İyi akşamlarrr,  Bu gün bu ikinci postum normalde tokideki ses için pek alışa gelmemiş bir durum farkındayım :) Ama küçük oğluşum bir...

İyi akşamlarrr, 

Bu gün bu ikinci postum normalde tokideki ses için pek alışa gelmemiş bir durum farkındayım :) Ama küçük oğluşum biraz rahatsız olduğu için erkenden yattı, kocişko ise toplantıda, Emir ise şuanda futbolu ile meşgul, oyuna öyle güzel dalmış ki onuda rahatsız etmek istemedim... Eee o zaman ben ne yapacağım en iyisimi bende kitabımı okuyayım diye son 20 sayfası kalan seyahatname kitabımı bitirdim...

Eeee madem kitabımı bitirdim o zaman hazır vaktimde varken bu kitap hakkındaki düşüncemi içeren bir postta hazırlayayım da daha sonradan oda geç kalmış bir post olarak sizlerin karşısına çıkmasın diyerek bu postuma başlıyorum :))

Yazar: Evliya Çelebi

Sayfa Sayısı: 192

Baskı Yılı: 2008

Yayınevi: Morpa kültür

Hazırlayan: M. Emre Karaörs

tokideki sesin okuduğu seyahatname

Seyahatname, Evliya Çelebi tarafından 17. yüzyılda yazılmış olan çok ünlü bir gezi kitabıdır...

Bu kitabın yazarı olan Evliya Çelebi, Küçüklüğünde sürekli duyduğu uzak doğu hikayeleri yüzünden sürekli gezmek ve her yeri görme hissi oluşmuş bu konuda o kadar çok istekliymiş ki bir gün rüyasında dahi Hz. Peygamber Efendimizi görünce şefaat ya Resulullah diyeceğine dili sürçmüş seyahat ya Resulullah demiş...

Bunun üzerine Allah ona seyahat etme imkanları vermiş bu sebepten Evliya Çelebi, kırk yılı aşkın süre Osmanlı ülkesini ve diğer ülkeleri dolaşarak yazmış olduğu eseri ile adeta bütünleşmiş olan Evliya Çelebi (1611–1684) 17. yüzyılın önde gelen gezginlerdendir. 

Seyahatname’sinde gezip gördüğü yerleri kendi üslubu ile anlatmaktadır. Olaylara çoğu defa etrafında duyduğu batıl inanç vede hurafelere de yer vermiştir. Hatta küçük küçük bu taraz uydurmasyon şeklinde olan hurafeler kitabına renkte katmış... Bazen insanın yok artık diyeceği dereceden aklın almayacağı çok garip hikayelere de yer vermiş. Ama her şeye rağmen o kadar güzel vede akıcı bir kitap ki bu sebepten Türk Kültürü tarihi ve gezi edebiyatı açısından önemli bir yere sahip kitaptır.

Ve son olarak sizlere şunu belirteyim ki Seyahatname, okunduğunda tahmin edemeyeceğiniz kadar bilgi veren içeriği zengin bir kitap okurken insanı faklı yerlere ve yaşanmış hikayelere götürüyor. Hayatınızın bir döneminde muhakkak okunması gereken bir kitaptır.


Hoşça kalın.


Hayırlı cumalar sevgili okurlar, bugün sizlere bir ürün hakkındaki şahsi düşüncem vede yorumumu yapacağım... Bu postu hazırlayacağımı...

Hayırlı cumalar sevgili okurlar, bugün sizlere bir ürün hakkındaki şahsi düşüncem vede yorumumu yapacağım...

Bu postu hazırlayacağımı ınstagram postlarımdan burada bahsetmiştim... Gerçi biraz geç kalınmış bir post ama ancak fırsat bulabildim çünkü şuaralar o kadar çok paylaşacağım şey var ki hangisinden başlasam nasıl yapsam bilemiyorum... Bende o sebepten akışına bıraktım boş olduğum zamanlarda içimden hangi konu hakkında yazmak geliyorsa o konu hakkında yazıyorum :)

Bu gün arşivdeki resimlere bakarken bu resimler gözüme takıldı :) Sonrasında ''hımmm ben bu ürün hakkında da post yapmayı düşünüyordum'' demi diye konuştum... Yok yok delirmedim arada öyle oluyor kendi kendime konuştuğum :)) Hatta bazen öylece dalar giderim o an vücudum oradadır ama aklım başka yerdedir :)) O sebepten böyle şeyler tokideki ses için gayet normal... Sizlerde zamanla beni daha iyi tanırsınız :))

Farkındayım çenem yine düştü :)...Tamam tamam  sustum asıl konuya geçiyorum...

TOKİDEKİ SESİN ÇİĞ KÖFTE SETİ ÜRÜNÜ HAKKINDAKİ YORUMU

Yukarıdaki resimde de gördüğünüz gibi bağdat baharatın çiğ köfte seti hakkında yazmak istiyorum... Biz bu seti aslında yazın kullandık...Ondan sonrada bir daha almadık :))

Beni yakından takip edenler bilir ki benim kocacığın da bir çiğ köfte yapma merakı var arada bizlere yapar hatta şunu belirtmem gerekiyor ki eli bayağıda alıştı :)) Öyle ki kocacığımın kendi yaptığı çiğ köfte bu setten bence çok daha iyi...

Setin içinde olanlar, baharat karışımlı çiğ köfte bulguru, acı biber salçası ve nar ekşili sos içermekte... Hımmm birde bir çift yoğurmak için eldiven. Paketin üstünde yazana göre tüm bu karışımları karıştırıp yoğurun yazıyor. Kocişkoda aynısını yaptı sonuç olarak ise, Yenmeyecek kadar kötü değil hatta öyle ki eğer acıyı çok seviyorsanız size göre iyi dahi sayılabilir. Çünkü biz genellikle çiğ köfteyi çocuklar ile birlikte yediğimiz için çok acı tercih etmiyoruz. O sebepten bizim damak tadımıza hitap etmedi.

TOKİDEKİ SESİN ÇİĞ KÖFTE SETİ ÜRÜNÜ HAKKINDAKİ YORUMU

Çiğ köfteyi bir çok yörede lavaşla tüketiliyor biliyorsunuz o sebepten bizde hazır köfte harcı olur da hazır lavaş olmaz mı diyerek marketten hazır lavaştan da alıp afiyetle yedik :)

Yukarıda bizim damak tadımıza tam hitap etmedi dedim ama sakın yanlış anlayın hiçte yemedik demiyorum... Çünkü bizler bir çiğ köfte canavarları olarak çiğ köftenin her türlüsünü yeriz:)) ağzımız yanarak ''öf öff'' diye diye yedik :)) Alttaki resimde de gördüğünüz gibi kocişkonun çiğ köfteyi hiç görmemiş gibi saldırdığı andan bir kare :))

TOKİDEKİ SESİN ÇİĞ KÖFTE SETİ ÜRÜNÜ HAKKINDAKİ YORUMU

Çiğ köfte yapmak gerçekten de emek isteyen bir geleneksel lezzetimiz, sizlerin emek harcayacak zamanınız yok yada el ayarınız tutmuyorsa bu lezzeti bir tadın. Hatta biz bilmediğimiz için acı biber salçasının hepsini harcın içine boşaltmıştık o sebepten acı ayarı bize göre biraz aştı :) Sizler aynı duruma düşmemek için önce biraz koyup tadına bakın eğer ki halen acı değilse diğer yarısını da sonra koyun ama yok o şekilde iyi ise diğer yarısını hiç koymayın ki sizlerde bizim düştüğümüz hataya düşmeyin :)

Hoşça kalın.

En İyi Tarif Blogları
Bumerang - Yazarkafe
Blogger tarafından desteklenmektedir.