İyi geceler sevgili okurlar, Kapadokya gezisi yazı dizime Avanos ile devam etmek istiyorum... Kırşehir'deki  Hacı Bektaşı Veli T...

İyi geceler sevgili okurlar, Kapadokya gezisi yazı dizime Avanos ile devam etmek istiyorum...

Kırşehir'deki Hacı Bektaşı Veli Türbesini de gezdikten sonra rotamızı Avanos'a çevirdik. Avanos, Kapadokya gezisinde uğramak istediğim yerlerden biri idi. O sebepten yol üzerinde de olunca oraya uğrayıp taş köprü vede asmalı köprüyü görüp üstünden geçmeden olmaz diyerek Avanos'a girdik...



İlk olarak Avanosun merkezine gitmek içi taş köprünün üzerinde geçmek gerekiyormuş... Taş köprünün üzerinden arabamız ile geçip Kızılırmak üstünden Avanos'un merkezine gidip, oradaki oto parka arabamızı park edip, Kızılırmak boyunca yürüme yolundan asmalı köprüye geçmek için yürüyüş yaptık...

Kızılırmak kenarına kurulmuş olan Avanos yeşilliği, Kızılırmağın maviliği vede volkanik şekiller sonucu oluşmuş peri bacaları ile harika, gezilesi vede görülesi bir şehir...


Kızılırmak boyunca yürüdükten sonra asmalı köprüye ulaştık... Yukarıdaki resimde de gördüğünüz üzere şuanda asmalı köprü arkamda... Buradan bakınca ''Ne var onda altı üstü bir köprü'' diye içinizden geçirmiş olabilirsiniz :) Ama bu köprü öyle bildiğiniz köprü türlerinden değil... 

 Avanos halkı tarafından tahta köprü olarakta adlandırılan asma köprü, çelik halatlar ile taşındığı vede yerle çok az teması olması nedeni ile üzerinden geçerken sallanıyor. o sebepten üzerinden ilk kez geçenler tarafında biraz ürkütücü bir şey... Tamam tamam itiraf ediyorum ilk başta bende çok tırstım :) hatta alttaki resimde de gördüğünüz üzere resim çekinirken dahi elim ile bir yandan da tutunmaya çalışıyorum :)


Ama geri dönüşte alıştığım için geçmek benim için daha çok zevkli geldi ve etrafımı izleyerek geçtim... :)

Avanosun yukarısına doğru gidince de çömlekçiler çarşısı var, orada birbirinden güzel çömlek vede hediyelik eşyalar mevcut... Özellikle orada ki çömleklerin el emeği ile çok ilkel yollarla yapılmış olması ayrı bir güzel. İnsan oradaki eşyaları eline alıp şöyle bir içine çektiğinde mis gibi toprak kokuyor ayrıca üzerindeki elektrik vede kötü enerjiyi alıp bir sakinlik verdiği için orada küçük bir parça alıp gezmemize devam ettik. 

Avanos gezimizi tamamladıktan sonra Ürgüp e gitmek içi tekrar yola koyulduğumuzda bizi peri bacaları karşıladı... Peri bacalarının yoğun olduğu bir bölüm vardı. Orada bizim gibi Kapadokya'yı gezmek için gelen insanların yoğunluklu olduğu, ellerinde fotoğraf makinesi ile sağı solu çektiklerini görünce bizde hemen orada durup peri bacalarını görüp, resimler çektik ve çekindik...



Volkanik hareketlenmeler sonucu birbirinden farklı şekilde olan şekiller, gerçekten de çok ilginçti... İnsan onları görünce anlıyor ki oralarda bambaşka bir dünya vede hava mevcut. Ayrıca oranın atmosferi senide kaplıyor.



Özellikle oradaki peri bacalarını gördükten sonra kapadokya gezimin tadını bir başka şekilde almaya başladım. Ve kendi kendime ''işte budur ya ben bunları görmek istiyordum bu güzellikler için buralara gelmiştim'' dedim... Tabi o zamanlar bilmiyorum ki bunlardan daha büyük peri bacaları görüp daha başka nice güzellikler göreceğimi bilmediğim için oradan ayrılmak istemedim..


Ama eşimin daha bunlar neler ki daha bunlardan büyüğünü hatta bunların içine daha gireceksin diye beni uyarması sonucu istemeye istemeye de olsa oradan ayrılmak zorunda kaldım.. :)

Kapadokya yazıma şimdilik burada nokta değil virgül koyuyorum devamı gelecek beklemede kalın... :)

Hoşça kalın...
En İyi Tarif Blogları
Bumerang - Yazarkafe
Blogger tarafından desteklenmektedir.