Efe, benim küçük oğlum henüz daha 3 yaşında olan kuzucuğum. Ama ne yazık ki şuanda öyle büyük bir derdi var ki yaşından büyük derdi. ...


Efe, benim küçük oğlum henüz daha 3 yaşında olan kuzucuğum. Ama ne yazık ki şuanda öyle büyük bir derdi var ki yaşından büyük derdi.

Derdi ne mi? Eşimin ailesinden gelen bir göz problemi var. Bizde bundan dolayı hemi de oğlumun televizyona çok yakın bakmasından şüphelenerek yavrumun gözlerini ölçtürmek için. Gazi hastanesinden randevu alarak gittik.

İlk başlarda başımıza ne geleceğinden habersiz. havanında güzel olmasından yaralanarak gezinerek hastaneye gittik. Göz bölümü 13. katta olduğu için 13. kata çıktık hatta doktoru beklerken camdan resimde çektim Ankara resmen ayaklar altında gibi gözüküyordu.





Doktor geldi veee sıra oğluma geldi. Biz muayenehane girdik, önce oğlumun gözlerini göz ölçüm aleti ile ölçtüler numarası 10 numara çıkınca
 -bu numara çocuk için çok büyük bir hata olabilir diyerekten bize bir damla verip bunu her 10 dakikada bir damlatın yarım saat sonra gelin yine bir daha ölçelim dediler.

Biz damlayı aldık çıktık önce iyi kötü iki gözüne de 3 er damla damlattık. Kuzucuğum öyle bir ağladı ki çığlık çığlıya bizde korktuk ne oldu diye, sonrasında hemşehriden öğrendik ki meğersem o damla gözü yakıyormuş. Tabi doğal olaraktan diğerlerini yaptırmak için, gözlerini açmadı biz zorla onları da damlatıp bekledik yarım saat sonra tekrar gözünü ölçmek için doktorun yanına gittik. Kuzucuğum öyle çok korkmuş ki damladan bu sefer hiç bakmadı göz ölçüm aletine, biraz uğraştık filan yook bakmıyor sadece bas bas bağırıyor.
Doktoru baktı ki olmayacak dedi ki:
-Çocuğun göz numarası çok büyük çıktı. Üstelik ailede de varmış o sebepten dolayı göz kanallarının arkasına da bakmak lazım onun için çocuğu uyutarak ameliyathanede maske ile bakmamız lazım diyerek elimize bir sürü evraklar verip bu tahlillerin hepsini yapın dedi.

Biz neye uğradığımızı henüz kendimiz dahi anlayamadan oğlumun o küçücük kollarından kan aldılar. Yavrumun korkusu vede hırçınlığı iyice arttı. üstelik uykusu da gelince kalp grafiğini vede röntgenini çektirmedi. Bende kuzucuğumu kollarımda sallayarak uyuttum. Uyur halde kalp grafiğini vede röntgenini çektirdik

Allah'ım o nasıl birseydi öyle kuzucuğum uyuyordu o şekilde vücuduna bir sürü kablolar takarak bir makineden kalp grafiğini çıkardılar.

Zavallı kuzum öyle yorgun vede harap olmuştu ki vücudunda o kabloların takıldığında uyanmadı bile. Sadece uykusunda sayıklıyordu.
-ıııı anne eve gidelim, ıııı anne acıyoor diyeerek
besbelli uykusunda yaşadığı olayların etkisinden halen çıkamamış kabus görüyordu.

Resmen orada öldüm öldüm dirildim. Allah'ım bu nasıl bir şeydi o küçücük omuzlarında öyle bir yük vardı ki yavrum bunu taşıyabilecek miydi? üstesinden gelebilecek miydi?

Üstelik onun o acısına karşı ben bir şey yapamıyordum. Acılarına merhem olamıyordum. Sadece uzaktan bakıp ağlamaktan başka bir şey yapamıyordum elimden hiçbir şey gelmiyordu.

Perşembe günüde Pediatriden randevu aldık oradan da tahliller yaptırıp onay almamız lazımmış.

Kuzucuğum şimdi ise her şeyden habersiz oyuncakları ile oynuyor. Allah rızası için kuzucuğuma dua edin de hayırlısı ile kazasız belasız bu derdinden kurtulabilsin....


Hoşça kalın.








Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım
Bumerang - Yazarkafe

UYARI

Bu blogta yer alan tüm yazılar bana aittir. Söz konusu içerikler benim iznim olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, işlenemez, değiştirilemez veya başka internet sitelerinde ya da basılı veya görsel yayın yapan diğer mecralarda yayınlanamaz.
Blogger tarafından desteklenmektedir.