Her anne baba gibi bizde çocuklarımızın inançlı ve Allah yolunda olan insanlar olmasını istiyoruz. Bunun içinde zaman zaman dinin hükümler...

Her anne baba gibi bizde çocuklarımızın inançlı ve Allah yolunda olan insanlar olmasını istiyoruz. Bunun içinde zaman zaman dinin hükümlerini onlara yaptırmaktan ziyade sevdirmeye çalışıyoruz. Bunun içinde; ramazan ayında oruç tutmalarına ara ara izin veriyor. Hatta arada sahura kaldırıyoruz gibi...

Ve ayrıca dinimizde her Müslümanın üzerine farz olmuş, günlük, 4 rekat namaz sevdirme girişimi olarak da evde çocuklarımız ve bizden oluşan küçük bir cemaat ile birlikte namaz kılıyoruz... Bizim burada ki maksadımız çocuklara oruç tutturmak yada ne bileyim namaz kıldırmaktan ziyade onlara oruç tutmak ve namaz kılmak yada Kur'anı Kerim okumanın ne kadar güzel bir şey olduğu gösterip, onlara sevdirmek istiyoruz. Bunun için ara ara özellikle ramazan ayında çocuklar ile birlikte teravih namazına camiye gideriz.

Ancak toplumda -özellikle yaşlı kadınlarda- küçük çocukları camiye getirmeyin gibi bir anlayışı olduğu için. Çocuklar camiye gitmekten korkar hale geliyorlar.(Toplum olarak ne kadar kötü bir durum)


Geçen sene ramazan ayına girince çocuklarımıza ramazan ayını güzelliklerini, neler yapmamız gerektiğini, onların anlayacağı şekilde anlattığımızda.
Bize ''Teravih ne demek? Bizde camiye gidip teravihi-ye gitmek istiyoruz?'' dediler.
Bizde ''ailecek gidelim'' dedik ve Emir babası ile erkekler bölümünde; bende Efe ile birlikte kadınlar bölmesine girip namaz kılmaya başladık. Ancak teravi uzun olunca Efe sıkıldı ve ben namazda iken diğer namaz kılan kadınların önünden erkekler bölmesine gitti. Sonra tekrar geldi filan.
Ben selam verdikçe uyarıp, bir yere kalkmamasını söylesem de ben namaza durur durmaz bir şey diyemeyeceğimi bildiği için yanımdan kalkıp, tespihler ile oynamaya başladı... vs.

Son rekatta kılınıp, tespih çektikten sonra... Yaşlı bir iki kadın sinirli sinirli söylenmeye başladı.' Yok efendim burası cami(y)miş, çocuk eğlendirme yeri değilmiş. Buraya çocuk getir(ilmez)miş. Çocukları eğlendirmek için başka yerlere götür(ecek)mişiz. Camiye ve namaz kılanlara biraz saygımız olması gerekiyormuş...gibi..'' (Bu arada tabi sadece çocuk getiren kişi ben değilim. Başka çocuklarda var camide. Bu çocuklarda aynı Efe gibi son rekatlarda sıkılıp kendilerine oyun bulma telaşı ve eğlencesi içindeler. Arada ağlayanlar filan oldu...)

O kadınlar öyle suratlarından şirretlik akar şekilde aralarında yüksek sesle konuşurken, kendimi zor tuttum. ''la havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim'' diye dualar okuyarak kendimi sakinleştirdim. (Yaşlıdırlar kalplerini kırmayayım diye).

Ertesi gün Efe ''ben annemin yanında namaz kılmam oradaki kadınlar bana kızıyor. Ben babam ile namaz kılacağım'' diye tutturdu.

Eşimde ''tamam bu gün iki çocukta bende dursun'' dedi. Ve iki çocukta onun yanına girdi.

O akşam camiye gelip, kadınlar bölmesine girdiğimde gördüm ki  bir gün öncesi kadın dolu olan bölmede, o gün 7-8 yaşlı kadından başka kimse yok. Tüm genç çocuklu kadınlar gelmemiş. Caminin o halini görünce iyice kızdım. Ve kendi kendime camilerimizin neden bu kadar boş olduğu belli. Bu tarz kadınlar yüzünden CAMİYE OLAN SEVGİ ARTACAĞINA AZALMAKTA... Diye düşündüm.

Namaz bitimi çocuklar ile konuştuğumuzda ikisi de ''anne biz erkekler bölümünde namaz kılmayı çok seviyoruz. Orada ki amcalar bizim başımızı okşadı, şeker verdi..'' gibi söylemler söyleyip. Camiye gitmeyi ne kadar çok sevdiklerini söylediler...

Biz kadın olarak aslında daha çok anlamamız gereken bazı olayları neden anlamıyor? Ya da anlıyoruz ama, aynı olay zamanında bizimde başımıza geldiği için onlara da mi yaşatmak istiyoruz acaba? Gerekçe nedir hiç anlamıyorum. Ama şu bir gerçek ki. Bir kadının en büyük düşmanı ve ayak bağı yine bir başka kadından başkası değilmiş!...

Hoşça kalın...
En İyi Tarif Blogları
Bumerang - Yazarkafe
Blogger tarafından desteklenmektedir.