İlk göz ağrım, Emir'im 3. sınıfı bitirdi. Veee 4. Sınıfa geçti.. :) O karnesini öğretmeninden alıp, daha sonrada coşku ile bana ...

İlk göz ağrım, Emir'im 3. sınıfı bitirdi. Veee 4. Sınıfa geçti.. :)

3. sınıf arkadaşları ve öğretmeni

O karnesini öğretmeninden alıp, daha sonrada coşku ile bana ''hepsi çok iyi'' diyerek karnesini verince ilk aklıma daha dün gibi 3. sınıfa başlaması geldi 

Daha sonra Efe ile başladığı okul hayatına daha kardeşinin yaşı küçük ve hazır olmadığını düşündüğümüz için yine yalnız olarak  okul hayatına devam etti.

Sonra kardeşini okuldan alınmasının hemen ardından evimizi başka bir mahalleye taşıdık. Tabi buda otomatik olarak. Emir için yeni bir okul demek oldu. Canım kuzum ilk okul. 3. sınıfın 2. ayında okulunu değiştirdi. Bu sayede onun için daha ilk okul yıllarında arkadaşları ve öğretmeninden ayrılıp, yeni bir okul ve arkadaşları oldu. Tabi alışmak öyle kolay olmadı. Zaman zaman birlikte hüzünlendik ve ''anne keşke o okulumdan ayrılmak zorunda olmasa idim'' dedi.  :(
Zaman zaman ise ''anne  Mehmet arkadaşımı çok seviyorum. İyi ki bu okula yazılmışım da onu tanımışım. Yoksa onu hiç tanımayacaktım''dedi... :)

Emir ve öğretmeni

Oğlum yeni okuluna başlayınca öğretmenleri ile konuşup. Oğlumu yeni okulunda da satranç kursuna yazdırdım. Bu kurs haftanın 3 günü okulda olduğu için sabah 10.30 da başlayan okulu; akşam üzeri 18.00 de bitti. Bu duruma zaman zaman üzülsem de. Sonrasında gördüm ki. Oğlum satranca gitmekten zevk alarak gidiyor. Onun o halini görünce üzülmekten vazgeçtim.

Satranç sevgisi; hatta bazen öyle ağır bastı ki hobi olmaktan çıkıp, hırs olacak diye çok korktum. Ama Allah'tan korktuğum başıma gelmedi.(ohhh neyse ki)  Geçen sene satrançtan 2. oluduğu için gümüş madalya alan kuzum bu senen 4. olduğu için hiçbir şey alamadı. Ama bence bu bile büyük başarı... Çünkü bu sene onun için her şeyi yenden başlayıp, alışması gerekti. Eeee nede olsa yeni bir okul demek tüm okul hayatına yeniden sıfırdan başlamak gibi bir şey demek değil mi(!)

Yok okuluna alıştı, yok alışmadı derken birde bakmışız ki; göz açıp kapayana kadar yarı dönem bitmiş bile. Sonra okuluna gidip yarı dönem karnesini aldık. Ama o karne alışında ki isteksizlik halini görünce içerleyip burada (bizim zamanımız ile şimdiki zaman arasında karne heyecanı farkı) diye paylaşmıştım.

15 Tatil, kar tatilleri derken bol tatilli bir yarı yıldan sonra tekrardan okula başlayıp, 2. dönem ders yılına başladılar. Bu dönem onun için daha bir kolay oldu. Artık eskisi kadar eski okulundan ve arkadaşlarından pek söz etmez oldu. Artık daha fazla yeni arkadaşlarından bahsedip, zaman zaman onlara kızıp. Zaman zaman da gözlerinde kocaman bir gülümseme ile anlatmaya başladı.

Tabi bu dönem ödevlerini artık kendi başına yaptı. Bana düşen sadece kontrol etmek oldu.
Bazen hep birlikte evde deneyler yaptık, Ahşap boyamalar yaptık.  Küçük ev aleti olan, kartondan ütü dahi yaptık. :) 

Hatta  bu kısacık okul hayatında birde haksızlığa şahit oldu... :/  Gibi....

Tabi bir sürü olumsuz olaylar yanında bir sürü güzelliklerde oldu. Bana bir anneler günü hediyesi hazırladılar ki halen o gün aklımda. :)
                                         .........................................

Şeklinde uzar gider... Önemli olan tüm yaşanan bu olay ve ödevlerden ders alması değil mi? Bence kuzum bu 3. sınıfta hayat tecrübesi ve olgunluk yönünden diğer yıllara nazaran daha çok şeyler öğrendi. Ve yaşadı... Buda onu bu hayat yolunda daha emin adımlar atarak yürümesine sebep olacak. (inşallah)

karne hediyesi


Bize yine çok güzel bir karne getirince, onun başarısını ödüllendirmek için ona küçük bir hediye olarak tablet hediye ettik. Kuzum bu başarısı inşallah ilerleyen senelerde de aynen bu şekilde devam eder.

Hoşça kalın...


Bumerang - Yazarkafe

UYARI

Bu blogta yer alan tüm yazılar bana aittir. Söz konusu içerikler benim iznim olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, işlenemez, değiştirilemez veya başka internet sitelerinde ya da basılı veya görsel yayın yapan diğer mecralarda yayınlanamaz.
Blogger tarafından desteklenmektedir.