Annelik kadını baştan aşağı değiştiriyor.... Hiç öyle ''hayırr! ben değişmedim, aynı huydayım, fiziğim dahi aynı duruyor'...

Annelik kadını baştan aşağı değiştiriyor.... Hiç öyle ''hayırr! ben değişmedim, aynı huydayım, fiziğim dahi aynı duruyor'' demeyin yemezler :)

Değişiyor! Üstelik  öyle bir değişiyor ki ilk halinin tam zıttı şeklinde değişime uğramış halde kendini buluyorsun. Ne demişler kişi kendinden bilir işi... :) O sebepten bu yargıya ben kendimden gözlemleyerek karara vardım.

Çocuk çağlarıma hiç girmeden, ben direk gençlik, lise ve üniversite yıllarım ile karşılaştırma yapmak istiyorum. O yıllarda hiç öyle sulu gözlü değil aksine ketum dahi sayılırdım. :)

Misal verecek olursak o yıllarda eskiden sinemalarda Türk filmlerine ağlandığını duydukça ''Saçma, insan hiç gerçek olmadığını bile bile filme ağlarmıymış'' derdim... Ağlanıyormuş, üstelik öyle böyle değil salya sümük ağlanıyormuş bunu bizzat öğrendim... :)

Sırf bu huyum yüzünden artık duygusal filmler izleyemez oldum. Eeee ağla ağla nereye kadar resmen içim şişiyor. :( O zaman bende polisiye hatta korku bakarım diyerek o tarz filmlere yöneldim. Bu arada laf aramızda ama bu durum en çok kocişkonun işine geldi :) benim bu sulu gözlüğüm sayesinde benimle birlikte korku, polisiye, bilim kurgu, vs.  izler oldu.. :)

Ama sulu gözlü oldum ya bir kere illaki kendime ağlayacak sahne buluyorum. Bu sahneler için illaki filimler bakmada gerek yok dizilerdeki duygusal sahneler bile ağlama fazlasıyla yetiyor. :)

Bu sulu gözlü halime arık çocuklarda öğrendi özellikle Emir duygusal sahneleri görünce hemen kafasını bana doğru çevirip benim gözlerimin içine bakıyor. Acaba annem ağlıyor mu? Yoksa ağlamıyor mu diye...

Geçenlerde bir diziye bakarken gizliden gizliye ağlarken burnum aktı, elimde peçetede yok o sebepten burnumu çektim. Efe burnumu çektiğimi duyunca hemen yanıma gelip kafasını eğerek gözlerime baktı. Sonrada bana:
-Anne o gerçek diil onlar sahte. Hani abim okulda yalandan Nasrettin Hoca olmuştu ya, aynen öyle... Dedi.. :) 

Normalde ona o şekilde ben söylerdim. Bazı sahnelerden etkilenir olsa, gerçek olmadığını bunun bir kurmaca, bir masal kitabını canlandırma şeklinde olduğunu örnekler vererek anlatırdım... Kuzum benim o anlattıklarımı çok iyi anlamış olmalı ki. Benden öğrendiği şeyi şimdi de bana satıyor. :) Bu huyu aynen ben, bende genellikle bir şey öğrenince hemen onu ilk gördüğüm kişiye hatta onu bana öğreten kişiye satarım. :) anasının oğlu ne olacak. :)

Yani sevgili okur anlayacağınız bende bir sulu gözlülüktür gitmekte özellikle bu sene bu sulu gözlü halim daha çok arttı. :( 

 Neden böyle SULU GÖZLÜ BİR ANNE oldum? inanın hiiç bir fikrim yok!... Peki sizce neden böyle olmuş olmalıyım sizlerin fikri yada önerisi olan var mı?

Hoşça kalın.

Bumerang - Yazarkafe

UYARI

Bu blogta yer alan tüm yazılar bana aittir. Söz konusu içerikler benim iznim olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, işlenemez, değiştirilemez veya başka internet sitelerinde ya da basılı veya görsel yayın yapan diğer mecralarda yayınlanamaz.
Blogger tarafından desteklenmektedir.