Anneler günü kadar olmasa da kendi çapında babalar günü içinde reklamlar çıktı. Tabi insan psikolojisini hesaba katarak yapılan reklamlar ...

Anneler günü kadar olmasa da kendi çapında babalar günü içinde reklamlar çıktı. Tabi insan psikolojisini hesaba katarak yapılan reklamlar bazen öyle bir damardan vuruyor ki. Evimizin içinde dahi o reklamın etkisini bazen gülerek, bazende hüzünlenerek hissettiğimiz anlar oldu/oluyor...

Bu seneki babalar günü reklamını ilk izlediğimizde daha başlarında babaların kah tesisatçı, kah mangalcı, kah yolu en iyi bilen, kah berber oluşu gibi... Gösterimlerde eşim ilk gördüğünde ''Bakk gördünüz mü tüm babalar aynıymış.'' diye gururlanarak. ''Biz olmasak siz ne yapardınız'' diye böbürlenirken ben hiç ses etmeden reklamı izlemeye devam ettim. ( Bu arada reklamı benimde ilk izlemem) Sonra reklam tüm işleri babaların ellerine yüzlerine bulaştırmaları ile devam edince. Biz çocuklar ile kahkaha atmaya başlayınca... Tabi babamız bozuldu. ''Hiçte bile ben elime yüzüme bulaştırmıyorum. Oğlum senin saçını gayet güzel kesmiyor muyum? (buda başka bir yazının konusu) Tesisat işinde de çok yeri tamir etmedim mi? Mangal konusunda da elime kimse su dökemez gibi'' reklamın ilerlemesinin aksine, ne kadar iyi olduğu söyleyerek hepimizin gözünün içine bakıp; bizden tasdik almak istedi. Tabi biz reklamın sonunu görünce koptuk... Çocuklar ile birlikte gözlerimizde yaşlar gelircesine gülerken. zavallı babamızda boynunu bükmüş bizi izlediğini görünce ben dayanamadım. ''Hiç olur mu? Bu bir reklam ve saçmalık. Tabi ki de sen çok güzel mangal yapıp, tesisat konusunda çok iyisin ve yol bulma konusunda da değme navigasyona taş çıkaracak kadar iyisin'' diye onu övmeye başlayınca çocuk gibi sevindi. Bu erkekler gerçekten de bir çocuk ruhlular...

Eeee bu reklam faslından sonrada babalar günü geldi çattı. Çocukların önce babalarına hediye play-station oyunu almak, oyun konsolu almak, çakmak almak gibi fikirleri olsa da ben o şıkları eledim. Çünkü tüm o hediyeleri babanın parası ile alınmış olacağı için aslında reklamların aksine hiçte öyle mutlu olmayıp, 'Bu hediye için bu kadar para verilir mi'' gibi şekilde çok para harcandığını düşünüp üzülürler. O sebepten çocuklara babalarını mutlu etmek için onun için bir pasta yapmayı önerdim.

Tabi benim küçük ahçılarım bu fikre de bayılıp, ikisi de hazır ol vaziyette doğruca mutfağın yolunu tuttular.


Evde olan kedi dili bisküvileri ile damla çikolatalı kedi dili pastası yaptık. Bu pastanın tarifini şimdi size uzun uzun vermeyeceğim. Çünkü daha önceden paylaştığım çilekli kedi dili pastası yapımı gibi yapılışı.  Bu pastanın diğer pastadan farklı olarak iki tane farkı var. Bunlar:


  1. Bunlardan biri süsleme şekli. Biz bu pastayı çilekli değilde; damla çikolatalı yaptık. Ve en üste krem şanti yaptık. Çünkü babamız krem şanti ve çikolatalı pastaları çok sevdiği için onun istediği gibi yaptık.
  2. Diğer farkı ise bu pastanın yapımında kremayı Emir karıştırarak pişirdi. Efe krem şantiyi mikser ile çırptı. Kedi dillerini ise süte batırıp, çizme işlemini ben, Efe ve Emir birlikte yaptık. Tabi arada ''abim benden çok yaptı'' gibi söylenmeler olduğu için süte banmış kedi dilleri elden ele dolaştığı için biraz dağıldılar. Ama tat olarak bence en az diğer pasta kadar lezzetliydi. :)
Babalar gününü sabahında ise; üzerimize zıplayarak bizi uyandıran iki tosundan sonra ellerinde kağıt önce bir şiir okuma faslı, sonrada Efe -Ankaralı babanın tarzı olan oyun havaları söyleyerek güne başladık. Tabi sonra oruç olduğumuz için ne kahvaltı, nede pastamızı yiyebildik. Ama bizde iftarı babamız için daha da güzel geçir(t)mek için, babamızın annesi ve kardeşlerini de iftara çağırdık. Boll kahkaha ve eğlence eşliğinde bir gün geçti. Gün sonunda babamızın gözlerinden yaşlar geldi. :) Çocukların onun için sürekli bir şeyler yapması babamızı çok duygulandırmış. :)

Onların hep birlikte birbirlerine sarılmasını izlemek çok güzel bir duyguydu. Bence mutluluğun tablosunu yapmak isteyen bir ressam için ondan güzel kare olamazdı...

Hoşça kalın...

Bumerang - Yazarkafe

UYARI

Bu blogta yer alan tüm yazılar bana aittir. Söz konusu içerikler benim iznim olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, işlenemez, değiştirilemez veya başka internet sitelerinde ya da basılı veya görsel yayın yapan diğer mecralarda yayınlanamaz.
Blogger tarafından desteklenmektedir.