Haftanın ilk gününden hepinize selamlar olsun bugün sizler ile dertleşmek için geldim. Hııı bak boş gelmedim kahvemi de yaptım haaa ona g...

Haftanın ilk gününden hepinize selamlar olsun bugün sizler ile dertleşmek için geldim. Hııı bak boş gelmedim kahvemi de yaptım haaa ona göre, karşılıklı kahve içip dertleşelim diyerek. Ne dersiniz dertleşelim mi?... ;)


 Bu sessizliği evet gibi kabul ediyorum ve başlıyorum: :) 
Ben hayatım boyunca sahip olduğum kişileri kıskandım. Bana kalırsa bunun sebebi en büyük çocuk, en büyük torun olmaktan kaynaklanıyor olsa gerek. Çünkü anne ve babamı benden bir yaş küçük kardeşim ile paylaşmak zorunda kaldım. Bunun içinde daha küçük yaştan itibaren anne ve babandan ayrı yatmaya başladım. Bu benim için halen ara ara aklıma geldikçe hüzünlendiğim bir anı. İsterseniz size o anımı da paylaşayım da ne demek istediğimi anlayın.

Ben çok küçükken, yaş konusunda pek fikrim yok ama hatırladığıma göre 4-5 yaşlarında olmam gerek diye tahmin ediyorum. O günlerde biz köyde dedem ve ebem(babaannem)ile aynı avluda ama farklı farklı evlerde yaşıyorduk. Aslında buna yaşamaktan ziyade farklı evlerde uyumak diyelim. Çünkü gün içinde hep birlikte yemek yer, otururduk ama daha ki gece vakti uyku zamanı gelene kadar. Uyku zamanı gelince annem ve babam kendi evlerine aynı avludaki başka bir eve gider tabi yanında küçük kardeşimi de götürülerdi. Ben ise ebemgilin yanında kalırdım....

Sebebi ise ; annem küçük kardeşim ile ilgilenirken bana yeteri kadar ilgilenilmeyip, bakamaz diyerek ebemler beni alı koyarlardı. Aslında şimdi konuya buradan bakınca sanki çok normal gayet düzgün bir düşünce gibi geliyor. Ama ya o çocuk halindeki düşüncem? O yıllarda ''annem ve babam küçük erkek kardeşimi benden çok seviyor'' diyerek düşünür. Vee içten içe üzülüp anne ve babamı erkek kardeşimden kıskanır. ''Keşke kardeşim olmasa idi, onun yerine ben annem ile gidip onunla uyuyabilse-idim'' diyerek söylenip kızardım... Şimdi konudan konuya atlamış gibi gelecek ama bu düşüncemi çocuklarım içinde uygular onları kendi başlarına bir yerde kalmalarını istemem. Ama zorunlu sebep olur mecburi göndermek zorunda kalsam da o zaman da mümkün mertebe yalnız başına kalmalarını istemez ikisininde bir kalmasını sağlarım ki. İleri ki senelerde çocuklarımda benim gibi bu şekilde ikinci plana atılan bir çocuk psikolojisine kapılmasın diyerek.

 Benim bu şekilde, çocukluk hatıramda da hatırladığım üzere bu kıskançlık huyum diğer yıllarda da devam etti. Okula gittim çok sevdiğim arkadaşlarım ve öğretmenlerimi diğer çocuklardan kıskandım. Komşularımı diğer komşulardan kıskandım, Amcamı kendi çocuklarından kıskandım... Vs. şekilde devamlı sahip olduğum ve sevdiğim kişileri bir başka insanlar ile paylaşmaktan kıskandım. Ama tabi bu kıskanma öyle abartılı şekilde çevreme belli eder tarzdan ziyade içten içe yaşardım. Çünkü biliyordum ki bu şekilde kıskançlığımı dile getirirsem beni ya yargılayacaklar yada gülüp dalga geçeceklerdi. O yüzden hiç dışa belli etmedim. Yada en azından belli etmemeye çalıştım diyelim.

Büyüdüm çocukluktan genç kızlığı geçtim. Hatta evlendim. Ama bu kıskançlığım huyum halen içten içe devam etti. Daha ki kocişko bu duygumu anlayana kadar. O anlamadan önce ben yine içten içe kızar ve söylenir sonra susardım.

Ama kocişko benim bu kıskançlık huyumu öğrenip daha sonradan kıskanılmaktan hoşlanan kocişko ara ara beni kıskandırma çabalarında bulunuyor. Sonradan da kıskandığımı görünce önce gülüp eğlenir daha sonradan da ''Bu çok normal insan sevdiği kişileri doğal olarak kıskanır, Bu insanların doğasın da vardır. Asıl kıskanmazsan bir sorun vardır. Onu demek ki çok benimsememişte o yüzden kıskanmıyor anlamına gelir'' diyerek beni anlayışla karşılardı. Bende iyiden iyiye bu duyumu içe bastırmak yerine gün yüzüne çıkarmaya başlamayım mı?

Çocuklarımı ve kocişkomu herkesten ve her şeyden kıskanmaya başladım. Benim bu durumu duyan yada öğrenen hem cinsler güya beni anlıyorlarmış gibi yapıp arar ara kendilerince beni yargılamaya hatta küçük görmeye dahi başladılar. Onların söylediklerine göre bir kadın kendini yetersiz görürse kıskanır yada kendini diğer kıskandığı kişilerden çirkin yada kötü olarak kavradığı için kıskanırmış mış mış da mışşş...

Fakat asıl neden hiiç de öyle değil. Evvvvet ben kıskanıyorum, ama kendimi yetersiz vede çirkin gördüğüm için değil. ''Çünkü eğer öyle olsa idi sürekli hem cinsleri mi kıskanırdım. Ama ben yeri geliyor bir çocuğu yeri geliyor bir erkeği de eşim ve çocuklarımdan kıskanıyorum. Çünkü eşim ve çocuklarımın benden çok hiç kimseyi sevmesini istemiyorum. Ben nasıl onlardan başka kimseyi ne sevebiliyor nede gözüm görebiliyorsa onlarda aynı şekilde beni çok sevsinler istiyorum. Onların gözünde ikinci plana atılmak istemiyorum!.. 

Ohhhh beee söyledim rahatladım. Artık bundan sonra kıskançlık huyumdan sakınmayacağım. Artık bağrımı gere gere evet ben kıskancım vede sevdiklerimi çoook kıskanırım diyeceğim.

Peki ya siz kıskanç mısınız?


Hoşça kalın.









Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

En İyi Tarif Blogları
Bumerang - Yazarkafe
Blogger tarafından desteklenmektedir.