Kapadokya gezisine gitmeden önce oralara gidenler ''Aksaray yolu üzerinden ya giderken, yada dönerken Ihlara vadisini de uğrayı...

Kapadokya gezisine gitmeden önce oralara gidenler ''Aksaray yolu üzerinden ya giderken, yada dönerken Ihlara vadisini de uğrayın'' diyerek çok tembihler etmişlerdi.. :) O sebepten dönüş yolunu Aksaray tarafından yapıp Ihlara vadisine gittik. aslında vadi denince ilk başlarda kızıl çukur vadisi aklıma geldi ve gidip gitmemekte tereddüt etmiş olsam da eşimin ısrarı üzerine gittik. 


Çok eski çağlarda Hasan Dağı aktif bir yanardağ iken püskürttüğü lavların soğuması nedeniyle bölgede farklı bir kayaç yapısı oluşuyor. Zamanla oluşan çatlaklar, çöküntüler ve Melendiz Çayı'nın etkisiyle Ihlara Vadi'si oluşuyor. Ihlara vadisi yaklaşık 15 kilometre uzunluğunda. Yüksekliği ise yer yer 70-100 metre arasında değişiyor. Standart gezi rotası Ihlara Köyü'nden başlayıp Belisırma Köyü'nde bitiyor ve mesafe 6 km kadar. Melendiz Çayı'nın her iki yakası yürüyüşe uygun olduğundan tüm yolu geri yürüyebilirsiniz...

Ihlara vadisine giriş yapmadan önce müze kartınız ile gişeden geçmeniz gerekiyor. Gişeden müze kartlarımız ile giriş yaptıktan sonra yukarıdan manzarayı biraz izledim. Öyle muhteşem bir manzaraya sahip ki yukarıdan izleyince bile insan hayran kalmaktan kendini alıkoyamıyor... :)

Vadiye inmek için karşınıza yaklaşık 400 basamaklı merdiven çıkınca ve özellikle o merdivenlerden çıkanların o bitmiş kan ter halindeki hallerini gördükçe biraz korktum ''acaba bizde geri dönüşte bu insanlar gibi mi olacağız'' diyerek. Ama buralara kadar gelipte o manzarayı, o atmosferi, o yeşilliği görmeden dönmek olmaz diyerek ya bismillah deyip merdivenleri inmeye başladık...


Ihlara vadisi gerçekten de çok harika bir yer daha merdivenleri inerken göz ziyafetine başlamış oluyorsunuz. İnsan her köşesine, her ayrıntısına bakıp incelemek hiç bir ayrıntıyı gözden kaçırmamak istiyor. Özellikle yeşile aç bir insansanız sanki çölde su bulmuş bir insan gibi mutlu olup, büyük bir sabırsızlıkla aşağıya inmeye koyulursunuz. :)


Aslında Kapadokya çok yeşillik bir alan değil. Hatta bazı bölgelere çorak bile diyebiliriz ancak Vadi'nin içi resmen bir doğa mucizesi...


Merdivenleri inerken karşımıza ağaç altı kilise geliyor. Ağaç altı kiliseye girip gezdikten sonra merdivenleri inmeye devam edin...


Merdiveni indikten sonra şırıl şırıl akışını duyduğunuz Melendiz çayını artık görebilirsiniz...


O güzel sesi vede pırıl pırıl görüntüsünü izleyerek dinlenmek için banklardan birine oturup hiç bir şey düşünmeden sadece suyun sesini dinleyin. Gerçekten de insanı insandan alan bir ses vede görüntüsü var. Tam terapilik ortam... Sorunlu, dertli bir insanı götürüp oraya oturdun bir saat içinde tüm dert vede düşüncelerini unutup pamuk gibi bir adam olur. :)


Ses vede görüntüsünü yeteri kadar dinleyip, izledikten sonra o buz gibi suya dokunup tüm kötü enerjinizi atmaya ne dersiniz... :) Şimdi sıra paçaları sıvayıp suya girmekte... Ohhh buz gibi suyu yeteri kadar hissettikten sonra yürümeye devam...


Şimdi de karşımıza Yılanlı kilise çıktı... Ihlara vadisinde pek çok kilise bulunmakta imiş ancak bazıları gezilemeyecek derecede olduğu için kapalı. İçinde 8 tane kilise gezilecek durumda imiş...

Ama biz Kapadokya gezimde yeteri kadar kilise gördüğüm için sadece iki tanesini gezdik Ağaçaltı ve yılanlı kiliseyi gezdik...


Doğa, yeşillik vede su sesine aç biri olduğumuz için biz genellikle Melendiz çayı kenarında yürüyüş yapıp etrafı incelemek ile vakit geçirdik.

Yorulduktan sonra başka zaman tekrar gelir bu seferde Belisırmadan girer o tarafları gezeriz diyerek kararlaştırıp. Melendizin üstündeki köprüden karşı tarafına geçip tekrar geri döndük.

Geri dönüş yolunda ise merdivenlerden çıkmak sanıldığı kadar zor değilmiş. Çünkü merdivenler çok dik olmadığı için eğer bir nefes probleminiz yoksa yavaş yavaş çıkabilirsiniz...

Ihlara vadisini evet bizi o merdivenlerini inmek daha sonrada çıkmak yordu... Ama peki değdi mi derseniz?... Evet değdi... Hemide fazlası ile değdi... :)

Hoşça kalın...


Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

En İyi Tarif Blogları
Bumerang - Yazarkafe
Blogger tarafından desteklenmektedir.