Efe'yi okuldan aldıktan sonra yeni okulumuzdaki okulun ana sınıfı dolu olduğu için oğlumu ana okuluna almadılar. Kreşler ise, iyi ka...

Efe'yi okuldan aldıktan sonra yeni okulumuzdaki okulun ana sınıfı dolu olduğu için oğlumu ana okuluna almadılar. Kreşler ise, iyi kaliteli olanlar ateş pahası şuan ki bütçe ile o kreşin ücretini ödemeyiz. O kreşin ücretini ödemek için hiçbir şey yeyip içmeden durmamız gerekli ki ancak ödeyebilelim.. ''Amann sende, bende oğluma kendim kreş eğitimi veririm hem onlardan çokta iyisini veririm.  Geçen sene ana okuluna gitti de ne oldu, iki boyama ve faaliyetten başka hiçbir şey yapmadılar. Biz onları zaten evde de sürekli yapıyoruz. Ben bu kreş eğitimi Kur'an harflerini öğretme ile başlayacağım.'' diyerek kendi kendimi gaza getirdim. Sonra hemen Emir'e kreşte iken aldırdıkları Kur'an-ı Kerim öğreniyorum setini çıkarıp ilk olarak harfleri öğretmek ile işe başladım.

İlk başlarda özellikle harfleri öğrenirken çok zevkli idi, zevkle okudu. (Elif) kaleme benzer\ (be) tek tekerli bebek beşiğine benzer\ (te) içinde iki tane top olan sepete benzer.\ (se) içinde üç yumurta olan tabağa benzer gibi... her harfi bir şeye benzeterek tanıtmışlar. Bizde aynen o şekilde tüm harfleri sıra ile öğrendik.
Harfleri o kadar çok iyi öğrendi ki ara ara karıştırarak soruyorum hemen biliyor. Hatta bir oyunda dalgın ise, hemen bir harf soruyorum. hemen hiç şaşırmadan biliyordu. Oğlumun bu çabuk öğrenme şeklide beni iyiden iyiye hırslandırdı. 

Sonra Bismillah diyerek üstün, esre kısmına geçtik. İlk başlarda kafası karıştı bilemedi üstün gelince harf A ve E harfi de eklenerek okunması gerektiğini esre gelince ise I ve İ harfi geldiğini öğrettim. Bizimki ilk başlarda heceleye heceleye okurken birde üstüne örte Harekesini ekleyince kafası iyiden iyiye arap aşı gibi karıştı. :) Üstün gelince U, Ü demeye esre gelince A,E demeye başladı... :(

Çocuğu sıkmakta istemiyorum, ama hırsta yaptım illaki bu sene ona Kur'an-ı Kerimi evde kendi başıma öğreteceğim, oradaki öğretmenlerden neyim eksik ben kendi çocuğuma kendim öğretirim. diyede düşünüyorum. Ama çocuğun kafası iyice karışınca da stres oluyorum. Kızmamak için dişlerimi sıkıyorum, Benim gergin olduğumu da sezen çocuk artık hiç okumak istemedi. Kitabı saklamış ben bulamayayım diye. Bir iki kere:
Ben: Oğlum hadi kitabını getir de biraz daha çalışalım dediğimde.
Efe: Anne kitabım kayboldu diyor.
Ben: Hadi ama Efe sakladığını biliyorum. (Kıs kıs gülerek) 
Efe: Hayır saklamadım kayboldu :)
Ben odasına gidip her zaman sakladığı yer olan yatağının içine bakıp buluyorum, sonra bir iki çalışıyoruz. Benim velet yine aynı sürekli karıştırıyor, üstelik karıştırdığını kendide bildiği için hiç ciddi olmadan eli ayağı bir türlü durmuyor sağa solu elleyerek kendini derse vermiyor. Ben iyiden iyiye sinirlenmeye elim ayağım sinirden titremeye başladı.
Ben: Oğlum bak bir sakince otur da çalışalım elindeki oyuncakları bırak şu şekilde düz otur diyorum. Yok bizim ki hiç oralı değil sanki çişi gelmiş gibi sallanıp duruyor.
Ben:Çişin mi var?
Efe: Evet
Ben: İyi o zaman git yap
Efe: yok ki, şaka yaptım, şaka yaptım diyerek kah kahkaha kahkaha atıyor....
Dersi dağıtmamak için gülmeyi kesip ciddi olmaya çalışarak 
Ben: Efe şimdi oyun zamanı değil, hadi ders çalışalım söz o zaman seninle oynarım.
Efe: söz mü?
Ben: söz
Efe : tamam o zaman çalışalım dedi..
Ve gayet ciddi şekilde hiç hata yapmadan esre ve üstünü geçti.
Ben şaşkın daha iki dakika önce hepsini birbirine karıştıran çocuk bu değil miydi? Ne çabuk çözdü öyle diye şaşkın şekilde dersi bitirip onunla birlikte oyunlar oynadım.

Ertesi gün yine aynı şekilde, dün gayet güzel şekilde okuduğu yeri yine ilk anki gibi karıştırarak okuyor. 
Ben: Hadi Efe yine dünkü gibi güzelce oku, yine seninle oynayacağım. Dedim. 
Ama bu sefer yutmadı.
Efe: Olmaz okumam diyerek yine sağa sola sallanıyor, eli ayağı yine bir sabit durmuyor.

Baktım olacak gibi değil bir iki tehdit yaptım, ''bak okumazsan sana çizgi film yasağı koyacağım'' yok hiç oralı değil. Sonra aklıma ona kek yapmamak geldi.
Ben: Hadi bak güzelce okusan sana sürpriz olarak çok güzel bir kek yapacağım. dedim.
Efe: Yine tamam olur diyerek ötreyi ve cezimi de çok güzel geçti... :)


Tabi sonra ödülünü yedi... :)

Bu çocuğun huyunu bir türlü anlamadım ya!... Canı isterse herkesten en iyisini yapıyor iki dakikada öğrenip, okuyor. Ama yok canı istemezse sen kendini ye, başını duvarlara vur, dişlerini ve tırnaklarını ye... Hiç umurunda değil senin karşında dalga geçerek gülmeye devam ediyor... :(

Birde üstüne üstelik beni daha çok sinirlendirmek için beni kızdıracak neler varsa onu yapıyor. Beni ciyak ciyak bağırtır. Ama yinede oralı olmaz en sonunda bir ödül vaat ettiğimde iki dakikada okur bitirir. 
'' Ah oğlum bunu keşke başta yapsan da bana sinir kırızleri geçirtme-sen olmaz mı?''

Ama yok yok bu çocuk illaki  ilk başlarda benim sinir olmam için elinden geleni yapıyor. Ya beni sinirlendirmeyi çok seviyor, o halimi görmek istiyor. Yada bana garezi var.... Puffff :(


Hoşça kalın.








Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım
Bumerang - Yazarkafe

UYARI

Bu blogta yer alan tüm yazılar bana aittir. Söz konusu içerikler benim iznim olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, işlenemez, değiştirilemez veya başka internet sitelerinde ya da basılı veya görsel yayın yapan diğer mecralarda yayınlanamaz.
Blogger tarafından desteklenmektedir.