Eskiden bizler tahta sıralarda oturup, kara tahtalarda yazılar yazarak okuma-yazma öğrenirdik. Gelişen teknoloji ile her şey değişip, a...

Yeni Eğitim ve Öğretim Sürprizi; Okulların Açılması Ertelendi

Eskiden bizler tahta sıralarda oturup, kara tahtalarda yazılar yazarak okuma-yazma öğrenirdik. Gelişen teknoloji ile her şey değişip, akıllanması yanı sıra eğitim sistemleri de değişti. Artık devlet okullarında dahi; akıllı tahtalar ve bilgisayarlı eğitimler yaygınlaştı. Kötü mü oldu? Aslına bakarsanız çokta kötü olmadı... Ama bu her sene değişen müfredat bence kötü, hatta çook kötü oldu. Büyük oğlum okula giderken öğrendim ki. Artık ders kitapları ücretsiz olarak dağıtılıyormuş. Harika bir haber. ''Bundan sonra çocuklarımızı eskiden bizlerin yaşadığı üst sınıftaki arkadaşlardan az yıpratılmış, uygun ücretli kitap almak için uğraşmayacak. Hatta bazı arkadaşların bütçesi yetmediği için bazı derslerin kitapları eksik olarak okula gelmeyecekti...'' diye düşünüp sevinmiştim. Ama okul açılıp, çocuklarımız iyice okula ısındıktan sonra sınıf öğretmenimiz bir veli toplantısı yapıp: X yayın evinin okuma-yazma öğreniyorum eğitim seti almamızı istedi. Öğretmen elinde bir örnek serisini alıp. İçini açıp, içindeki içeriği ve faydasını anlatmaya koyuldu. Öğretmen bunu anlatırken bir veli söz isteyip:

Veli: ''Devletin verdiği kitaplardan neden öğretilmediğini, o eğitim serisini almak istemediğini; daha doğrusu almaya bütçesi uygun olmadığını nazik bir dille söyledi''

Öğretmen: Devletin verdiği kitapların içeriğinin zayıf olduğu için o kitaba göre değilde X yayın evi eğitim serisine göre ders anlatacağını, söyledi.

Veli: Fotokopi çektirilebileceğini söyleyince ise; öğretmen: ''işininin çok olduğunu ve birde fotokopi odasına gidip, fotokopi çektirmek ile uğraşamayacağını söyleyip. O serinin alınmasını mecburi olduğunu sözle dile getirmese de; önerilen her öneriye bir kup takarak, davranış ve sorulara verdiği cevabı ile mecburi kıldı...

Büyük oğlum şimdi 4. sınıfa geçti. Her sene farklı farklı yayın evlerinin o sınıf için çıkarılmış eğitim serisini amma öyle, amma böyle alıyoruz...

Sonra kılık kıyafet serbestliği konuldu. Aslına bakarsan ilk başta her şeye erken sevinen bünyem bu habere de ilk başta sevindi. İyi o pahalı okul formalarını alacağımıza; çocuklarımıza doğru düzgün kıyafetler alır. Onları giydirip göndeririz dedim. Ama yok efendim: Zengini-fakiri varmış, marka giydiren varmış; marka giydiremeyen varmış. Okul forması giydirilmesi gerekiyormuş. Yoksa çocuklar arasında eşitsizlik olurmuş. Sanki çocuklarda marka takıntısı varda. (benim çocuklarımda öyle bir takıntı yok. Demek ki onların çocuklarında varmış)
Bu seferde okullara çocuklarını serbest kıyafet ile gönderenler ve forma ile gönderenler oldu. Okullardaki çocukların kimisinin üzerinde forma varken, kimisinin üzerinde serbest kıyafet vardı... Okullarda oldu mu bir kargaşa... Amma öyle; amma böyle;  imza toplandı, anketler yapıldı... Yine geçici bir süreliğine dahi olsa okul formasına tekrar dönüldü...

4+4+4 sistemi çıktı. 68 aylık oğlumu okula verip, vermemek arasında kararsız kaldım. Oğlum okula gitmeyi çok istiyordu. Üstelik bir sene ertelesem ''bu sefer yaşıtları hep okula gitmiş olacağı için küçüklerin içinde gitmek zorunda kalacak'' diye düşünerek, en son denemeye karar verdim. Ve okula başlattım. Okula başladıktan sonra hemen sınıf annesi oldum ki. Oğlumu daha yakından gözlemleyebileyim diye. Gözlemlerim sonucu ve öğretmenin düşüncesi ile de oğlumu okuldan kaydı yapılmadan aldım.

İyi mi yaptım; yoksa kötümü yaptım tam anlamış değilim. Bu sene başlayan eğitim ve öğretim yılında her şey ortaya çıkacak... Ancak başlayacak eğitim ve öğretim yılı demişken bu senede es geçilmedi yeni bir okul sürprizi(!) bizi karşıladı. Okullar 14 Eylül değil; 28 Eylülde açılacakmış. Nedeni ise Kurban bayramı tatili ile de birleşip turizm sektörü güçlenecekmiş. İyide kurban bayramı demek; tatil yapma anlayışı olduğu nereden çıktı. Benim bildiğime göre dini bayramlarda büyükler ziyaret edilip, eş ve dostlar bayramlaşır. Herkes birbirinin evine gidip. Daha bayram -gelmeden önce- hazırlanan bayram ikramlıkları ikram edilirdi... Her şey değiştiği gibi son yıllarda bu anlayışta değişti. Artık bayram tatillerinde herkes otellere rezervasyon yapıp, şehir dışına kaçıyor. Öyle büyüklerin evlerine gidip, onları şenlendirip, onların gönüllerini alıp, onları bayramlamak artık eski bir adet gibi gözükmeye başladı...

Ülkemizde sürekli değişen; eğitim ve öğretim müfredatı ve sistemi sebebi ile ben iki çocuk okutan bir anne olarak endişelerin her sene biraz daha artmakta. Peki bu ne olacak???

Hoşça kalın.
En İyi Tarif Blogları
Bumerang - Yazarkafe
Blogger tarafından desteklenmektedir.