girmişti. O yıllarda kalın ekose kumaşlardan yapılan gömleklerden hemen hemene herkesin gardolabında olurdu. Daha sonraki yıllarda ekose gömlekler göz önünden kalktı. Ancak son 4 yıldır yine göz önünde, Bence çokta güzel oldu.

Ekose gömlek kombini

 Geçenlerde yine shen sitesinde ürün seçimi yaparken gözüme ekose parçalar takıldı. Ve kendime bir tane uzun ekose gömlek sipariş ettim. Gömlek gelir gelmez hemen iki dakikada mor şalla kombinledim. Moru zaten lacivertte çok yakıştırıyorum. Ekose gömlekle de bence çok hoş oldu.
Ekose gömlek kombini
Lacivert ekose gömlek burada

 Ekoselerin en güzeli ise Bir sürü renkle kombinlenebiliyor olması. Ben bu gömleği bordo, pembe, yeşil ve kırmızı gibi bir sürü düz şalla kombinlerim. Ekose desenini genellikle düz renklerle kombinler ve ayağıma da spor ayakkabısı giyerim. Çünkü ekose parçalarını görünce hemen kafamda bir spor kombin oluşur.

Peki siz ekose parçalarını nasıl kombinlemeyi seversiniz?

Hoşça kalın.









Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

Okulların 15 tatile girdiği şu günlerde çocuklarla uzun keyifli kahvaltılar yapmak; bence tatilin en güzel yanı. Bir yere yetişme gayesi ol...

Okulların 15 tatile girdiği şu günlerde çocuklarla uzun keyifli kahvaltılar yapmak; bence tatilin en güzel yanı. Bir yere yetişme gayesi olmadan sindire sindire yapılan kahvaltılar bir harika...  ;)  bugün sizlere öyle aheste aheste kahvaltı yapacağınız zamanlarda yapabileceğiniz bir tarif vereceğim. Üstelik bu tarif birde bayat ekmekleri değerlendirme tariflerinden bir yenisi olan bayat ekmekli krep tarifi!....

Bayat Ekmekli Krep Tarifi


Sıcacık bir bardak çay yanında , bir dilim bayat ekmekli krep çok güzel oluyor. Krepi zaten her çocuk çok sever. Bu şekilde bayat ekmekle yapılan krepi eş de dahil hiç kimse içinde bayat ekmek olduğunu anlamıyor. Ben en son krep bitiminde bayat ekmekle yaptığımı söyledim. Kahvaltıda herkes şok oldu. :) BeNce sizde öyle yapın.... :D

Bayat ekmekli krep malzemeleri

  • 1 su bardağı çekilmiş bayat ekmek
  • 2 su bardağı süt
  • 2 yumurta
  • 2 yemek kaşığı sıvı yağ
  • 6 yemek kaşığı un
  • 2 çay kaşığı tuz
Bayat Ekmekli Krep Tarifi

Bayat ekmekli krep nasıl yapılır?

Derin bir kaba yumurta ve sütü ekleyip, çırpın. Daha sonrada bayat ekmekleri ve tuzu ekleyip, yine çırpın. En son yağ ve unu da ekleyip, normal krep kıvamında akışkan bir hamur elde edin.

Bir tavayı çok az yağlayıp ocağın üstüne koyun. Krep hamurundan bir kepçe döküp, tavayı sağa sola döndürerek hamurun yayılmasını sağlayın. Sonrada arkasını ve önünü kızartın. Sonrada afiyetle yiyin. 

Bayat Ekmekli Krep Tarifi


Ve ekmekleriniz çöpe gitmeden değerlendirilmiş olur. Bu şekilde bayat ekmekleri çöpe atıp, boş yere israf yapmaktan kurtulmuş olduğunuz gibi birde çocuklarınızın bayılacağı lezzetli kreplerde elde etmiş olacaksınız.... Bundan iyisi şamda kayısı... ;)
Hoşça kalın.









Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

Merhabalar arkadaşlar; bugün sizlerle bloğumun 4. yaşını kutlamaya geldim :) Evet evet tam tamına 4 yıldır tokideki ses devamlı güncel ola...

Merhabalar arkadaşlar; bugün sizlerle bloğumun 4. yaşını kutlamaya geldim :)
Evet evet tam tamına 4 yıldır tokideki ses devamlı güncel olarak faaliyet halinde... Blog açmakta ki maksadım bir boş anda, boş zamanı değerlendirmek maksatlı olsa da... Yeri geldi en yoğun zamanımda zaman kollayıp, bir yazı yayınlamak için çaba sarf ettim. Yeri geldi uykumdan fedakarlık yapıp yazı yazdım. Tabi tüm bunları yaparken her yazı yazdığımda hafifleyip, yüzümde kocaman bir gülümseme ile yazımı sonlandırdım. Buda yazı yazmak için uğraştığım çabaya değdi. Hele birde yazdığım o yazılara siz okurlardan güzel yorumlar geldiyse; o zaman duble mutlu şekilde evin içinde dolaştım. Bence bu duyguyu hiç bir terapist sağlamayazdı. (o kesin)....

TOKİDEKİ SES 4 YAŞINDA

Şimdi bir tokideki ses yıl sonu muhasebesi (değerlendirmesi) yapalım. Hııı ne dersiniz?

Eeee muhasebe mezunu bir anneden de ancak bu beklenirdi. Madem bir şirket Defteri yerine tokideki sesi yazıyorum. O zaman bizde tokideki sesin muhasebesini yapalım... ;)

Tokideki sesi ilk bakımlı anneler adında ocak 2012 yılında bu yazımla açmışım. Sıfır maliyet ve sıfır bilgi ile... İlk bloğumu açtığımda blog alemi hakkında hiç bir bilgim yoktu. Ne html ve diğer kodlar hakkında bilgim vardı. Nede tema ve tasarım hakkında.... Zamanla kurcalaya kurcalaya buraya kadar geldim. Elbet daha çok eksiğim var. Ama ilk bloğumu açtığım yıllarla bu yıl arasında dünya kadar fark var.(orası kesin)

Bloğumdan öyle yüksek miktarlı paralar kazanmadım. Ancak hiç kazanmadım desemde yalan olur. Daha 3 hafta önce 30 dolarlık bir sponsor yayını hazırlayıp, paylaştım. Ürün denemesi ve sponsor kıyafetler de cabası. Tüm bunlar benim kendime olan öz güvenimi tetikliyor... En azından kafamı yastığa koyup, vicdan muhasebesi yaparken, (evet yine muhasebe) kendi kendime: ''Aferin kız sana Sultan, çocuklarına çok iyi annelik yaptın, eşine devamlı sevgi dolu davrandın. Üstelik bazı kadınlar gibi zamanın aşkınızı öldürmesine izin vermedin. O aşkın devamlı canlı ve diri kalması için elinden geleni yaptın. Birde tüm bu yaptıklarını ilerleyen yıllarda yaşlanınca çocuklarına ve torunlarına bir hatıra maksatlı bir blog yazıyorsun. Bu blog sayesinde geçen zamanlarda neler yaşadığını günü gününe unutmadan hatırlayacaksın'' dedim. Ve bir kez daha bu bloğu açmakla ne kadar iyi bir karar verdiğimi anlayıp, mutlu oldum.... :D

En son tokideki ses 3 yaşında yazımdan sonra bir yıl içinde 163 yazı yazıp, yayınlamışım.  Günlük 500 ile 1000 kişi tokideki sesi ziyaret ediyor.

Bildiğiniz üzere blogspot bir dönem izleyiciler kısmından bir sürü kişinin silinmesine neden olmuştu. Buradan hatırlarsınız... Ama bu gibi tüm aksiliklere rağmen inatla ağır adımlarla da olsa tokideki ses devamlı ilerledi. Ve en son 635 kişi blog üzerinden mail ve diğer sosyal hesapları hariç takip edilmekte...

Haaa birde şuanda bloğumda devam eden bir pantolon çekilişi var. 2 Şubatta sonlanacak. Henüz zaman varken; katılmayan arkadaşlar katılırsa çok mutlu olurum...


Hoşça kalın.









Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

Karne demek, çekmecenin en ücra köşesinde tozlanması; daha sonrada şeffaf bir dosyaya koyup, evin en ücra köşesine kaldırılması demek biliy...

Karne demek, çekmecenin en ücra köşesinde tozlanması; daha sonrada şeffaf bir dosyaya koyup, evin en ücra köşesine kaldırılması demek biliyorum... Ayrıca maddi olarak hiç bir değeri olmayan değersiz bir kağıt parçası olduğunu da biliyorum...

Ya manevi değeri? Bence manevi değeri en pahalı hediyelerden daha değerli. Bir dönemi çocuklar ile birlikte ikinci kez; hatta ikinci bir çocukla 3. kez okumanın karşılığı...



Biz veliler çocuklarla birlikte kah ev ödevleri yaptık\kah deneyler yaptık\kah performans ödevleri vermeleri sonucu bizde o çocuklara verilen ödevleri sanki bize verilmiş gibi önem verip, bazen çocuklara yardım ettik. Bazende çocukların karşısına oturup, onlara manevi destek olduk. Peki ya sonuç? Bunca zorluğu çekmemize değdi mi? Değdi değdi!... İlerleyen yıllarda akademik bir başarı elde etmelerinden ziyade küçük bir kağıt parçası bile; bizim ağızlarımızın kulaklarımıza değmesine yetti... :D


Yarı dönem karnesi ve ilk takdir belgesi sevincimiz

Canım kuzum ilk göz ağrım bana her şeyleri ilk yaşatan kuzum. Bu seferde ilk okul 4. sınıf yarı döneminde ilk takdir belgesini alarak beni bir kez daha mutlu etti. :D


Küçük kuzum Efe ise bu sene birinci sınıf yarı dönem karnesi ile beni abisinden sonra ikinci kez gururlandırdı...


Yarı dönem karnesi ve ilk takdir belgesi sevincimiz

Kar yağışı sebebi ile dünden sonra bugünde burada okullar tatil olduğu için; Emir'in öğretmeni okula gelmemişti. Ama Efe'nin öğretmeni karnesini almaya gelen öğrencilere karneleri kendisi vermek için okula gelmiş. Bizde hazır Efe'nin öğretmeni de bulunca hemen anı maksatlı bir fotoğraf çekip, karnesini aldık...

Canlarım, kuzularım, benim yaşama sevinçlerim. Umarım hayatta sürekli böyle başarılı ve mutlu olursunuz. Bende sizlerin bu başarılarını görüp, hep mutlu olurum inşallah.... Allah tüm ana ve babaların çocuklarının başarılarını ve mutluluklarını görmeyi nasip etsin. Çünkü gerçekten de tarifi imkansız bir duygu. Sadece yaşayan bilir!....

Hoşça kalın.









Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

Dün geceden beri nazlı nazlı yağan kar. Sabahta aynı nazlılıkla yağmaya devam edince; milli eğitim okullara kar tatili yapmış. Geçen senek...

Dün geceden beri nazlı nazlı yağan kar. Sabahta aynı nazlılıkla yağmaya devam edince; milli eğitim okullara kar tatili yapmış. Geçen seneki kadar büyük bir özlemle beklenmiş olmasa da; kar demek çocuklar için = kar topu ve kardan adan yapmak demek oluyor....

Kardan baba ve kar topu savaşı

Bugün sabah okulların tatil olduğunu da öğrenince daha kahvaltı masasında ''anne dışarı hep birlikte çıkıp, kardan adam yapıp, kar topu oynar mıyız?'' diye benden söz almaya koyuldular.

İlk başlarda ''bakarız'' diye geçiştirsem de; aynı soru önce her yarım saatte bir, daha sonrada 10 dakika da bir tekrarlanmaya başlayınca. 'Kaçar yolu yok! Dışarı çıkıp, o kardan adam yapılacak1' diye düşündüm. En azından biran önce çıkıp, yapalım da. 'Çocukların psikolojik baskısından biran önce kurtulayım' diye düşünerek.  :) Hazırlanıp, dışarı çıktık...


Kardan baba ve kar topu savaşı


Önce bir güzel kar topu savaşı yaptık. İkisi bana karşı savaştılar. İlk başlarda ben gayet kolay şeklide onları yenerken; daha sonra mahallenin diğer çocukları da onlardan yana olunca hepsi birlikte bana karşı savaşmaya başladılar... Bir avuç çocuğa karşı  -daha fazla dayanamayıp- beyaz bayrak sallayıp; pes ettim... :)

Sonrada mahalledeki diğer çocuklarda hazır yanımdayken, hep birlikte kardan adam yaptık. Biz kardan adamımızı yaptık; ancak Efe ona ''kardan baba'' ismini taktı. Neden öyle bir isim koyduğunu sorduğumda ise: ''anne bizim okullar tatil; ama babamın işi tatil olmadığı için yanımızda değil. Bende o yüzden bu kardan adamı kendimize geçici baba yaptım'' dedi.... Mantıklı geldi bana... :)

Biz çocuklarla bol bol karla oynayıp, kara doyduk demeyelim de doymuş kadar olduk diyelim. Çünkü bu kar yarında dışarıda olursa; yarında aynı şekilde kar topu savaşı ve kardan adam yapma sözünü benden şimdiden aldılar bile!...

Yarın karneleri alınca o karnenin şerefine bir kar eğlencesi daha patlatırız artık!... Şunun şurasında elimizde kalacak değil ya!... :D

Hoşça kalın.









Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

Blogger dostu olan sheın sitesi bildiğiniz züre uzun zamandır sponsorum. Geçen hafta yeni yıl hediyesi göndermiş. Ancak gönderdiği ürün b...

Blogger dostu olan sheın sitesi bildiğiniz züre uzun zamandır sponsorum. Geçen hafta yeni yıl hediyesi göndermiş. Ancak gönderdiği ürün beden ve tarz olarak benim kullanıma uygun olmayınca; bende buradan siz sevgili okurlarımdan bir kişiye hediye olarak göndermek istedim.

Tokideki sesin pantolon çekilişi

Pantolonunun sitedeki haline buradan bakabilirsiniz.

  • Siyah renkli 
  • 'M' beden
  • Likrali
  • Yüksek bel
  • Kot pantolon

Bu Güzel Hediyeyi Kazanmak İçin yapmanız Gerekenler:

Bu güzel pantolonu ister kendiniz için, isterseniz de bir başka sevdiğiniz kişiye hediye olarak vermek için elde etmek istiyorsanız; yapmanız gerekenler çok basit...

  • Herhangi bir sosyal medya hesabınızdan (facebook, twittir, instagram) çekilişi duyurmak...
  • Blog duyuruları +1 hak kazanacaktır.
  • Çekiliş 03.02.2016 tarihine kadar sürecektir. Kazanan kişiyi hemen ertesi günü duyurulacağım. Gönderim yurt içi gönderim olacaktır. Kargo ücreti bana aittir.
  • Aşağıdaki formu gönderdiğinizde çekilişe katılmış oluyorsunuz. Tüm katılanlara bol şans...


Yazar: Debbıe Macomber Çeviri: Ozan Aydın Sayfa Sayısı: 447 Baskı Yılı: 2015 Yayın Evi: Martı yayınları Debbıe Macomber ...

Yazar: Debbıe Macomber

Çeviri: Ozan Aydın

Sayfa Sayısı: 447

Baskı Yılı:
2015

Yayın Evi: Martı yayınları

Bir yumak mutluluk kitap yorumu

Debbıe Macomber adlı yazarın ilk serisi olan küçük mucizeler kitabından sonra ikinci serisi olan; bir yumak mutluluk kitabını da okudum. Bu kitap tıp ki ilk serisi gibi yine bir örgü kursunda hayatları kesişen; tamamen birbirlerinden farklı yaşam tarzı olan kişilerin hayatlarının birleşme noktasını anlatıyor.


Kitapta yer alan yeni karakterler ve tarzları:

Lydia Hoffman; İlk serideki kitapta da bahsettiğim gibi yıllarca kanser hastalığı ile cebelleşen biri. En sonunda o hastalığın yakasından düştüğünü görünce yeni bir hayata atılmak için ''bir yumak mutluluk'' adında bir tuhafiyeci açar. Bu tuhafiyecide ara ara örgü kursları açıyor. İlk açtığı battahaniye örme kursundan sonra; bu seferde yuvarlak şişlerle örülen çorap örme kursu açar. Bu kursta tıp ki ilk açtığı kurs gibi birbirinden tamamen zıt karakterli 3 kişi katılır...

Elise; Tam bir kumarbaz olan kocasından boşanan ve bu yüzden kızını tek başına büyüten bir kadın. Emekli olduktan sonra birikimini kaptırması sonucu  kızının evinde damadı ve iki torunu ile birlikte yaşar. Kursa katıldığında da çok sinirli ve gergin olarak kursa başlar...

Bethanne; ise uzun yıllar aldatılmış, en sonunda kocası metresi ile evlenmek için onu boşamış. Bu kadında iki tane liseye giden bir kız ve oğlan annesi. Hayatına çocuklarının masraflarını ve kredi borçlarını ödemesi gerektiği için; para kazanarak devam ettirmek zorunda. Ancak kafası çok karışık ve çekingen olduğu için bir türlü iş bulamayan içine kapanık, öz güveni düşük bir kadın.... Kursa başlamak için bile kızı onun adına başvuru yapmış.

Courtney: Annesini kaybettikten sonra hayatı tepe taklak olan bir lise 3. sınıfa giden genç bir kız. Babası daha çok para kazanmak için evden uzaklara gidince mecburen anneannesinin  evinde yaşamak zorunda kalır. Bu kız zor günlerde kendini yemeğe verdiği için aşırı kilo almış, kendi ile barışık olmayan bir kız. Örgü kursuna anneannesi sırf sosyalleşsin diye ısrar ederek yazdırmış...

Bu 3 kadının isteyerek, yada zoraki olarak yazıldıkları kurs sayesinde hayatları değişir... Kitap sonunda sinirli olan kadının ne kadar sevecan ve mutlu olduğuna\ kendine güveni olmayan başka bir kadının ise çok başarılı bir iş kadını olduğuna\ Şişko ve kendi ile barışık olmayan bir genç kızın nasıl zayıflayıp, okulun kralı seçilen bir delikanlının daveti ile okulun kraliçesi rolünde bir partiye gitmesi gibi olayları göreceksiniz...
447 lik sayfa bir solukta okunup, bitecek tarzda bir kitap. Sizde kafanızı dağıtmak istediğiniz anlarda bu kitabı okuyun, tavsiye ederim...

Hoşça kalın.









Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

Doğum günlerini kutlamaya ne kadar düşkün olduğumu bilirsiniz. Çocuklarımın her yaşı için ayrı bir konsept düşünüp, o çerçeve içinde hazırl...

Doğum günlerini kutlamaya ne kadar düşkün olduğumu bilirsiniz. Çocuklarımın her yaşı için ayrı bir konsept düşünüp, o çerçeve içinde hazırlıklar yapıp, kutlamalar yapıyorum. Bunun karşılığında ise sıcacık bir gülümseme ve ''seni çok seviyorum anne. İyi ki benim annemsin'' sözü yetiyor, artıyor bile...

Çocuğunuz için bir doğum günü partisi yapmaya karar verdiğinizde ilk olarak bir konsept seçmelisiniz. Bunun içinde çocuğun o yaşta en düşkün olduğu bir çizgi film karakteri, sevdiği bir meslek yada fanatik olarak tuttuğu bir takım olabilir. Seçimizi yaptıktan sonra o konsepte uygun bir kostüm gerekli. Genellikle kostüm konusunda tıkanıklık yaşanabiliyor. Çünkü öyle çizgi film kostümlerini her yerde bulmak, pek mümkün değil. Bulsan da çocuğun bedenine uymuyor yada bütçenizi sarsacak bir ücret ile karşılaşıyorsunuz. Tüm bu sorunları çözmek için ''nice yaşlara'' sitesinde bulunan doğum günü elbiselerine bir göz atın. 

Doğum Günü Elbise Seçimlerini Nice Yaşlara Sitesine Bakmadan Satın Alma

Farklı fiyat ve firma seçenekleri ile bir sürü seçeneği bir arada barındıran bu siteden; eminim ki istediğiniz karakterin kostümünü çok kolay şekilde bulabilirsiniz. Üstelik sadece küçükler için değil. Yetişkinler içinde bir sürü doğum günü elbiseleri bulunmakta. Çok şık ayakkabı ve aksesuarlar hatta onlar içinde kostümler dahi var. 

Son yıllarda moda olan anne-kız kombinleri seçenekleri de bulunmakta. Birbirinden şık ve güzel anne kız yada baba oğul kostüm seçenekleri ile doğum günü partinizi daha renkli ve eğlenceli hale getirebilirsiniz.

Doğum Günü Elbise Seçimlerini Nice Yaşlara Sitesine Bakmadan Satın Alma

İstersen bu siteden doğum günü konseptine uygun bir doğum günü elbisesi satın al. Gelen misafirleri kendine hayran bırak. Tüm parti boyunca gözler üzerinde olsun.

Ben siteyi şöyle bir göz atınca; resmen hayran kaldım. Hatta nisan ayında doğum günü olan oğlum Emir için bir konsept dahi belirledim. Bence sizlerde doğum günü yaklaşan çocuklarınız yada eş ve sevgilileriniz için güzel bir doğum günü elbisesi satın alın. Daha sonrada o konsepte uygun bir doğum günü hazırlayın. Unutmayın ki üzerinde düşünülüp, özenilerek hazırlanmış doğum günleri daha değerli ve özeldir...

Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

Merhabalar arkadaşlar, geçen sene kuzucuklarıma ördüğüm bereler , bu sene biraz küçük gelince farklı bir çift bere örmeye karar verdim. ...

Merhabalar arkadaşlar, geçen sene kuzucuklarıma ördüğüm bereler, bu sene biraz küçük gelince farklı bir çift bere örmeye karar verdim.

Önce bere modellerine bir göz attım; ama gördüm ki nette olan bereler hemen hemene birbirinin aynısı. Ben daha farklı, kimsede olmayan cinsten bir bere örmek istiyordum. O zaman geçen sene tığ ile ördüğüm bereleri, bu sene şiş ile örerek ilk farklılığı sağlayarak işe başlamaya karar verdim.

Kaplanlı bere modelleri


Klasik şişli bere modelleri gibi çocukların kafa ölçüsüne uygun ilmek atıp, haroşa ile ördüm. Eni de aynen çocukların kafasını ölçerek ayarladım. Nede olsa konu mankenlerim yanımda olunca, tam kafa ölçülerine uygun ördüm. Seneye küçük gelirse de bir daha örerim. Anaları onlara senede birer bere örmüş çok mu! :)

Berelerin düz şişle olan örgüsünü bitirdikten sonra ilk Emir'in beresinin hayvan figürlerini kulaklarına doğru sarkıtıp, kulaklık şeklinde örmeyi düşündüm. Kulaklarına öreceğim hayvanı da yine aynı şekilde çocuklara bir kaç model gösterip, hangisinden yapmamı istediklerini sordum? İkisi bir ağızdan kaplan isteyince bende onların istekleri doğrultusunda kaplanlı bereler yaptım.

Kaplan simasının yapılışı ise; örgü bilen kişiler yukarıdaki modeli görünce anlamıştır. O yüzden şimdi anlatmayacağım. Ama siz yok anlayamadık? Daha net bir açıklama isterin derseniz de bana yorum kısmından ulaşın. Ben size daha net olarak fotoğraflar ile birlikte paylaşırım.

Kaplanlı bere modelleri

Efe de aynı şekilde kaplan figürünü isteyince bende onun bere çeşidini kulak kısmını yapmak yerine alın kısmına bir tane kaplan figürü ekleyip, kulak eklemek istedim. Nede olsa ilk okul 1. sınıf bir çocuk olduğu için bu tarz bereler benim tatlı oğluma çok yakışır diye düşündüm. Doğruda düşünmüşüm. Bakar mısınız ne kadar tatlı oldular? :D

Kaplanlı bere modelleri


Hoşça kalın.









Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

Merhabalar arkadaşlar portakalın faydalarını bilmeyeniz yoktur. Mübarek meyve kendi başına bir ecza dolabı gibi olduğu için; özellikle şu ...

Merhabalar arkadaşlar portakalın faydalarını bilmeyeniz yoktur. Mübarek meyve kendi başına bir ecza dolabı gibi olduğu için; özellikle şu son günlerde etrafta bir salgın hastalık dolaşırken. Portakaldan bol bol tüketmeliyiz ki bağışıklılık sistemimiz güçlensin.
Portakaldan yapılacak bir sürü tarif var, say say bitmez. Peki ya pasta yapılır mı? Neden yapılmasın ki; Yapılır... Üstelik öyle lezzetli bir pasta olur ki lezzetine siz dahi şaşırır kalırsınız. :) Bence bu kış mevsiminde çocuklarınıza bu portakallı bisküvi pastadan yapıp, sevindirin. 



Portakallı Bisküvili Pasta Malzemeler

  • 1,5 paket pötibör bisküvi 
  • 2 vanilyalı puding 
  • 3 su bardağı süt

Üzeri için
  • 3 su bardağı portakal suyu 
  • 1 paket vanilyalı puding 


Portakallı Ve Bisküvili Pasta Nasıl Yapılır?  

Vanilyalı Pudingi arkasındaki yazan  süt miktarı ile birlikte karıştırarak, pişirin. Piştikten sonra ocaktan alın ve  ilk sıcaklığının çıkmasını bekleyin.  Daha sonra bisküvileri borcama tek sıra olacak şekilde dizin. Üzerine ilk sıcaklığı çıkan pudingin yarısını döküp yayın. 
İkinci kata gelince de aynı şekilde bisküvileri tek sıra halinde pudingin üzerine dizin. Kalan pudingi ikinci kez dizdiğiniz bisküvilerin üzerine dökün. Son katı da aynı şekilde bisküvileri dizin,


Daha önceden sıktığınız portakal suyunu, vanilyalı pudingle karıştırarak pişirin. Ocaktan alın ve   bisküvilerin üzerine dökün. Buzdolabında bir kaç saat dinlendirin. Üzerini hindistan cevizi ve portakal dilimleriyle süsleyerek servis yapın. 
Yapacak olanlara şimdiden kolay gelsin ve afiyetler olsun...
Hoşça kalın.








Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

Haftanın ilk gününden herkese selamlar... Geçen hafta cuma günü f acebook hesabımda da paylaştığıma üzere bizim nişanlanma yıl dönümüzdü...

Haftanın ilk gününden herkese selamlar...

Geçen hafta cuma günü facebook hesabımda da paylaştığıma üzere bizim nişanlanma yıl dönümüzdü... Ben yine her zamanki gibi  tipik bayan takıntılı tokideki ses, o gün başıma geleceklerden habersiz dolmalar sarıp, tatlılar yapıp, yemekler pişirmekle uğraştım. Akşam çocukları okuldan alırken, Efe'nin ateşi olduğunu gördüm. Ve ''Eyvah kuzum hasta olmuş'' diye telaşlandım. Eve gelir gelmez hemen sirkeli bezi alnına koyup, ateş düşürücü verdim. Sonrada her yarım saatte ateşini ölçüp, kontrol etmekle uğraştığım için. Bırak masa kurmayı; bir şey yiyip-içecek hal kalmadı. O gün bitki çayları, portakal suları vererek sabaha doğru Efe'nin ateşini çok şükür kü düşürdük.

Hastalıklı bir nişanlanma yıl dönümü

Cumartesi sabahı tam Ohh be!... Diyecektim ki; bu seferde Emirde burun akıntısı, biraz ateş ve iştahsızlık vardı. Bu seferde cumartesini gününün tamamını Emir'le ilgilenmekle geçti.
Neyse Allah'a şükür ki pazar günü Efe tamamen iyileşti. Emir'in ateşi tamamen düştü; ama burun akıntısı halen vardı. Ateşin düştüğümü görünce sadece burun akıntısına dahi sevdim. Tehlikeli olan ateşten kurtulmuş ve çocukların iştahları açılmıştı. Daha ne olsun du ki....

Hastalıklı bir nişanlanma yıl dönümü

Kuzularımın iştahı açılmış. Birde üstüne üstelik benden balık istemişlerdi. Bende onların iyileşmesi şerefine ve geçmiş nişanlanma yıl dönümüzü kutlamak için. Kuzularıma pazardan aldığım istavriti. Fırında pişirdim. Bu arada yakında fırında istavrit tarifini bloğumun tarifler kategorisine ekleyeceğim. Çünkü bu şekilde yapılan balıklar az yağ ile tıp ki tavada yapılmış gibi çıtır çıtır oluyor.

Aslında masaya öyle bor cam ile koymak hiç istememiştim. Yaparken aklımda ki düşünceye göre bir servis tabağına ters çevirip, aktaracak; sonra masaya o  şekilde koyacaktım. Ama maalesef ki o sırada hızlı hızlı unlayıp, borcama dizdiğim için borcamın altını doğru düzgün yağlayamadığım için altı biraz yapışmış. Yalnız itiraf etmeliyim ki; gerçekten de çok lezzetli ve çıtır çıtır oldular. Masada gördüğünüz tüm balıkları yedik. Hatta biraz daha olsa daha yerdik. Ok kadar yani.... ;)

Geçen sene ki gibi planlı ve güzel bir masa hazırlayıp, nişanlanma yıl dönümü kutlayamadık belki; ama her şeye rağmen hep birlikte sıcak bir yuvada ailecek o günde birlikteydik. Çok şükür... İnsan çocukları hastalanınca bir kez daha anlıyor ki. Tek onlar sağlıklı ve yüzleri gülsünde; evin her yerini dağıtsın. Ben razıyım....


Hoşça kalın.








Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

Hayırlı akşamlar arkadaşlar... Kış mevsiminde evimizde çoluk-çocuk vakit geçirmeyi seviyorsanız, özellikle akşamları ''güzel bir ...

Hayırlı akşamlar arkadaşlar...

Kış mevsiminde evimizde çoluk-çocuk vakit geçirmeyi seviyorsanız, özellikle akşamları ''güzel bir film olsa da ailecek izlesek'' diye düşündüğünüz anlarda sizlere fikir olabilecek 2 film tavsiyesi için karşınızdayım. Bu filmleri çocuklar ile birlikte izleyebilirsiniz. İçinde toplumsal mesajlar ve aile bağlarının önemini vurgulayan sahneler var... İsterseniz hemen filmlerimiz hakkında bilgi vermeye başlayayım da bu hafta sonunda sizde bu filmlerden izlemediğiniz filmler varsa; izleyin...

Dedem ve insanları

2011 yapımı bir Çağan Irmak filmi. Diğer Çağan Irmak filmleri gibi bu filmde de duygusal sahnelere yer verilmekte. Üstelik bu filmi Çağan Irmağın kendi dedesinin gerçek yaşam öyküsünden yazmış. Zaten dedem ve insanları filmin gerçek hayat hikayesini anlattığını okuyunca hemen izlemek istedim. Ve izledik...

Dedem ve insanları

Cumhuriyetin kurulduğu 1923 yılından 1990 yılına kadar uzanan bir senaryo var.  Baş roldeki dede Mehmet Bey, çok küçükken Girit'ten ailesi ile göç yapmış bir Girit göçmenidir. Yunancayı halen unutmamış ara ara kullanmaktadır. Doğduğu topraklara mektup gönderemediği için şişe içine notlar yazıp, denize bırakıyor.

Mehmet bey kasabada herkesin saygı duyduğu küçük esnaftır. Sözü sayılır ve yoksula yardım eder. Giyim ve kuşa mına özen gösterir. Torunu olan Ozan, etraflarındaki esnaf ve komşuların kendilerine gavur denmesine şiddetle karşı çıkar. 

Dedesi torunun asi hareketlerini anlayıp, onun içine insan sevgisini aşılaması çok duygusal ve güzel sahnelerdi.... İsterseniz daha fazla yazmayayım da devamını da siz izleyin de kendiniz görün...

Uzun hikaye

Mustafa Kutlu'nun uzun hikaye kitabından uyarlanmış bir Osman Sınav yapıtı olan uzun hikaye tıp ki Türk filmi kavramı gibi iyi ve kötü karakterlerden oluşuyor.

Uzun hikaye

Henüz daha çok küçükken dedesi ile birlikte 1940 yıllarında Bulgaristan’dan göç edip Eyüp’e yerleşen Ali’nin hikâyesine ortak oluyoruz 2 saat boyunca. Genç yaştayken aşık olduğu kız ile kaçıp evlenir ve artık onlar için uzun bir hikayenin başlangıcı demektir. Gittikleri her kasabada sıfırdan bir hayat kurmaya çalışırlar. Bu yolcuklarına ortak olarak ise aileye Mustafa(oğulları) dahil olur. Ali’nin tek istediği eşinin ve çocuğunun mutlu bir şekilde yaşam sürmesini sağlamak. Her şey ne kadar güzel gitse de Ali’nin haksızlığa karşı sessiz kalamaması sebebi ile devamlı yolculuk etmek durumunda kalıyorlar.

Her trene bindiklerinde nereye gittikleri bile belli olmadan yolculuk başlar. Bu yolculuklar en çok da Mustafa için zor oluyor. Her yeni başlayacak yolculukta, arkadaşlarından ve alıştığı insanlardan ayrılmak zorundadır. Yeni bir kasaba, yeni bir ev, yeni insanlar… Fakat işin en güzel kısmı da sanırım gittikleri her yerde çok çabuk insanlarla kaynaşıp güzel bir başlangıç yapıyorlar. Her şey bu kadar güzel giderken Münire’nin(annesinin) vefat etmesiyle baba ve oğul tekrar yolculuğa çıkar ve her şeye yeni baştan başlarlar.

Usta oyunca Kenan İmirzalioğlu rolünün hakkını fazlası ile veriyor. Ancak Tuğçe Kazaz fazla basit ve yapay kalmış bence. Yada Kenan İmirzalioğlu gibi usta bir oyuncu ile birlikte rol aldığı için onun oyunculuğu çok sığ kalmışta olabilir. Ama genel olarak yine duygusal sahneler yüklü bir film olduğu için çocuklarınız ile birlikte izlerseniz. 2 saatlik filmin sonunda; ailenize canı gönülden bir sarılıp. ''İyi ki hep birlikteyiz'' diyerek halinize şükredeceksiniz.


Hoşça kalın.








Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

Abiye kıyafetleri; özel günler ve kutlamalarda her bayanın giydiği şık ve tasarım kıyafetlerdir. Abiye çeşitleri her bayanın zevkine göre f...

Abiye kıyafetleri; özel günler ve kutlamalarda her bayanın giydiği şık ve tasarım kıyafetlerdir. Abiye çeşitleri her bayanın zevkine göre farklıdır. Kimisi kısa ister, kimisi uzun ister, kimisi şaşa vatlı ve abartılı ister, kimisi ise sade ister, kimisi dekolteli ister, kimisi ise dekoltesiz ister gibi... Uzar gider...

Abiye seçimi nasıl yapılır?

Her abiyede her bayana yakışmaz. Abiye seçimi yaparken vücut yapınızı iyi bilip ona göre seçim yapmalısınız. Vücut yapınıza uygun bir abiye ile tüm gözler üzerinizde şık bir bayan olabileceğiniz gibi. Yanlış seçim yapılmış bir abiye ile çok vasat ve rüküş bir görüntü sergilemiş olursunuz.

Sherry London adında online bir alış veriş sitesi var. Bu sitede gelinlik modellerinden, gece kıyafetleri ve mezuniyet kıyafetlerine kadar bir sürü çeşitler bulunmakta. Üstelik ücret olarak piyasadaki çoğu abiyelere kıyasla çokta uygun. Şimdi de size Sherry London sitesinden seçtiklerim bir kaç parçası paylaşacağım. Bakalım zevkimi beğenecek misiniz?

SHERRY LONDAN ONLİNE ALIŞ VERİŞ MAĞAZASI
Fuşya renkli kolsuz, uzun abiye modelin altında saten astarı ve üstünde tüllerden oluşan bir kloş eteği var. Üst kısmı ise taşlar ile hareketlendirilmiş bir elbise modeli. Sitede bu elbisenin eflatun ve buz mavisi renkleri de mevcut. 

Krem renkli, kolsuz, uzun abiye burada. Bu abiyenin de yaka kısmında bir boncuk detayı var. Diğer türlü sade zarif bir elbise. Bu elbisenin üzerine yine doğal bir makyaj ve saç modeli ile fazla abartılı olmadan şık olmanız mümkün.


SHERRY LONDAN ONLİNE ALIŞ VERİŞ MAĞAZASI

Lacivert renkli, uzun kollu ve kol manşetlerinde kristal taşlar ile işlenmiş, mini abiye ise burada Bu abiyenin arka kısmında bir dekolte var. Siteye girince alt tarafa doğru inerseniz. Abiyenin detay kısmında gözükmekte... Zaten bu sitedeki tüm ürünlerin alt kısımlarında ürün hakkında en ince ayrıntısına kadar detay yer almakta.
Eflatun renkli kolsuz, tek omuzdan bantlı, uzun şifon abiye burada

SHERRY LONDAN ONLİNE ALIŞ VERİŞ MAĞAZASI

Fuşya ve turkuaz renkli yine uzun ve kollu olan abiye ise burada. Ben bu abiyelerin renklerine ve üst kısmında işlenmiş olan kristal taşlarına bayıldım. Bence o taşlar abiyeye çok şık bir hava katmış.

Siyah renkli ve uzun kollu balık kesim abiye ise burada. Bu abiyede yaka ve kol uçlarındaki detay haricinde çok sade bir abiye. Bu abiyeyi giyerek fazla abartılı değil; ama şık bir görüntü elde edebilirsiniz.

Aslında sherry london da bu modellere benzer, hatta daha da güzelleri mevcut. Siz en iyisi kendiniz bir gidip, göz atın. Eminim ki sizde benim gibi siteden ürün seçmekte çok zorlanacaksınız...



Hoşça kalın.








Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

Her kadın temizlik yapar; çünkü dağınık ve pis evde yaşamak kadınların ruhunu daraltır. O yüzden hemen hemen hepimiz evimizde amma sık, amm...

Her kadın temizlik yapar; çünkü dağınık ve pis evde yaşamak kadınların ruhunu daraltır. O yüzden hemen hemen hepimiz evimizde amma sık, amma ara sıra da olsa temizlik yapıyoruz. Peki ama yaptığımız temizliği hangi deterjanlar ile yapıyoruz? Bu sorunun cevabını benim gibi anne olanlar; özellikle sağlıklı doğal temizlik ürünü ile der. Evet günlük temizliklerimiz de mümkün mertebe doğal temizlik ürünleri kullanıyoruz, yada kullanmaya çalışıyoruz diyelim. Çünkü şu bir geçek ki; hiç bir titiz kadın çamaşır suyu kullanmadan dip bucak temizliği yapamaz. Çünkü onun belleğinde dip bucak temizliği denilince hemen bir kova içinde çamaşır suyu ekli suda, temizlik yapmak gelir. Daha sonrada o evde hakim olan çamaşır suyu kokusu aklına gelir. Bunu hangi kadına sorarsanız sorun cevap değişmez; aynıdır...

Titiz Hanımlar İçin VİSSMATE

2015 yılında piyasa sürülmüş olan vissmate ''hijyende tek'' slagonu ile harekete geçmiş. 2015 yılının son günlerinde evime vissmate'den gelen paketi sayesinde; ürünü bol bol kullanıp, fikir sahibi oldum.

Bana gelen pakette tam 4 çeşitten oluşan çamaşır suları vardı. Bunlar ise; çam ormanları, çiçek bahçesi, deniz ferahlığı ve limon gücü olmak üzere...

Ben bu ürünlerden çam ormanları kokulu vissmate çamaşır suyunu tuvalette; deniz ferahlığı kokulu olanı ise banyolarda kulandım. Mutfakta ise limon gücü ile yağlı tezgah ve mutfak dolaplarımda fazla güç ve zaman harcamadan çok kolay şekilde kurtuldum. Bu arada çiçek bahçesini ise salon temizliğinde kullandığım su dolu kovanın içine bir iki damla damlatıp, öyle kullanmaya başladım.

Birde bulaşık makinesi kullanan kişilerin en büyük sorunlarından biri olan bulaşık makinesinde oluşan kötü kokulardan kurtulmak için bulaşık makinesini çalıştıracağım zaman deterjan gözüne değilde; kapağına bir iki sıkım sıkıp, daha sonra kapağını kapatıp, çalıştırıyorum. Böylece bulaşık makinemi açınca; kötü bir koku değilde, çok güzel bir çiçek kokusu karşılıyor.

Yoğun kıvamlığı ve renkli ambalajı ile tüketicilerin çok hoşuna giden bir türden olan vissmate sanırım son günlerde adını çokça duyacağız. Hatta tüm temizlik reyonlarında gözümüz vissmateyi arayacağa benziyor. Çünkü bir defa kullanan bir daha başka marka kullanmak istemeyecek... Benden söylemesi ;)

İletişim için:

Hoşça kalın.








Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

2009 yeni yılının bana en güzel armağanı olan; Efem bu yılda yeni bir yıla girmemizin ilk 2. günü doğum gününü kutladık. Aslında gerçek doğ...

2009 yeni yılının bana en güzel armağanı olan; Efem bu yılda yeni bir yıla girmemizin ilk 2. günü doğum gününü kutladık. Aslında gerçek doğum günü 4 ü; ama biz hazır okullar ve eşimin işi tatilken erken doğum günü kutlayıp, aradan çıkardık. :D

EFE'NİN 7 YAŞ DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI (Asker temalı)

Efe bu seneki doğum günü kutlamasında asker olmak istedi. Küçük oğluma asker kıyafetlerini giydirip, bir doğum günü yapacağımıza göre: Bende doğum günü pastasını Türk bayraklı yapmaya karar verdim. Bu arada aramızda kalsın; ama ben bu yaş pasta yapma işini iyice geliştirdim sanırım. Her sene daha bir güzel ve tasarım yaş pastalar yapmaya başladım. Bu pastam diğer senelerde yaptığım yaş pastalardan lezzet ve görüntü olarak daha güzel oldu. ;)

EFE'NİN 7 YAŞ DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI (Asker temalı)

Oğlumu asker kıyafetleri içinde görünce; eşimin 6 aylık askeri görevini yaparken onun yolunu beklediğim anlar aklıma geldi ve duygulandım. Sonrada daha iki asker yolu mu bekleyeceğim diye hüzünlendim. Herne kadar 'askere gitmek' cümlesini duyunca bir hüzün ve burukluk oluşsa da hafiften de içimi de bir gurur kaplıyor. Peygamber ocağına eşimi gönderip, aslanlar gibi yolunu nasıl beklediysem; iki evladımı da inşallah gönderip, öyle yolunu bekleyeceğim.

EFE'NİN 7 YAŞ DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI (Asker temalı)

Küçük askerim bu sene bir yaş daha büyüyerek artık 7 yaşına girmiş bulunmakta; hoş geldin 7 yaş... Oğluma sağlık ve mutluluk getir... Elbet olumsuzluk ve zorlukta getireceksin. Tüm olumsuz negatif yanlarını da ailecek kolayca çözme gücü ver de zorluk çekmeden kolayca çözüp, atlatalım. Hııı olma mı?

6 Yaş Korsan Temalı Doğum Günü Yazısı

5 Yaş Prens Temalı Doğum Günü Yazısı


Hoşça kalın.








Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım
Bumerang - Yazarkafe

UYARI

Bu blogta yer alan tüm yazılar bana aittir. Söz konusu içerikler benim iznim olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, işlenemez, değiştirilemez veya başka internet sitelerinde ya da basılı veya görsel yayın yapan diğer mecralarda yayınlanamaz.
Blogger tarafından desteklenmektedir.