İlk oğlum Emir de yaşadığımız sünnet sonrası sıkıntılarımızı burada ki yazımda paylaşmıştım   Emir de edindiğimiz tecrübe sonrası Efe'...

İlk oğlum Emir de yaşadığımız sünnet sonrası sıkıntılarımızı burada ki yazımda paylaşmıştım Emir de edindiğimiz tecrübe sonrası Efe'nin sünnet yaptırma olayına daha bir özenli yaklaşıp. Yeni doğan sünnetini geçirdiğimiz için yeni doğan sünnetinden sonra en uygun yaş aralığını bekledik.

Sünnet Düğünü Yaptırmaya Nasıl Karar verdik?

Oğlum 6 yaşını doldurduktan sonra sünnet yaptırmaya karar verdik. Bunu oğluma sağlık açısından yararları, dini açıdan gerekliliği gibi ufak ufak onun anlayacağı şekilde yavaş yavaş anlatırken. Babası kendi sünnetini anlatıp, bunun sonunda ona ödül olarak sünnet düğünü yapıldığını anlatınca Efe çok heyecanlanıp:
-Anne ben sünnet olunca benimde düğünüm olacak mı? diye sormasın mı?....

Hiç aklımızda yokken birde sünnet düğünü meselesi o gün kafamızı karıştırdı.

''Acaba düğün yapsak mı? Ama Emir'e yapmadık. O zaman ona haksızlık olmaz mı? Üstelik öyle düğün tarzı şeylerden de pek haz duymam. Ne yapsak diye'' Eşimle konuşarak. En sonunda ikisini de bir sünnet düğünü yapmaya karar verdik.

Çünkü eşim kendi sünnet düğününü devamlı bir güzel anı olarak hatırladığını, çocuklarda aynı şekilde ilerleyen yıllarda o düğününü hatırlayıp, gülümseyeceklerini ısrarla bana anlattı. Ve beni ikna etti.

Aslına bakarsanız Emir'e; Efe ile birlikte sünnet düğününün olmasını isteyip, istemediğini sorduğumda en az Efe kadar Emir'inde heyecanlanıp, kabul etmesi beni daha çok ikna etti. Ama neyse... :P

 Büyük Gün (Sünnet Olduğu Zaman):

14 Temmuz salı günü saat 9.00 da hastahaneye gittik. Hastahaneye giderken sürekli arabada sünnet olmasından çok düğünü ile ilgilenip, ''düğünümde bu olacak mı? şu olacak mı?'' gibi sorulara cevap vererk gittik. ;)

Hastahaneye gidince işin ciddiyetini anlayıp, korkan kuzum biraz tırsıp: ''ben sünnet olmak istemiyorum'' diye dayattı. Biz onun yumuşak karnını öğrendiğimiz için sünnet düğünü hakkında ''şöyle olacak, böyle olacak. Bak abinde oldu. Sor bakalım hiç acı hisatmiş mi?'' diye konuşarak onu yine ikna ettik.

Oğlumu sünnet yapacak olan doktor güler yüzlü iyi bir insandı. Efe'yi görünce ''Bu delikanlı mı sünnet olacak? Gözleri güzel yakışıklı, erkek mi olacak?'' gibi konuşarak oğlumu rahatlatmaya çalıştı. Tabi oğlumu rahatlatırken benim suratımda ki korkuyu farketmiş olacak ki beni de rahatlatmak için: ''korkma, korkulacak bir durum yok. Acı hissetmeyecek. Anam babam üsülü bir sünnet olacak'' dedi...


Sünnet Nasıl Yapıldı?

Sünnet yapılırken ben devamlı oğlumun yanında onun başını okşayıp, geçeceğini söyleyerek sakinleştirdim. İlk olarak oğlumu bir yatağa yatırıp, belden aşağısına yeşil bir örtü örtüler. Örtünün açık olan bölmesinden oğlumun pipisini önce sterilize ettikten sonra mink bir iğne ile o bölgeyi uyuşturdular. Bu sırada iğnenin verdiği acı ile biraz ağlayan kuzum daha sonra hiçbir şey hissetmedi. Zaten doktorumuz da ''bu bölge hassas olduğu için ağlaması normal daha sonra hiçbir şey hissetmeyecek'' dedi...

Biraz bekleyip, anastazinin etkisin göstermesini bekledik. Daha sonrada doktorumuz ve asistanı ile birlikte gelip, işleme başladılar. O esnada oğlumdan çok endişeli olduğum için saate bakmak hiç aklıma gelmediği için zaman konusunda kesin olarak bir şey diyemem ama sanırım yaklaşık bir 15 ile 20 dakika arası sürdü...

Genel olarak acıya dayanıklı bir bünyem olduğu için dayanabileceğimi düşünmüştüm. Ama o işlemin yapılmasını ben dahi zaman zaman bakamayıp, yüzümü çevirdim. Tabi tüm bu işlemler yapılırken oğlum her şeyden habersiz yatıyordu. Acı hissetmediği her halinden belli idi. Onun o hali beni biraz rahatlattı. Tüm işlem bitene kadar kendimi öyle bir sıkmışım ki. Doktor 'Tamam işlem bitti'' dediğinde gözlerimden yaşlar süzüldü.

Doktorumuz benim halimi görüce gülüp: ''hadi gevşe, geçti bak'' dediğinde biraz rahatlayıp, oğluma sarıldım...
sünnet nasıl yapılır ve sonrası neler yapılmalı

Sünnet Sonrası Neler yaptık?

Basit ama kanlı bir işlem sonucu oğlumun pipisini sarıp. Doktorumuz bize sünnet sonrası neler yapmamız gerektiği konusunda bilgilendirip eve gönderdi.

Eve geldiğimizde anastizin etkisinin geçip, acı hissetmemesi için hemen bir ağrı kesici şurup içirdik.

İlk gün eve gelince iştahı çok açık olan oğluma istediği şeyleri hazırlayıp, yedirdik. Sünnet olacağı gün senelik iznin bir kısmını oğlumun sünnet anı ve iyileşmesi için harcayan baba da devamlı oğlum başında idi. Babası, abisi ve ben oğlumun emrine amade olup, bir istediğini iki etmeyip; her isteğini yerine getirdik.

İki gün sonunda sargısı düşünce hemen ılık suyun altına sokup, bir duş aldırdık. Daha sonra doktorun verdiği kremi o bölgeye sürdük. Ağrı kesicisini yine her 6 saatte içirmeye devam ettik. Böylece öyle büyük ağrı yaşamadan atlattık.

Sünnetli iken ilk bir hasta altına bir şey giymedi. Uzun tişört ve gömlek ile evin içinde dolandı. Çünkü sünnetin hızlı iyileşmesi için hava alması gerekiyormuş. Birde üstelik bir şey değince acıdığı için oğlumda zaten giymek istemiyordu.

Bir hafta sonunda dikişler yavaş yavaş dökülmeye başladı. Allah'ıma binlerce şükür ki korktuğumuz başımıza gelmedi. Öyle çok acılı ve stresli bir iyileşme devresi geçirmedik. Sorunsuz şekilde iyileşti.

Bugün tam tamına sünnet olalı 9. gün artık külotunu ve pantolonu sakınmadan rahatlıkla giyebiliyor. Tüm hareketlerini de eskisi gibi yapabiliyor....

Darısı sünnet olmayan, ama olacak olan tüm evlatların başına...

Hoşça kalın....



Bumerang - Yazarkafe

UYARI

Bu blogta yer alan tüm yazılar bana aittir. Söz konusu içerikler benim iznim olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, işlenemez, değiştirilemez veya başka internet sitelerinde ya da basılı veya görsel yayın yapan diğer mecralarda yayınlanamaz.
Blogger tarafından desteklenmektedir.