Kpss derdi Ülkemizde bir sürü insanın derdi olduğu gibi benimde derdimdi. Aslında dert demeyelim de kaygı diyelim... Çünkü ben öyle birço...

Kpss derdi Ülkemizde bir sürü insanın derdi olduğu gibi benimde derdimdi. Aslında dert demeyelim de kaygı diyelim... Çünkü ben öyle birçok kişinin yaptığı gibi hayatımı o sınava endeksleyerek yaşamak yerine sanki sınav hiç olmayacakmış gibi hiç aklıma getirmeden hatta kimi zaman Kpss'ye katıldığımı unutmuş şekilde devam ediyorum. :) Daha ki son bir ay kalana kadar, hani bir laf vardır ''yumurta kapıya dayanmadan olmaz'' diyerek bendeki mantık da o illaki son günler gelip çatacak ki ben bir iki sayfa karıştırıp 10-15 soru çözeyim...

Bu seneki Kpss hazırlanmamda aynen o şekilde son bir ay kalana kadar elime tek bir kpss kitabı almadan, bir tane dahi olsun soru çözmeden gündelik hayatım, annelik vede ev hanımlığı telaşı şeklinde geçti... Hımm birde bloğuma yazı yazmayı da unutmayalım...

Sınava son bir ay kalmış benim paçalar tutuşmaya başladı...''aman sınavda yaklaştı benim eski kpss kitaplarını nereye kaldırdım ki? Onları gün yüzüne çıkartayım da bir kaç soru çözüp, konular üzerinden tekrar geçeyim...'' şeklinde sorular vede düşünceler kafamı kemirmeye başlayınca. Sene 2003 li Kpss kitapçığını elime alıp bir deneme testi yaptım. Sonuç, çok kötü değil yarı yarıya...  ''İyi her gün bu şekilde soru çözersem ben bu işi bu sene inşallah halleteceğim... :)'' diyerek hemen ümitlenmeye başladım bile.. ;)

Ertesi gün yine bir 10 soru çözdüm sonra çocukların ev ödevleri için yanında olmam gerekiyordu onun için çalışmayı ertesi güne erteledim. Ertesi gün ise ''Aman bak gördün mü bir sürüde ütü birikmiş ütü yapmam gerekiyor, Yoksa benim kocişko aradığını bulamayınca söylenmeye başlar''  diyerek o gün ütü yapmak ile geçti. Sonra diğer günlerde aynı şekilde bir sürü bahaneler, bahaneler, bahaneler.... Şeklinde son haftaya girdik.

O kadar zaman çalışmadım zaten son bir haftada çalışmak ile bir şey olmaz en iyisi mi ben yine olacağına bırakıp sınava girip belleğimdeki bilgiler ile idare ederek bu seneki sınavı da bu şekilde atlatayım diyerek yine çalışma işini bıraktım. Ama içimdeki endişe vede stres her gün biraz daha büyüyerek devam etti.. :(

Sınav gününe bir gün kala çocukları babaanneye gönderdim. Onları gönderirken de ikisini de bir köşeye çekip:
-Kuzularım bak benim yarın sınavım olacak onun için siz bu gece babaannede kalacaksınız ben sınavdan çıkınca sizi babaanneden alıp eve geleceğim tamam mı?
İkisi de bir ağızdan sevinerek ''Oleyyyy! Tamam oldu anne...'' Ben yine konuşmaya devam ediyorum:
-Ama bakın benim yarın ki sınavım iyi geçsin diye dua edin ki ben sınavı kazanıp memur olayım.. (Çocuklardan dua dileniyorum. Nede olsa onlar günahsız duaları kabul olur mantığı ile..)

Onlar tamam dediler sonra amcaları ikisini de alıp götürdü. ben çocukları da gönderince iyiden iyiye stres olup kendi kendime kızmaya başladım...:(  ''Tüm sene hiç çalışmadım, birde bir şey yapacakmış gibi sınava girmek için çocukları gönderdim'' diyerek kendi kendimi yemeye başladım.. :(

O gece kocişkonun tesellisi ile sabahı ettim. Sabah erkenden üstün körü kahvaltı yapıp sınav olacağım okula Kocişko beni bıraktı. Sonra o işine gitti bende sınava girdim. O esnada bende de  bir heyecan var ki sormayın elim ayağım buz gibi kesildi. Midem bulandı, içim daraldı, sanki bir şey beni boğuyormuş gibi gelmeye başladı.. :(

Sınav olacağım binaya genel kontrol yapılıp girdikten sonra, sınıfı da bulup sınav olma zamanı beklemeye başladım..

Sınav kitapçıklıları dağıtıldıktan sonra... Sınav yine aynı şekilde Türkçe ve Matematiği ilk başlarda hiç çalışmama rağmen gayette güzel şekilde çözdüm. Sonraki genel kültürü bölümüne gelince özellikle ezber gerektiren tarih soruları, güncel sorular, ve benim korkulu rüyalarım olan Coğrafya ve mili güvenlik tarzı sorular çıkınca benim kafa ilk 60 soruyu çözmek ile iyiden iyiye yorulunca da. O soruları çözmeyi geçtim, okumak dahi beni sıkmaya başladı. :( Hatta bazen up uzun soruları okumadan o soruyu geçip diğer sorulara geçtiğim zamanlar bile oldu.. :(

Sınav saatinde ben bu şekilde sorular ile cebelleşmek ile geçti. Sonra çocukları almaya gittiğimde babaanneden öğrendim ki benim kuzular tamam anne dua ederiz diyerek beni evde kandırmışlar.. :(

Emir babaannesinde.:
-Babaanne annem bize bana dua edin de sınavım iyi geçsin dedi. Ama biz Efe ile birlikte kötü geçsin diyerek dua ettik. Çünkü o sınavı kazanırsa bizi bırakıp çalışacak. Biz o zaman annemizi çook özleriz. O sebepten bizde inşallah annemin sınavı kötü geçerde sınavı kazanamaz diyerek dua ettik demişler... (Hain evlatlar... :) )

Stresli vede zor bir sınav saatinden sonra üzerimden sanki büyük bir yük kalkmış gibi hafiflemiş hissedip o gün ailecek hep birlikte gezmelere gidip gezdik... :)

Sınavın nasıl geçti diyenlere ise: ''berbat'' diyerek geçiştirdim...

Taha ki cuma günü sınav açıklanana kadar, sınav açıklanınca, ümitsiz 50 den yukarı almam diyerek sonuca baktım. Ama sonra 66 olduğunu görünce tühhh çok az almışım, 70 bari alsa idim diyerek züldüm.. :(

Kocişko benim bu halimi görünce güldü, ve... 
-Sınava hiç çalışmadın. üstelik sınav kötü geçti de diyorsun, 50 lerde beklerken 66 aldın. Ama halen üzülüyorsun, bırak ne üzüleceksin bak hiç çalışmamanı rağmen gayette iyi aldın. Çoğu insanlar tüm yıl dershanelerine gidip deneme testleri vede konular ile cebelleşiyorlar. Ama onlarda senin gibi 60 ve 70 arası alıyorlar. Sen onlara nazaran çok iyi durumdasın diyerek beni ferahlattı... :) (insanın halinden anlayan bir kocası olması ne kadar güzel demi..)

Kasımda ise tercihler varmış. Buyur burdan yak şimdi ben bu tercihi yapıp sanki çok puanım varmış gibi ümitlenip sonuç mu bekleyeceğim yada hiç tercih filan yapmayım da bu kpss maceramı hatıralarımdan silip unutayım mı?... Bilemedim... :)


Hoşça kalın.








Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım
En İyi Tarif Blogları
Bumerang - Yazarkafe
Blogger tarafından desteklenmektedir.