Ülkemizde hatta dünya da olan haksızlıklar o kadar çok ki bunu bilmemek imkansızken. Birde bu yapılan haksızlıkları çocuklar üzerinden yap...

YARIŞMA VE HAKSIZLIK

/
8 Yorumlar
Ülkemizde hatta dünya da olan haksızlıklar o kadar çok ki bunu bilmemek imkansızken. Birde bu yapılan haksızlıkları çocuklar üzerinden yapılınca insan bir sinirleniyor!... Güya çocuklara bazı duyguları aşılamak için öğretim yapan; eğitim ve öğretim görevleri hazırladıkları sınavlarda sonuçları göz göre göre hatalı yapması -bunu öğretimde ki kişiler yaparsa- bu çocukları kime emanet edeceğiz diye bir düşündürüyor...


İsterseniz size, beni bu kadar çok sinirlendiren haksızlığı en başından anlatayım. Emir'in sizlerin de bildiği üzere satranç konusunda çok hevesli, hatta yetenekli olduğu için haftanın 3 günü okulundaki satranç kursuna gidiyor. Bu kursta özel bir okulun -güya çocuklara kitap okuma alışkanlıklarını kazandırmak için-  düzenlenen bir sınavı olduğunu kuzum öğrenmiş. Ödül olarak verilen tablet ve bilgisayar gibi... hediyelerde ona cazip gelince katılmak istemiş. Satranç öğretmeni de kuzumun çok akıllı olduğunu bildiği için:
-Tamam Emir seni bu sınava yazdıralım. Hatta sınavdan çıkacak kitapları da ben sana hediye olarak vereceğim. Sınav gününe kadar bu kitapları oku. Sınava annem ve baban da izin verirse ben seni götürüp getireceğim demiş.

Emir o gün akşam okuldan alıp eve götürdüğüm sırada ayakları yerden kesilircesine mutlu. Yerinde duramayarak sağa sola zıplayarak eve gidişi vardı ki onun o hali ile mutlu olmamak imkansız. Ara ara sorular sorarak mutluluğunun nedeni öğrendim. Ama açıkçası nedeni öğrendikten sonra ben pek de mutlu olmadım. Çocuklara bu kadar küçük yaşta böyle bir sınavlar yapılması (ödüllü) dahi olsa bana yanlış geliyor. Çünkü zaten hayatlarının ilerleyen yıllarında devamlı sınav olacağı için. O stresi şimdiden çocuklara yaşatmak bana pek güzel bir şeymiş gibi gelmiyor.

Ama oğlun o kadar mutlu iken. Üstelik birde o sınavdan o tableti almaya, o kadar çok hevesli iken ona ''Hayır ben izin vermiyorum. Bu sınava katılamazsın'' demek biraz gattarlık olur diyerek düşündüğüm için. ''Aaaa ne kadar güzel oğlum'' diyerek onun mutluluğuna ortak olmaya çalıştım.


O sınav gününe kadar kuzum sesli olarak evde olduğu zamanlar bu 3 hikayeyi, 2 şer defa baştan sona kadar okudu... Normal günlerde olsa ona bu kadar fazla kitap okutamaz. Okumamak için daldan dala atlar en sonunda ya benim okumama razı olur. Yada birlikte okumamıza razı olur öyle okurdu. Ama bu sınavdan sonra her boş vaktinde hemen eline kitabını alıp bir köşeye çekilip kitap okuması açıkçası beni mutlu etmişti.

Veee o gün geldi çattı... Pazar günü olacak sınava öğretmeni -diğer sınava girecek olan arkadaşlarını da alıp evimize geldi. Emir'i de alıp götürdü...

Sınav 50 sorudan oluşuyormuş. Üç hikayede ki konulardan oluşan 50 soru. Neyse efendim kuzum bu sınavı kazasız , belasız yapıp tekrar geldi.(çok şükür)

Sonra aradan tam olarak emin değilim ama bir ay olsa gerek. Zaman dilimi sonra sonuçlar açıklanmış. Oğlumun sonucu o okulun verdiği sonuca göre 38 doğru 12 yanlış çıkmış. Öğretmenine kitapçık ve de cevap anahtarı da geldiği için. Birlikte okulda soruları çözmüşler. Böylece çocuklar yanlışlarını, nerede hata yaptıklarını anlamışlar.

Benim kuzum o kadar saf ve kalbi temiz ki ''acaba kaç yanlışı var'' diye yanlışlarını saymadan çantasına soru kitapçığını koyup eve gelmiş... Evde bana:
-Anne bak bu sorularımız okulda öğretmen ile birlikte çözdük. 38 doğrum, 12 yanlışım varmış dedi. Ve bana verdi.

Ben soru kitapçığı elime alıp öylece üstün körü yanlışları nelermiş onlara bakarken, birde baktım ki çocuğumun yanlışı aslında 12 yanlış değil de daha azmış gibi geldi. Sonra sırası ile yanlışlarını saydım. Yanlış  sayısı 7 çıktı(!) Acaba yanlış mı saydım diye tekrar, tekrar hatta bir kere de doğru sayısını saydım. Yok sonuç 7 yanlış 43 doğru olarak çıkıyor.

Hemen kuzumu çağırıp ona bu soruları kimle cevapladıklarını, cevapları nereden aldıklarını sorunca öğrendim ki. Cevaplar sınav yaptıkları yerden, öğretmene ulaşmış. O şekilde cevaplamışlar. ''Ama oğlum senin yanlışın 12 değil ki 7 tane. Sen hiç okulda yanlışlarını saymadın mı?'' Diye sordum.
Çocuk:
-yok anne hiç saymadım, cevapladık, daha sonrada hemen soru kitapçığını çantama koydum. Yanlış ve doğru sayım da öğretmene sınav yerinden gelmiş.

Ben hemen kuzuma aslında yanlış sayısı ve doğru sayısı o şekilde değilde. Bu şekilde 7 yanlış ve 43 doğru şeklinde olduğunu söyledim.

Kuzum ertesi gün satrançta gidince; satranç öğretmenine gösterip, yanlış ve doğru sayılarını göstermiş. Öğretmeni de: ''Belki optik formuna yanlış işaretlemiş-sindir. Olamaz mı Emir?'' demiş. Emir ise ''yok olamaz, ben yanlış yapmayayım diyerek cevapladığım da optik forma dikkat ederek işaretledim'' demiş.

Yani sözün özü arkadaşlar kuzum daha bu yaşında ilk sınav haksızlığını yaşamış oldu. :/

İlerleyen yıllar da zaten öğrenip, görecek olduğu bir gerçeği küçük yaşta görmesi babası ile beni tedirgin etti... Ama maalesef ki çocuklarımızı pamuklar içinde veyahutta bir cam fanusta büyütemediğimiz için mecburen hayatın gerçek yüzünü görerek (bizim elimizde olmayan sebeplerden ötürü) büyüyorlar... :(

Hoşça kalın...


Diğer Benzer Yazılar

8 yorum:

  1. O sinava benim oglumda girdi fakat bize kitapcik verilmedi
    Sıkılarak okudu zaten okumadı desem yeri
    1900kusur kiside 754. Oldu umursamadim cunku icten isteyerek okumadigini biliyodum
    Bizim dershane ogretmenimiz istedi diye girdik
    Suan sizin konuyunca ben bile kuskulandim
    Egitim sistemi zaten vasat. Birde cocuklari boyle uzmeye haklari yok!
    Ne demeli bilemedim :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bizim öğretmen almış. Yok benim oğlum çok hevesli idi bayağı bir zevk alarak okudu. Onun için zaten ben sinir oldum. Çocuğum bu kadar hevesli iken onun hevesini kırmaya ne hakları var!...

      Sil
  2. İnsanlar siyasi torpillerle,sozumona mülakat vs.ile hayat boyu geçimlerini kazanacakları işlere girerlerken (bknz en yakin zamanda İst.Ünv.sınavsız alimlari) iyi niyetle yapilan bir yarışmayı bu kadarda asagilamasak...
    Yapilan kesinlikle haksızlık ama nice kocaman kocaman haksızlıklara & hirsizliklara (emek hırsızlığının kastediyoruz) ses çıkarmayıp ,belki de beşer dikkatsizliginden gelen bu durumu büyütmek...ne bileyim,çok garip geliyor bana.
    Zeynep Rana

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zeynep Rana hanım öncelikle şunu belirteyim ki ben bu yazımın başında da belirttiğim üzere ülkemizde hatta dünyada olan bir sürü haksızlık olduğuna değindim.
      İkincisi ben geçen sene fethullah gülenin sonsuz nur kitabı sınavı girince benimde başıma geldi. Ama ne burada nede başka yerde hiç söylemedim. neden mi? Söylemedim çünkü zaten milli eğitimin düzenlediği sınavlarda dahi torpil ve haksızlık olursa bu sınavlarda haksızlık ve torpil olmamasını düşünmek komik olurdu. :)
      Ama bu sınav 3. sınıfa giden 8 ve 9 yalında olan çocuklar için yapılmış bir sınav çocuklara bu küçük yaşlarında bu tür haksızlıklar yapıp onların hayat bakışlarına olumsuz etkilemek sizce doğrumu?

      Sil
  3. Özür dileyerek konuya giriş yapmak istiyorum. Belki de öğretmeninizin dediği gibi optiğe yanlış işaretleme yapılmış olabilir. Koca koca insanlar bile yapıyoruz bunu, normal bir şey. Ancak yok optik kitapçığa göre işaretli ve bundan yüzde yüz eminim diyorsanız o konuda size katılırım. Ayrıca bir şekilde sınav hayatına alışmaları gerekiyor. Bunu ben de istemiyorum aslında. Lakin ülkemizde eğitim birkaç sınavdan ibaret olduğu için bir şekilde de bu deveyi gütmek gerekiyor.

    Başka bir konuya gelecek olursam burada düşen kitap sevgisini aşılamak size düşüyor gibi.Belki sizde küçük hediyeler ile bu davranışının pekişmesini sağlayabilirsiniz.
    Hoşça kalın..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet o şekilde de olabilir. Ancak oğlum bu konuda gerçekten de çok emin. Ki normalde bu kadar fazla emin olmadığını bildiğim için doğru söylediğini düşünüyorum.
      Evet bu konuda haklısınız maalesef ki çocuklarımızı cam fanuslar da büyütemediğimiz için hayatın gerçek yüzünü bu şekilde ufak ufak dahi olsa alışmak zorunda kalıyorlar. Çünkü bu konuda bizler anne ve babalar olarak elimizden hiç birşey gelmiyor :(
      Kitap sevgisi için zaten elimden geleni yapan bir anneyim. Bunu için hatta oğluma kapalı kendi okuduğu kitapları yazması için bir blog dahi açtım. Acaba şevklendirir mi diyerek.
      Evet öyle kitap okumada çok istekli değil. Ancak hiçte okumuyor değil. Hatta öğretmenine göre yeteri kadar kitap dahi okuyor sayılır.

      Sil
  4. optik form yanlısı olabilecegini dusunerek sui zandan sakınalım ınsaallah..

    YanıtlaSil
  5. Gökçe hanım zaten bende bu tür yanlışlardan çok sakınırım. Ancak o anki ruh halimi bir anne olarak sizde tahmin edeceğinizi düşünüyorum. Nede olsa söz konusu olan oğlum olunca insan ister istemez kılıçlarını kuşanıp öyle hareket ediyor.
    Yoksa diğer türlü niyetim kimseye iftira atmak yada aşağılamak değil lütfen bunu anlayın.

    YanıtlaSil

Bumerang - Yazarkafe

UYARI

Bu blogta yer alan tüm yazılar bana aittir. Söz konusu içerikler benim iznim olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, işlenemez, değiştirilemez veya başka internet sitelerinde ya da basılı veya görsel yayın yapan diğer mecralarda yayınlanamaz.
Blogger tarafından desteklenmektedir.