Kapadokya gezi notlarımda Ortahisar kalesi vede uç hisar kalesi vardı... Vardı diyorum çünkü evdeki hesap çarşıya uymuyormuş bunu bir kez...

Kapadokya gezi notlarımda Ortahisar kalesi vede uç hisar kalesi vardı... Vardı diyorum çünkü evdeki hesap çarşıya uymuyormuş bunu bir kez daha anladım. :( Benim hayalime göre ortahisar kalesi çıkımı çok basit hiç yorulmadan gayet haylaylom şeklinde sallana sallana çıkacaktım... Kurduğum cümleden de anladığınız üzere benim işler hiçte o şekilde ol-ma-dıııı..


İlk olarak isterseniz sizlere Ortahisara hakkında bilgiler vereyim:

Ortahisar Ürgüp kara yolları üzerinde Göremeye 5 km mesafede bir yerleşim yeri...

Ortahisar'a girince ilk gözünüze çarpan şey ihtişamı vede gösterişi ile kale oluyor zaten... Bu kale Daha Hititlerden, Firigyalılara, Bizanslılardan, Osmanlılara kadar birçok medeniyetin yaşadığı bu bir kültür vede tarih hazinesi olduğu için Kapadokya gezisinde burayı da görmeyi listenize ekleyin vede kesinlikle görmenizi tavsiye ederim...

Kapadokya ya gitme sebeplerimizin en önemli sebebi herkeste olduğu gibi bizimde peri bacalarını görmekti... Ortahisar kalesi de bu peri bacaların en büyü olduğu için bence kesinlikle görülmeli...

Kaleyi uzaktan uzağa iyice bir süzdükten sonra ''Haydi Bismillahirrahmanirrahim'' diyerek çıkmak için yola koyulduk...

İlk olarak kaleye girdiğinizde sizi bir görevli karşılıyor ve kişi başı 5 TL ödedikten sonra Kaleye çıkmak için yapılmış demir merdivenler ile çıkmaya başladık...


İlk başlarda gayet normal şekilde etrafını izleyerek çıktığımız kaleye bir müddet sonra yorgunluk vede yüksekliğin verdiği korku ile tırsarak çıkmak zorunda kalıyorsunuz... Çünkü kale 90 metre yükseklikte... Ben özellikle bu kaleye çıkarken anladım ki benim yükseklik korkum varmış... :(


''Daha ne kadar çıkacağız?'Az mı kaldı?.. Yok artık ben orayı kesinlikle çıkamam'' diyerek çıkmaya devam ettim.. :)


Ve tabiki ara ara oturup dinlenmeyi de ihmal etmedim... Bu şekilde biraz oturup dinlendiğinden yorgunluğun gidiyor, hemide etrafını izleme şansın oluyor... Yoksa diğer türlü devamlı çıkarsam, çıkarken korkudan etrafıma bakmadan çıktığım için hiçbir şey görmeden çıkmış olacaktım.. :)


Ayrıca her katta ayrı bir bölmeler vede odalar var... İnsan oraları gördükçe içten içe ''Kim bilir buralarda hangi milletteki insanlar yaşadı nasıl olaylara şahit oldu'' diye düşünmeden edemiyor...


Veee SON UÇ NOKTASINA ÇIKIYORUM!... şimdi artık derin bir oh çektikten sonra bir köşeye oturtup, etrafımdaki güzellikleri büyük bir hayranlıkla izledim... 


Şehir ayaklarımızın altında olduğu için tüm köşesini vede gidemeyeceğimiz yerlerini kuş bakışı da olsa görme fırsatın oluyor. Elimde makine sağı solu çektim ama şimdi hepsini burada yayınlayamayacağım... Ama hiç olmazsa en azından bir karede olsa paylaşmak adına sizlere, en uç noktada çektiğim bir kare ile baş başa bırakmak istiyorum...

İnsan tüm yorgunluğunu orada tatlı tatlı esen rüzgarın etkisi ile unutuyor... :)

Ama her çıkışın bir inişi olduğu gibi bu ortahisar kalesinin birde inişi var.... Düşüncesi bile bana afakanları bastırsa da inmek zorunda olduğum için istemeye istemeye de olsa inmek zorunda kaldım...

Veee çıkışı kadar zor olmasa da yine üfleye püfleye indim...


Sonra son bir kez daha arkama bakıp ben bu kalenin en ucuna çıktım vede kazasız belasız indim ya diye kendi kendime gururlandım... :)

Kızlar sizce de gururlanmakta haklı değil miyim?... :)

Peki ya sizler olsa idiniz bu kaleye çıkmaya cesaret edip çıkar mıydınız yada çoğu insanın yaptığı gibi önünden fotoğraf çekip vede çekinip gider miydiniz?...

Hoşça kalın...


En İyi Tarif Blogları
Bumerang - Yazarkafe
Blogger tarafından desteklenmektedir.