Çocuklar ile 15 tatil de birlikte bir şey yapmak arasında en çok hoşlandıkları şeyler birlikte film izlemek. Özellikle animasyon yada çoc...

Çocuklar ile 15 tatil de birlikte bir şey yapmak arasında en çok hoşlandıkları şeyler birlikte film izlemek. Özellikle animasyon yada çocuk konulu filmlere bizimkiler bayılıyor. Akşam yemek ve çay faslından sonra Emir hemen eline Tv kumandasını alıp internet bölümüne geçip oradan hemen babası ve bana dönüp:
-Bugün ne izleyelim?.. Diyor.

Biz babası ile birlikte ''bugün film izlemeyelim sürekli film izlenmez'' diyerek önce kendimizi bir naza çeksekte; Efe ile birlikte yapılan ''ne olur, ne olur, ne olur...'' şekildende güfte ve sözüni kendileri yaptıkları bir nakarat tutturuyorla ki. En sonunda biz pes bayrağını sallayıp. Çocuklar ile birlikte izlenmesi gereken film listemizden bir tane film söyleyip onu açıyoruz...


HER ÇOCUK ÖZELDİR

Aamır Khan'ın yönetmenliğinin yaptığı her çocuk özeldir filmi; son derec eğitici vede öğretici bir film. Bence bu filmi özellikle anne ve baba olan herkes izleyip. Ona göre çocuklarını değerlendirmeli. Çünkü eğitimciler vede anne babanın tabiri ile ''yaramaz, haylaz'' çocukların aslında derinde yatan bir sebep vardır. Ya bir sağlık problemi, yada psikolojik bir etken yada kendini duyurma vede kanıtlama çabası olabilir.

Bu filmde de dileksi hastası bir çocuk olan Isahaan'ın; anne, babası vede öğretmenlerin anlamayıp. O çocuğa sürekli tembel ve haylaz gözü ile bakılıp o şekilde yargılanması sonucu çocuk, herkesten kendini soyutlayıp, anne ve babası dahil kimse ile konuşmayıp, sürekli etrafına karşı bir agresif hareketler sergilemekte. Bu filmde de anladığımız üzere, toplumun anlayış ve disiplinine göre farklı olan kişileri; biz millet olarak hemen dışlayıp, yargılıyoruz. Halbuki yatılı okulda ki vekil resim öğretmeni gibi o çocuğu anlayıp onunla ilgilenip, onun  kapasitesine göre öğretmeye çalışsak sorunlu bir çocuğu kazanıp belki ilerleyen yıllarda bir dahi çıkmasına yardımcı olmuş oluruz. Hatta filmde resim öğretmenin İsahaan'ın babasına anlattığı bir hikaye bu filmin çok güzel bir özeti:
Ağaca Bağırmak
Solomon adalarında yaşayan yerlilerin ilginç bir ağaç kesme yöntemi olduğunu biliyor muydunuz? Elektronik testere gibi teknolojik nimetlerden mahrum olan yerliler, baltayla kesemeyecekleri kadar kalın bir ağacı üfleyerek deviriyorlarmış… Evet, yanlış duymadınız, üf-le-ye-rek. Baltayla deviremeyeceklerini düşündükleri ağacın karşısına hep birlikte dizilip bir ağızdan ağaca kötü sözler fısıldıyorlarmış. Bunu yaparken her bir ağacın içinde bir ruh taşıdığına inanıyorlarmış. Kötü fısıltıların bu ruhu güçlendirip ağacı terk etmesini bekliyorlarmış. Ve haklı da çıkıyorlarmış. Bir süre sonra ağaç kurumaya yüz tutuyor, ardından da devriliyormuş…
İnanamayabilirsiniz… Ancak Solomon adası yerlilerinin ağacın içinde farz ettiği ruhun insanlarda da olduğuna bir inanabilsek… Ve onları baltadan çok kötü sözlerin devireceğine…
Kaynak: NLPHABER
 Bence bu hikayeyi her eğitimci vede anne baba bilip ona göre çocuklar ile iletişime girmeli diye düşünüyorum.

Biz bu filme dün akşam izledik. Sabah Emir kalktığında bana ilk sorduğu soru:
-Anne dileksi hastalığı ne demek oldu???
 -Şimdiki çocuklar aslında bizim düşündüğümüzden daha çok zeki vede kavrama yetenekleri fazla filmi izlediğinde hemen dileksi hastalığını duymuş ve nasıl bir hastalık olduğuna merak etmiş.

Ben onun yaşlarında iken bırak dileksi hastalığını bilmeyi; daha nezle ile gribi birbirinden ayırt etmeyi bilmiyordum. Gerisini siz düşünün artık...

Çocuklar ile birlikte izlediğim diğer filmler yazımı okumak isterseniz sizleri buraya alayım...


Hoşça kalın.









Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

Bumerang - Yazarkafe

UYARI

Bu blogta yer alan tüm yazılar bana aittir. Söz konusu içerikler benim iznim olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, işlenemez, değiştirilemez veya başka internet sitelerinde ya da basılı veya görsel yayın yapan diğer mecralarda yayınlanamaz.
Blogger tarafından desteklenmektedir.