Evet nerede kalmıştık... Oğlumun ağzındaki üst iki dişi diş perisi para getirecek diye çıkardı, sonradan alt iki dişide kendi sallanarak...

Evet nerede kalmıştık... Oğlumun ağzındaki üst iki dişi diş perisi para getirecek diye çıkardı, sonradan alt iki dişide kendi sallanarak ALlah'ın emri ile çıkmıştı. Ve son olarakta yandaki azının biride çürük olduğu için çok ağrı yapınca mecburiyetten çektirmek zorunda kaldık... :(

Etti mi 5, oğlumun ağzındaki 5 diş eksilince çocuğun şekli şemalı bir değişti. O yakışıklığından ise hiç eser kalmadı. Ama tabi yüzüne karşı '' Aaa babası bak gördün mü oğlum bu şekilde de ayrı bir tatlı oldu'' Filan diyorum ama tamamen yalan. :)

Hayır birde bu çocuğun alt ve üst iki dişte yan yana gidince doğru düzgün bir şeyde yiyemez oldu. Az kalsın bitkiler gibi fotosentez ile beslenecek hale geldi...

Aradan bir hafta geçiyor çocuğu yanıma çağırıyorum:
-Oğlum ağzını açta bir bakayım dişin gelmeye başlamış mı?
Çocuk koşa koşa geliyor heyecanla:
-Anne çıkmış mı, çıkmış mı?.. diyor
-Yok tam çıkmamış ama bir hafta sonra kesin çıkar. Sonra yine bir hafta geçiyor yine aynı şekilde hiç bir şey yok ama Emir'in morenini bozmamak için yine ona:
-Bir bilemedin iki hafta sonra kesin çıkar... :(
İki hafta geçince önce çıkan üstlerin aksine, sonradan kendiliğinden sallanan altlar küçük bir ışık gibi damağın içinden parlamaya başladı.
Neyse ki altlar bari çıkıyor diyerek ailecek derin bir ''ohh!'' çektik.
Bu sefer haftaları unuttuk ayda bir bakar hale geldik ama altta parlayan iki dişte gayet güzel şekilde çıktı ama üstte hiç bir şey yok, hayır en azından ufak bir ışıltı olsa biz ona da razıyız. Aa yok ne bir pırıltı nede başka bir şey damak olduğu gibi kıpkırmızı duruyor. Ben iyiden iyiye endişelenmeye başladım. Emir'e:
-Oğlum bir dişçiye dişini göstereli mi? Dedim.
Son diş çekiminden sonrada iyice dişçiden korkan Emir'in birde dişçi fobisi çıkmasın mı? Al başına belayı. Şimdi bu çocuğu zorla dişçiye götürürsen hayatında bir travma olarak kalacak belki, o sebepten zorlamamak gerek. Ama ya bu dişler hiç çıkmazda bu çocuk aynen ebem gibi bu küçük yaşında dişsiz kalırsa. Asıl sen o zaman gör tramvayı. Oyyyy ben ne edem, ne edemde bu çocuğun dişini çıkaram, diye kara kara düşünerek bir seneyi devirdik mi?

Şaka maka canım kuzum bir sene üst iki dişi yok şekilde hayatına devam etti.. :( Kara kuzum hemen hemen her gün Emir sende yaşlanmışsın dişleri dökmüşsün\ Emir dişleri yedin mi\ Dişer sana küstü de gelmiyor mu yoksa gibi... Mahalle dalgası da gördü. gerçi bu tür dalgaya genellikle bir dişi panterin yavrusunu nasıl korursa aynen o eda ile hemen o bayat esprileri yapanların üzerine atlayıp konuyu çevirdim. :) Hııı bu arada bu atlama öyle saç baş mahalle kavgası şeklinde değilde ufaktan ufağa laf çarpma yada şaka ile karşılık laf sokma şeklinde oldu... :)

Bir seneyi de devirince ben iyice kuruntulanmaya başladım. Tabi kendi içim rahat değil ya babayı hiç rahat bırakır mıyım. Düşüncelerimi sesli olarak ona da söyler onunda içine kurt düşürmeye başlayınca biz ana ve baba olarak nette bir araştırma yaptık. Acaba bu durum normal mi? Yoksa bir problem mi var diye..
Amannn oda ne, nette neler neler yazmışlar... Kimisi diyor o dişlerin yerinde diş yoktur \ Kimisi o dişler çıkamadığı için çıkmıyordur, o sebepten bir operasyon şart \ Kimisi diyor diş geri geri damağın içine doğru büyüyordur.... Vb.. Şeklinde sanki felaket tel lalleri gibi bir sürü yorumlar vede açıklamalar mevcut. Hayır orada bir Allah'ın kulu bu şekilde geç çıkma erken çıkan dişler için normaldir diyerek açıklama yapıp bizim yüreğimiz hiç rahatlatmamış.

Biz tüm bu bilgilere de bakınca pacalarımız iyice tutuştu. Eyvah gördün mü çocuk dişsiz olacak\ Hayır şimdi bu çocuğa takma dişte taktıramayız ki\ Off ya şimdi hayatının sonuna kadar bu şekilde üst iki diş yok şekilde yaşayamaz ki.. Diye evhamlanmaya başladık. Bir yandan da Emir'e bu kendi başımıza kurduğumuz kurguları söylemeden güzellik ile dişçiye götürmek için ikna etmeye çalışıyoruz. Bir iki hafta sonunda biz bu çocuğu ikna etmeye başardık... Tamam Emir'i ikna etme işi halloldu ama ya diş hasta hanesinden randevu almak gerekiyor. Güya randevu sistemi ile çok kolay şekilde hasta haneden randevu alınacak ama nerdeee!... 15 gün sonrası için randevu vermiyor. Bir gün sonra bir doktor boş gece saat 12 olunca onu bari alalım diye gece saat 12 olmasını bekliyoruz. Saat gece  12 olunca hemen bilgisayarı açıp bakıyoruz o randevu alınmış dolu gözüküyor. 2 gün sonrası için varmış bu sefer iki gün bekle yine aynı şekilde o da kapıldı derken biz bir ayda bu şekilde randevu almak için internet başında nöbetler tuttuk. Sonunda Allah'tan bir 15 gün sonrası için hemen bir randevu aldık.
-Ohhh çok şükür onu da hallettik. Diye yine bir sevindik. :)

Neyse efendim 15 gün sonra biz sabahın köründe çocuklar ile yola düştük ve dişçiye gittik... 
Hasta haneye gidince bir 10 dakika varmış 10 dakika önce Emir ile Efenin hasta hane içinde zıplama istekleri ile daha sonra da birbirlerini kedi köpek gibi yemeleri ile uğraştığım için. O 10 dakika bana 10 saat gibi geçti. Ama Allah'tan geçti ya çok şükür. Biz hemen doktorun muayenehanesine girip Emir'in diş problemini anlattım. Oda  dişlerine bir bakınca bir röntgen çektirinde oradan bakalım dedi. Daha sonrada röntgen çektirdikten sonra tekrar muayenehaneye gittiğimizde doktor röntgene bakınca:
-Dişler çıkacak yavaş yavaş gelmeye başlamış. Üst damak biraz dar olduğu için diş çıkacak yeri bulmakta biraz zorlanmış. Ama geliyor. Bu arada üst dişlerde biraz tavşan dişli gibi dişlek olacağa benziyor. 
Hatta ekrandaki röntgeni bana da gösterip bak burada dedi.
Ben o röntgeni görünce oğlumun gelen dişlerini seçtim. Aman Allah'ım onlar nasıl diş öyle resmen kazma gibi bir şeye benziyor. :(
 O değilde baba ve anne olarak hiçbirimizde kazma dişte yok ki bu çocuk kime çekti öyle... :( öğğğğğ...

Neyse ki o korkulu kurgularımızın hiç biri gerçekleşmedi diyerek sevinip. Buna da şükür diyerek hasta haneden ayrıldık...

Doktorun erken çıkması için verdiği jelleri de günlük üst damağına masaj yaparak sürmemiz sonunda dişte bir ışıltı çıkmaya başladı.. :)
O ışıltıyı gördük ya sonrası elbet gelir diyerek sanki üzerimizden büyüüük bir yük kalkmış gibi tüy gibi hafiflemiş halde evde dolaşmaktayım. :) Biri derin bir puhhh dese uçacağım. O derece hafifim gerisini siz düşünün artık :)




Hoşça kalın.








Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

En İyi Tarif Blogları
Bumerang - Yazarkafe
Blogger tarafından desteklenmektedir.