14 Şubat sevgililer günü...  Evet bu gün tüm hanımları heyecanlandırdığı gibi beni de heyecanlandırıyor. Biz hanımlarda, bir özel gün...

 14 Şubat sevgililer günü...
 Evet bu gün tüm hanımları heyecanlandırdığı gibi beni de heyecanlandırıyor. Biz hanımlarda, bir özel gün takıntısı vardır. Eşlerimizin yada sevgililerimizin bu günlerde bize hediyeler almasını bizi şaşırtmasını çok severiz.
      Peki ya biz onlara hediye ve sürpriz yapıyor muyuz?... Ben eminim ki birçok kadın yapmıyordur. (Tabi ki de istisnalar kaideyi bozmaz.) Size bir şey itiraf edeyim mi? Bende bu güne kadar öyle idim. Hep eşimden beklerdim, kendim bir şey yapmazdım. Ancak doğum gününde, parfüm, kravat gibi sıradan hediyeler alırdım. Bu sefer düşündüm ki, eşimin bana bana sürpriz yapması nasıl hoşuma giderse bende aynı şekilde ona sürpriz yaptığımda onunda hoşuna gider diye düşündüm. Peki ne yapabilirdim, yine aynı şekilde sıradan hediyeler mi almalıydım?...


 Yok bu sefer çok farklı ve benim emeğimin olduğu bir şey olmalı idi yapacağım şey tamamen benim eserim olmalıydı. Bende bu şekilde düşünürken aklıma ona bir çiçek yapmak geldi.





    Bu nasıl mı aklıma geldi?... Aslında 14 Şubatta genellikle çiçek alınır. Aynı şekilde gidip bir çiçekçiden çiçek almak çok sıradanlık olurdu. Ama kendin uğraşıp yaptığında, gerçekten emek verdiğin için çoook özel olurdu.
                                                                               
                                                                                   
                                                                                                                                                  
                                                                      
          Bu yaptığım çiçekleri eşim daha görmedi. O evde değilken; işteyken ondan gizli gizli ördüm. Eeee o görmesin ki sürprizin bir anlamı olsun demi ama :))

Bakalım ona verince ne kadar şaşırıp ne kadar çok mutlu olacak.. :)


Hoşça kalın.








Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

      Yağlı bir cilde sahibim üstelikte çok narin en ufak bir tahrişte hemen kızarıyor.O yüzden kullandığım ürünlerimi doktoruma danışıp ö...

     Yağlı bir cilde sahibim üstelikte çok narin en ufak bir tahrişte hemen kızarıyor.O yüzden kullandığım ürünlerimi doktoruma danışıp öyle kullanırım.Sabah kalktığımda cildim dalin bebe şampuanı ile yıkarım. evet yanlış yazmadım doğrusu bu dalin ile yıkarım. 



    Haftada da bir cildime peeling yaparım yukarıda resmini gördüğünüz avon clearskin ile, cildime anlatılmaz derecede iyi geliyor hassas  ciltlilere tavsiye ederim. Siyah nokta,makyaj ve cilt kirini alıyor.Günlük kullanamıyorum o zaman cildimde pullanma oluyor ama hafta bir kesinlikle kullanırım vazgeçilmez favorilerimden biridir. Sonra ise yüzüme buhar banyosu yaparım buhar banyosunu ise:suyun içine bir cimcik nane,biraz elma sirkesi koyup suyu kaynatırım sonra bu suyu orta derinlikte bir kaba koyup üzerine eğilirim kafamın üstüne de bir bebek battaniyesi ile örtüp 15 dakika beklerim 15 dakika bekledikten sonra kalkıp kil maskesi hazırlarım kil maskesi de çok iyi geliyor cildin hava almasını ve kırışıklıkların açılmasına neden oluyor.Ayrıca da kil maskesini uyguladıktan sonra cildin çok yumuşak bebek cildi gibi oluyor.Gözle görülür şekilde bir değişim oluyor.Son olaraktan nemlendiricimi sürüp cilt bakımımı bitiririm.
     Akşamları ise sadece yukarıda resmi gözüken gül suyunu pamukla cildime sürerim o şekilde yatarım başka tonik kullanmam bence gül suyu en güzel doğal toniktir.



     Banyo yaptıktan sonra ise nemli cilde avonun skın so soft ürününü kullanırım.Hassas cildi hem nemlendiriyor hemde yeniliyor. Güzel kokusu ile de vücut duyularını uyandırıyor.



   Ellerim için ise, günlük olarak arko nem elma özlü kreminin kullanırım elleriniz çok yumuşak oluyor.
Hoşça kalın.








Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

Merhabalar,ben 1984 yılında doğdum Ankara da ikamet ediyorum.58 kilo 162 boy beyaz ten bir anneyim. ön lisans mezunuyum. Eşimle de oku...


Merhabalar,ben 1984 yılında doğdum Ankara da ikamet ediyorum.58 kilo 162 boy beyaz ten bir anneyim. ön lisans mezunuyum.


Eşimle de okulda tanıştık. Oda zaten başlı başına bir hikaye gibi bir şey ama ben kısa olarak bahsedeceğim biz eşimle aynı okulda okuduk. Ama sınıflarınız farklı olduğu için ilk sene ne o benden haberdar nede ben ondan haberdardım. 2. yılında, okuduğumuz yerde bir göl vardı onun başında gezinirken ev arkadaşımla birlikte ona rastladık inanır mısınız ev arkadaşımla aynı sınıfta imişler o yüzden onlar selamlaşıp sonra benimle tanıştırdı. Ben onu ilk görünce zaten içimden kelebekler uçuşmaya başladı.Sonrasında ise oda benden etkilenmiş. Neyse daha fazla uzatmayayım artık daha sık görüşmeye başladık ve bir akşam bana ben senden çok etkileniyorum seninle sevgili olmak istiyorum dedi. Bende kabul ettim. Düşünün :)) okulun bitmesine tam 3 ay kalmış ama yinede biz sevgili olduk okul bitene kadar çok güzel bir ilişkimiz vardı. Sonunda okul bittiğinde ise biz birbirimize tamamen aşık olmuştuk ayrılmak istemiyorduk, ama yinede mecburen ayrıldık tabiki birbirimizle iletişimi kesmedik her gün saatlerce telefonda konuştuk. Fakat bu bize yetmedi. o yüzden evlenmeye karar verdik Ocak 8 de ailesi ile gelip beni istediler hemen o gün aileler arasında bir yüzük takıp nişan yaptık,Temmuz 10 da ise evlendik.


Şimdi ise çok mutlu eşini çok seven üstelikte iki tane çocuğu olan bir anneyim. İki tane oğlum var.büyük oğlum 5.5 yaşında, küçük oğlum 3 yaşına girdi ocak 4 de doğum gününü yaptık. İyi ki eşimi tanımışım ve onunla evlenmişim.Onu çoooooooooook seviyorum.:))
Hoşça kalın.








Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım
Bumerang - Yazarkafe

UYARI

Bu blogta yer alan tüm yazılar bana aittir. Söz konusu içerikler benim iznim olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, işlenemez, değiştirilemez veya başka internet sitelerinde ya da basılı veya görsel yayın yapan diğer mecralarda yayınlanamaz.
Blogger tarafından desteklenmektedir.