Hayırlı Cumalar arkadaşlar; Geçen Pazar günü Ankara da sanki son bahar değilde; ilk baharı yaşıyormuşçasına bir güneş hakim olunca (Şuand...

Hayırlı Cumalar arkadaşlar;

Geçen Pazar günü Ankara da sanki son bahar değilde; ilk baharı yaşıyormuşçasına bir güneş hakim olunca (Şuandaki havanın tam zıttı)  o güneşli havayı değerlendirmek için hemen kendimizi dışarı atmaya karar verdik. Üstelik o gün üst komşu evinde hamsi kızartması yapınca kokusu ile bizde nasibimizi aldık. Eeee öyle burcu burcu hamsi kokunca doğal olarak Efe'nin canı çok hamsi istedi. Çocuğun canı çok istediği için öğlen yemeğine hamsi yapmaya karar vermiştim. Eeee o zaman hamsilerimizi de alıp, piknik sepetimizi hazırlayıp; piknik yapmaya gitmek için yola koyulduk.

Tamam piknik yapmaya karar verdik; ama bu pikniği nerede yapacaktık, o tam bir muamma idi. Kalabalık, gürültülü özel piknik alanlarında piknik yapmaktansa. Doya doya eğlenebileceğimiz, ailecek yalnız olacağımız bir yere gitmeyi tercih ettik. Bunun için en güzel yer kahverengi tabelalı. topraklı köy yollarıydı. Arabamızı tanımadığımız bir köyün yoluna sürdük. Sakin bir ağaç altına arabayı park edip, ham-simizi odun ateşinde kızartıp, soframızı kurduk.

Köy yolunda piknik yapmak

Önce karnımızı bir güzel doyurduktan sonra; biraz etrafı keşfettik. Daha sonra top oynadık. Tabi top oynarken benim ayakkabılarım yazlık olduğu için topa her vurduğumda ayağımdan çıkması tam bir olaydı... :) Özellikle çocuklar topu bana pas atıp: ''anne topa sert vur!.'' diye bağrışıyorlar. Tabi onların ne beklediğini bildiğim için; bende onların istediği gibi topa sert vurarak top bir köşeye ayağımda ki ayakkabı başka köşeye uçtu. Sonrada kakarı kukariii şeklinde hakırdaşmalar başlar...

Köy yolunda piknik yapmak

Havadaki güneş sıcacık içimizi ısıtması ile de birlikte çok güzel bir pazar günü geçirdik. Sonrada hep birlikte güneşin batışını izleyip, bulutları bir şeylere benzettik. Emir bir bulutu korsan gemisine; Efe de bir bulutu aslana benzetti. Ben ise kucağında evlatlarına sarılan bir anneye benzettim. Sanırım herkes ilgi duyduğu şeylere bulutları benzetti. hani bir söz vardır ya aklı ne ise zikri de odur diye. Bizimkide biraz o hesap oldu. Ama neyse... :)

Köy yolunda piknik yapmak

Dönüş yolunda ise otlanmaktan dönen koyun ve keçi sürüsünü gördük. Arabayı bir kenara çekip, arabadan inip, koyunları seyredip, koyunlar hakkında konuştuk. Benim ufaklık özellikle koyunların en arkasından sonradan yetişmeye çalışan tek tük koyunları görüp: ''Anne bak arkada kalmış. Koyunca beni bekleyin!... diyor'' dedi. O koyunun ne demek istediğini bilemem; ama Efem öyle diyorsa doğrudur. (nokta) :D

Köy yolunda piknik yapmak

Bizim için manevi olarak paha biçilmez değerli; bir pazar günü geçmiş oldu. O zaman darısı diğer pazar günlerin başına diyelim... Hani amin yok mu? :)


Hoşça kalın.








Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım
Bumerang - Yazarkafe

UYARI

Bu blogta yer alan tüm yazılar bana aittir. Söz konusu içerikler benim iznim olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, işlenemez, değiştirilemez veya başka internet sitelerinde ya da basılı veya görsel yayın yapan diğer mecralarda yayınlanamaz.
Blogger tarafından desteklenmektedir.