Merhabalar arkadaşlar, Yeni doğum yapmış lohusa bir anne olarak; tahmin edeceğiniz üzere yüzümde çillenmeler oldu... Lohusa kafası demek ...

Lekeler İle Savaşan Cilt Bakım Ürünü

Merhabalar arkadaşlar,
Yeni doğum yapmış lohusa bir anne olarak; tahmin edeceğiniz üzere yüzümde çillenmeler oldu...
Lohusa kafası demek doğum yaptıktan sonra hemen eski görüntüsüne ulaşacağını sanmak demektir. Halbuki eski günlerine geri dönmen için biraz zaman ve emek gerekli. Ancak sen gel de bunu lohusa bir kadına anlat. Bakmayın,  şimdi buraya böyle yazdığıma bende ara ara aynaya bakıp, henüz inmemiş göbeğime ve yüzlerim de oluşan hamilelik lekelerini (çillerini) gördükçe moralim bozuluyor.

Göbeğin eski haline dönmesi için bol bol yürüyüş ve karın çalıştıran hareketleri yapmak kafi. Peki ya yüzlerim deki doğum lekelerini nasıl yok edeceğim? Diye kara kara düşünürken. Ufak çaplı bir araştırma yaptım. Leke karşıtı ve leke giderici krem bulmak için. Kullanan kişilerin yorumları ve makyaj bloggerlerin önerileri arasında yer alan leke karşıtı ve gençleştirici gece ve gündüz kreminden, bb kremi, tonik, serum ve yüz temizleme köpüğü gibi bir sürü ürün çeşidi bulunan leke karşıtı gençleşdirici bakım seti karşıma çıktı.


Setin içeriği ve vaat ettikleri ile kullanıcıların yorumları örtüştüğünü de görünce hemen sipariş verip, kullanmak istedim. Bakalım bendeki sonuçta diğer kullanan kullanıcılar gibi etkili olacak mı göreceğiz?

Leke karşıtı ürünlerin içeriğinde para ben ve mineral yağ olmaması ayrı bir güzellik. Üstelik bu bakım ürünleri dermatolojik kontrol altında test edilmiş ürünler. Yves Rocher Bitkisel Kozmetik Laboratuvarı, ciltteki lekeleri gideren ve gençlik kazandıran iki bitki özü keşfetmiş. Bunlar: Lekeleri gidermeye yardımcı olan Beyaz Meyan kökü tozu ile kırışıklıkları yok eden Beyaz Acı Bakla Özü. Bu iki mucizevi bitki özü leke giderici ve gençleştirici bakım ürünlerinin içinde bulunmakta. Böylece cildinizdeki lekeleri yok ederken aynı zamanda cildiniz olduğundan daha genç bir görünüme sahip oluyor.

Yüzümdeki lekelerden kurtulmak tek amacım iken, artı bir bonus olarak genç bir cilt vaat etmesi beni gerçekten de çok heyecanlandırdı. Ben bu seriyi kullanmak için can atıyorum. Eğer sizlerde benim gibi heyecanlandıysanız. Leke karşıtı ürünler için tıklayın. Ürünlerin içeriği ve özelliklerini görünce zaten hemen sizde sipariş vermek isteyeceksiniz...

Nede olsa bizim en büyük hazinemiz cildimiz. Genç ve bakımlı bir cilde sahip olduktan sonra makyaj dahi yapmadan ışıl ışıl bir cilt ile etrafta dolaşmamız mümkün!

Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

Hayırlı cumalar sevgili okurlar... 40 haftayı görmüş bir gebe olarak tekrardan karşınızdayım. Bugün bizim sürpriz yumurta tam tamına 40. h...

Tokideki Sesin 40 Haftalık Hamilelik Günlüğü ve (Doğum günü sürprizim)

Hayırlı cumalar sevgili okurlar...
40 haftayı görmüş bir gebe olarak tekrardan karşınızdayım. Bugün bizim sürpriz yumurta tam tamına 40. haftasının içinde. Ama halen tık yok. Çıkmaya pek niyetli değil gibi. Sanırım karnımda rahatı yerinde olsa gerek...

Tokideki Sesin 40 Haftalık Hamilelik Günlüğü (doğum günü sürprizim)

Dün instragram sayfamda da paylaştığım üzere 13 Nisan benim doğum günümdü. Belki kendi doğum günümde doğururum diye düşünürken, Bizim sürpriz yumurta 'yok olmaz' dedi. Bugünde kocişkonun doğum günü bakalım babasının doğum gününde gelecek mi? Daha gün bitmedi. Göreceğiz....
Yoksa 25 Nisan abisinin doğum gününe kadar bekleyip, onun doğum gününde mi doğacak? Gerçi abisi: ''Benim doğum günümde doğmasın. Çünkü hediyeler o zaman ikiye bölünür. iSTEMİYORUM!'' dedi. Bunu duydu. Onun için abisine inat 25 Nisanı mı bekliyor ki?

Tokideki Sesin 40 Haftalık Hamilelik Günlüğü (doğum günü sürprizim)

13 Nisan benim doğum günümdü. Ama ne yalan söyleyeyim. Bu aralar gündemimizde benim doğurup, doğurmamam olduğu için. Pek hediye ve sürpriz beklentim yoktu. Ama benim düşünceli, romantik ve duygusal kara kuzum yine beni geçen seneki gibi şaşırtmayı başardı...

Sabahçı olduğu için, öğlen eve gelen Emir. Biraz evde durduktan sonra ''anne ben dışarı çıkıp, biraz arkadaşlarımla oynayayım mı dedi?'' Bende ''İyi oyna, ama çok geç kalma'' diye tembih edip, gönderdim. Aradan bir 10 dakika sonra tekrar kapı zili çaldı. Kapıyı açtım. Karşımda Emir...
''Ne oldu oğlum. Neden bu kadar erken geldin?'' Normalde dışarı çıkınca bir yarım saatten önce gelmesi pek görülmüş şey değilde. O yüzden sordum.
Emir: Anne dışarıda kimse yok. O yüzden vazgeçtim. Dedi.
Dışarıda hiçbir çocuğun olmaması biraz garibime gitse de pek önemsemedim. Nede olsa kuzum gözümün önünde olacaktı. O yüzden benim canıma minnet diye düşündüm. Ve hemen mutfağa geçip, oğlumla yemek için meyve hazırlamaya geçince. Kapı zili yine çaldı.
Emir hemen koşarak ''Anne ben bakıyorum'' dedi. Kapıyı açtı. Sonrada arkadaşı gelmiş onun sesi geliyor ''aşağı inecek misin?'' diye...
Bizim evde bu tarz arkadaşlar devamlı gelip, Emir'i çağırdığı için. Pek yadırganacak bir durum değil. Onun için önemsemedim.
Emir: Yok gelmeyeceğim... Diyerek kapıyı kapattı. Tabi ben tüm bunları mutfakta duyuyorum. Yoksa diğer türlü mutfakta olduğum için olup, biteni görmüyorum...

Arkam dönük şekilde salona geçtiğimde oğlumun elinde bir doğum günü pastası vede poşetler ile salona girdi. Ben şok!
 -Bunlar ne oğlum? Kim verdi? Kimden aldın? gibi saçma sapan sorular soruyorum. Yalnız bana sürpriz olacağı halen aklımda yok.
Bu sırada Emir: ''Anne iyi ki doğdun. Doğum gününün kutlu olsun'' Dedi. Bunu duyunca da ''Acaba babası mı geldi? O mu sürpriz yaptı.'' Diye içimden geçirdim. Ama sonra romantik yoksunu kocişkonun bu şekilde bir sürprizi akıl edemeyeceğini hemen düşünüp, o düşünceyi kafamdan kondum.

Sonrada anladım ki. Benim ilk göz ağrım yine boş durmamış. Biriktirdiği harçlıkları ile bana sürpriz doğum günü pastası ve hediye almış...
Öyle duygulandım ve sevindim ki Şuanda o anki duygularımı yazmaya benim kelimelerim yetmez...
Tek diyeceğim. ''Allah tüm analara benim evladım gibi düşünceli ve akıllı bir evlat nasip etsin...'' Sen benim hangi iyiliğim ve duamın karşılığı-sın yavrum. Senin gibi hassas bir oğlum olduğu için Rabbime ne kadar şükür etsem az olur... İyi ki seni doğurmuşum. İyi ki senin gibi hassas bir evlat yetiştirmişim...

Aslında daha yazılacak çok şey var. Ancak bazı duygular bana özel kalsın diye buradan kesmek istiyorum. Hımm Emir'im doğum günümü düşündü de bizim küçük afacan düşünmedi sanıyorsanız. Yanılınıyorsunuz. Oda kumbarasından para verip, istediğim bir şeyi alma mı? Sonrada aldığım şeyi ona göstermemi istedi. Çünkü verdiği parayı ev ve onlar için harcamamı değil. Kendim için harcamamı istiyor...

Akşam eve dönüşte de kocişkom bu aralar tatlıya düşkün hamiş karısına baklava ve çilek alıp, gelmiş. Evet onun sürprizi Emir kadar etkili ve güzel olmadı. Ama onun varlığı bize yeter. Biz onu bu şekilde kabul ettik!

Bak ya tuşlara basmaktan yine ellerim şişti ve uyuştu. O sebepten ben bu 40 haftalık gebelik günlüğü yazısını burada sonlandırayım. Bakalım haftaya göbekli m? Yoksa bebekli mi olarak karşınıza çıkacağım göreceğiz?

Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

Merhabalar sevgili okurlar... Son haftalarda olduğum hamileliğime bundan sonra doğurana kadar haftalık olarak yazmak istiyorum. Bakalım ka...

Tokideki Sesin 38 Haftalık Hamilelik Günlüğü

Merhabalar sevgili okurlar...
Son haftalarda olduğum hamileliğime bundan sonra doğurana kadar haftalık olarak yazmak istiyorum. Bakalım kaç hafta daha yazabileceğim? Hep birlikte göreceğiz....

38 haftanın bitmesine 1 gün kala olan bir gebe olarak günler geçmiyoooor! 😓
Son haftalar gerçekten de bir kaplumbağa misali çok yavaş ve sıkıcı geçiyor. Karnımın iyice büyümesi sonucu artık yürüyüş yapmak dahi içimden gelmiyor. O değil, artık ne uzun süre yatabiliyor, nede oturabiliyorum. Çünkü uzun süre hareketsiz kalmam sonucu bu seferde; ellerim ve ayaklarım şişiyor. Hatta rengi morarıyor. Özellikle sabah Emir ve eşime hazırlayacağım kahvaltı için kalktığımda bir müddet yaşlı nineler gibi iki büklüm ve topallayarak yürüyorum. 😠

Tokideki Sesin 38 Haftalık Hamilelik Günlüğü

Bu hamileliğimin ilk aylarında kusma ve mide bulantısı sebebi ile öyle fazla aşermedim. Aslında bir ara çok pis tavuk döner kokusu burnuma gelmiş ve canım çok çekmişti. Bende hemen en yakın restorandan tavuk döner alması için Emir'i göndermiştim. Tavuk dönerim geldi. Büyük bir iştahla ısırdığım tavuk dürümün içindeki soslar midemi bulandırmış. Ve yiyememiş. Hatta tavuk dönerden tiksinmiştim. Ondan sonra öyle çok aşerme bir daha yaşamadım. Ama yerden her biteni ve denizden her çıkanıda mideme indirdim. Öyle bir iştahım açıldı ki. Bir ara yemek yiyerek çatlayacağım sanmıştım. 😐

Daha ki geçen cuma gecesi yatağıma girerken burnuma burcu burcu badem çağlası kokusu gelene kadar. Hatta ağzımda o çağlanın mayhoşum su tadını dahi hissetip, ağzım dahi sulandı. Eşime canımın çok fena çağla çektiğini söyledim. 'Oda yarın alırız' dedi. Normalde burada filmlerden gördüğüm kadarıyla gece dahi olsa erkeğin kalkıp, o çağlayı bulup eşine yedirmesi gerekiyordu. 'Neyse burası gerçek hayat' diye düşünüp, aklımdan çağlayı çıkarıp, uyudum.

Ertesi günü kocişkom ile (yalnız bak, istediğimi aldığı buradan belli. Eşim değil, kocişkom yazdım 😍)
çarşıda gezerken karşıdan gelen bir kadının poşetinin içindeki çağlaları görünce, yine canım çağla istedi. Yine hemen kocişkoya 'canımın çağla istediğini söyleyince' hemen: ''Sen gecede istemiştin. Dur hemen bulup, alalım'' dedi. Ve pazar tezgahlarında boy gösteren çağlalardan aldı. Tabi ben o çağlaların eve getirip, yıkanmasını beklemeden tıp ki bir çocuk gibi poşetten ara ara alıp, ağzıma attım. Ohhh be miss gibiydi!. 😋

Bu hafta çağla krizinden başka bir problem yaşamadım. Şimdilik küçük hanım karnımda duruyor. Bakalım ne zaman çıkacak?. Sahi küçük hanım demişken 2 gün önce rüyamda doğum yaptığımı. Karnımdan çıkan çocuğun ise kız değilde, erkek olduğunu rüyamda gördüm. Hayır olsun! Neye işaret ki? Eşim halen bilinç altında bir erkek doğurma hissin var. O yüzden' dedi. Olabilir mi ki? 😉

Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

Limonlu tarifler  fırında pişerken mutfağa yaydığı kokuya ve yerken ağızda bırakan mayhoşumsu lezzetine bayılıyorum. Bak yazarken dahi ağzı...

Limonlu Kurabiye Tarifi

Limonlu tarifler fırında pişerken mutfağa yaydığı kokuya ve yerken ağızda bırakan mayhoşumsu lezzetine bayılıyorum. Bak yazarken dahi ağzım sulandı... 😋

Sizde bu hafta sonu buzdolabınızda kalmış son limonlardan harika bir kurabiye yapmak isterseniz bu tarifi kesin deneyin. Çocuklarınızın sütünün yanına, sizinde çay ve kahvelerinizin yanına çok güzel eşlik eder...

Limonlu kurabiye nasıl yapılır?

Limonlu kurabiye malzemeleri

  • 200 gram margarin
  • 1 limon kabuğu ve suyu
  • 1 yumurta
  • 1 bardak mısır nişastası
  • 1 bardak pudra şekeri
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  • Aldığı kadar un yaklaşık 3 su bardağı kadar alıyor
  • 1 tatlı kaşığı zerdeçal tozu (rengi için)
Üzeri için:
  • Pudra şekeri

Limonlu kurabiye nasıl yapılır?

Oda sıcaklığında bekletilmiş margarin, yumurta ve sıvı yağ bir kaba koyun. Hemen bu malzemelerin üzerine önce limonun kabuğunu rendeleyin. Daha sonrada suyunu sıkıp, dökün. Nişasta, pudra şekeri, kabartma tozu, vanilya ve zerdeçalı da ekleyip, elinizle iyice bir macun olana kadar karıştırın.

Son olarakta azar azar un ekleyerek kulak memesi kıvamı olarak bildiğimiz kıvamda olacak şekilde bir hamur yapın.Sonrada ister kurabiye kalıpları ile isterseniz benim yaptığım gibi hafif yassımsı yuvarlaklar yapıp, fırın tepsisine dizin.

Limonlu kurabiye nasıl yapılır?

170 dereceye ayarladığınız soğuk fırınına koyun. Sonrada 30 dakika kadar hafif altı kahverengimsi olana kadar pişirin. Sonrada tepside ilk sıcaklığı geçene kadar bekletin. İlk sıcaklığı geçtikten sonra bir tabağa alıp, üzerine çay süzgeci ile pudra şekeri serpin. Sonrada afiyetle yiyin. 

Limonlu Kurabiye Tarifi

Hemen tüketmeyeceğiniz kurabiyeleri kabaklı bir kurabiye kutusuna koyun. Daha sonra tüketilmek üzere... 

Ben kalan kurabiyeleri bir kutu süt ile birlikte çocukların beslenmesi içinde ayırıyorum. Okulun beslenme saatinde yiyorlar. Hatta oradaki arkadaşları ile de paylaşıyorlar... Böylece arkadaşları ile paylaşmanın ne kadar güzel bir duygu olduğunu öğrenip, paylaşmayı seviyorlar. Oyuncaklarını ve yiyeceklerini paylaşmayan çocuklar yerine elindeki bir dilim ekmeği dahi paylaşan vicdanlı çocuklar yetiştirmek için bu tarz küçük faaliyetler yapın. Çok etkili oluyor!...

Yapacak olanlara şimdiden kolay gelsin ve afiyetler olsun....


Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

Merhabalar sevgili okurlar, Tokideki Sesin hamilelik günlüğüne 9 aylık ile devam... Eveeet son aya ulaşmış bulunmaktayım. Bugün karşınız...

Tokideki Sesin 9 Aylık Hamilelik Günlüğü

Merhabalar sevgili okurlar,
Tokideki Sesin hamilelik günlüğüne 9 aylık ile devam...
Eveeet son aya ulaşmış bulunmaktayım. Bugün karşınızda 37 haftalık bir gebe var. Artık son haftalar içindeyim. Bakalım benim sürpriz yumurta ne zaman dünyaya gelecek, göreceğiz.
Gerçi dünkü NST randevusunda az kalsın sezaryen olarak dünyaya gelecekti. Neyse ki son anda kurtuldum. İsterseniz en başından yazayım.

Sabah 9 da randevum vardı.
Kocişkom iş yerinden izin alıp, çocuklarda o gün okula gitmeyerek, hep birlikte sabahın köründe -küçük hanım için- hastahaneye  gittik.   Yolların engebeli ve çukuru birde yeni arabamızın çok sallaması yüzünden sabah yediğim iki lokma kahvaltı sürekli ağzımdaydı. Birde karnım sanki bir salıngaçtaymış gibi sallana sallana hasta haneye gittim. İlk olarak doktor kontrolü daha sonrada NST ye girdim.  İlk 15 dakika sorunsuz giden süreç sonrasında kasıklarımda kasılma, karnımda acıma hatta soğuk soğuk terleme ve gözümde kararma olmaya başlayınca hemen hemşireye bildirdim. Hemşire yatağın başını kaldırıp, su verdi.  sonra hemen bir iki dakika içinde tekrar rahatlayıp, düzeldim. Tabi bu sırada çocuğun kalp atışları hızlanıp, benim sanmış tavan yapmış şekilde çıkmış. Doktor Nst sonucunu görünce: ''Senin sancın ve çocuğun kalp atışları yüksek çıkmış. Daha önceki doğumun sezaryan mıydı?'' diye sordu. Ben ''hayır normal doğumdu'' deyince... Doktor: ''Bir şeyler ye. Bol bol su iç. Bir yarım saat kadar sonra bir daha Nst ye gir.'' dedi. Tabi ben ve eşim panik! ''Eyvah sezaryen mı olacağım'' diye...

Çocuklar ile birlikte öğlen yemeği yiyip, bol bol su içip, biraz yürüyüş, bol bol dinlenip tekrar Nst ye girdim. Bu sefer biraz düşüklük olmuş. Ama halen yüksek olunca. Doktor: ''Acaba Nst makinesinde bir sorun mu var? Son kez başka bir makineye yine bağlan. Ama bu sefer bir küçük meyve suyu iç. Belki tansiyonun düşmüş yada kan şekerin düşmüş. Oda çocuğun kalp atışını hızlandırmış olabilir'' dedi. Ben yine bol bol dinlenip, küçük bir kutu kayısı suyu içtim. Sonrada dualar ile tekrar Nst ye girdim. Güya basit bir kontrol için gittiğim hastahaneden az kalsın yatışım yapılıp, doğurup çıkacaktım. Şaka gibi...

Böylece 3. kez yine Nst ye girdim. Çok şükür ki son Nst sonucum  normal çıktı. Aslında normalden biraz daha yüksek. Ama öyle korkulacak yükseklikte olmayınca; 1 hafta sonra tekrar kontrole gelmem istenilerek. Hasta haneden ayrıldım.

Tokideki Sesin 9 Aylık Hamilelik Günlüğü

Yukarıdaki fotoğrafta da görüldüğü üzere ellerim resmen balon gibi şişti. Özellikle sabahları uyandığımda ellerim ve ayaklarım öyle şiş oluyor ki. Ne doğru düzgün ayaklarımın üzerine basabiliyor. Nede parmaklarımı hareket ettirebiliyorum. Doktor bu şişliğin son haftalar olduğu için normal olduğunu söylüyor. Ama ben 2 kez daha hamilelik geçirmiş tecrübeli bir gebe olduğum için biliyorum ki. Bu şişlik diğer gebeliklerime kıyasla fazla. Buda sanırım kız çocuğuna gebe olduğum için olsa gerek.

Kilom 78 oldu. Bakalım. doğurana kadar 80 i görecek miyim? Göreceğiz...
Şuanda ha doğurdu, ha doğuracak durumda etrafta ağır vasıta gibi dolaşmaktayım. Allah sonumuzu hayır etsin. İnşallah Allah'ın izni ile kazasız-belasız kolay bir doğum olur da. Kızımı sağlıkla kucağıma alabilirim, İnşallah... (AMİN)

Şuanda benim gebeliğimi bilen ve merak eden tüm okurlarımdan da dua dua dua bekliyorum. Çünkü şuanda tek ihtiyacım DUA...


Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

Yağmurlu ve kapalı bir Ankara gününden herkese selamlar, bugün günlerden 27 mart. Yani bizim tanışma yıl dönümüz .   Bugün ilk defa eşimle ...

Anlatımlı Örgü Çıngırak Ve Örgü Uyku Arkadaşı Yapılışı

Yağmurlu ve kapalı bir Ankara gününden herkese selamlar, bugün günlerden 27 mart. Yani bizim tanışma yıl dönümüz.  Bugün ilk defa eşimle birbirimizi tanıyıp, arkadaş olmuştuk. İyi ki de olmuşuz. O günden bu zamana kadar hayatımda olan her güzel şeyi onunla birlikte yaşadım. Canım kocişkom iyi ki seni tanımış ve seninle evlenmişim.❤❤❤

Anlatımlı Örgü Çıngırak Ve Örgü Uyku Arkadaşı Yapılışı

Eveeet esas konuya geçelim. Bugün sizlere yukarıdaki fotoğraf karesinde de gözüken sevimli uyku arkadaşı ve  çıngırağın yapılışını kelimelerimin yettiği kadar tarif edeceğim. Umarım başarabilirim.

Hadi Bismillahirrahmanirrahim!....

Örgü Tavşan Kafası Nasıl Örülür?

İlk olarak beyaz renkli bir iple sihirli halka yapıp içine 6 tane sık iğne yapıyoruz. Daha sonra her sık iğne boşluğuna 2 defa batıp, 6 sık iğne oluyor 12 sık iğne.

3. Sırada ise sık iğne boşlukların birine tek batarken, diğerine çift batıyoruz. Böylece de 3. Sıradaki sık iğne sayısı 18 oluyor.

4. Sırada ise 2 tek bir çift sık iğne yaparak 24 tane sık iğne yapmış oluyoruz.

5. Sırada ise 3 tek bir çift batarak 30 tane sık iğne yapmış oluyoruz.

6. sırada ise 4 tane tek 1 çift batarak 36 tane sık iğne yapmış oluyoruz.

7. Sırada ise 5 tek 1 çift batarak 42 tane sık iğne yapmış oluyoruz.

8. Sırada ise 6 tek 1 çift batarak 48 tane sık iğne yapmış oluyoruz.

9. sırada ise 7 tek, 1 çift batarak 54 tane sık iğne yapmış oluyoruz.

Örgü Tavşan Kafası Nasıl Örülür?


10 ve 20 sıralarda hiçbir şekilde arttırma yapmadan yapmadan 54 tane sık iğne olarak örüyoruz.

21. Sırada ise eksiltme işlemlerine başlayarak 7 tek, 1 eksiltme yapıyoruz. Böylece sık iğne sayısı 48 e düşüyor.

22. Sırada ise 6 tek, 1 eksiltme yapıyoruz. Sık iğne sayısı 42 ye düşüyor.

23. Sırada ise 5 tek, 1 eksiltme yapıyoruz. Sık iğne sayısı 36 ya düşüyor.

24. Sırada ise 4 tek, 1 eksiltme yapıyoruz. Sık iğne sayısı 30 a düşüyor.

25. Sırada ise 3 tek, 1 eksiltme yapıyoruz. Sık iğne sayısı 24 e düşüyor.

26. Sırada ise 2 tek, bir eksiltme yapıyoruz. Sık iğne sayısı 18 e düşüyor.

27. Sırada ise 1 tek, 1 eksiltme yapıyoruz. Sık iğne sayısı 12 ye düşüyor.

Örgü Tavşan Kafası Nasıl Örülür?


Örgü tavşanın kafasını yaptıktan sonra iğne ve iplik ile tavşanın ağız ve gözlerini işleyin. Yada tuhafiyecilerde hazır satılan gözlerden de koyabilirsiniz. Ben bu oyuncağı yeni doğacak kızım için ördüğüm için ağzına alır sonrada o gözleri yutar diye korktuğum için kullanmadım. Siz bu oyuncağı daha büyük çocuklar için yapıyorsanız kullanabilirsiniz. Tercih size kalmış.

Sonrada yukarıdaki fotoğraf karesinde de yer aldığı üzere tavşanın 2 kulağı ve çıngırak yapacaksanız yuvarlak bir parça, Uyku arkadaşı yapacaksanız pelerini örün. Sonrada içlerini elyaf ile doldurup, dikin. Tabi çıngırağın içine bir tane kinder sürpriz yumurtasının içine kum boncuk doldurup, koyun. Böylece oyuncağı her salladığınızda ses çıkarıyor. Uyku arkadaşının içine koymayın. Yoksa o ses ile bebeğiniz bırak uyumayı. Uykusu dahi varken, uykusu dağılır.


Uyku arkadaşının pelerini istediğiniz şekilde örün. Benim ördüğüm modelden yapmak isteyip, nasıl yapıldığını bilmeyenle varsa hiç çekinmeden sorabilir. İlk fırsatta onunda yapılışını paylaşırım.

Anlatımlı Örgü Çıngırak Yapılışı

Tavşanı erkek bebek için yapıyorsanız boynuna bir papyon. Kız bebekler için yapıyorsanız kulağına bir çiçek yada kurdele yapabilirsiniz. Böylece tavşanınızı daha sevimli oluyor. 

Yapacak olanlara şimdiden kolay gelsin. Takıldığınız yerleri sormayı unutmayın....


Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

Merhabalar sevgili arkadaşlar. Bugün sizlere özellikle benim gibi 5. sınıf velisi olan annelere fikir vermek maksatlı oğlumun iki tane proj...

5. Sınıf Bilim Uygulamaları ve Sosyal Bilgileri Dersleri için Yapılan Proje ödevleri (Sunum ve Skeç)

Merhabalar sevgili arkadaşlar. Bugün sizlere özellikle benim gibi 5. sınıf velisi olan annelere fikir vermek maksatlı oğlumun iki tane proje ödevini paylaşmak istiyorum. Çünkü 5. sınıf zaten başlı başına çocuklar ve sizler için bir afallama dönemi...  O yüzden bu tarz ödevlerde insan bir ilham ve bilgi kaynağı arıyor. Sonrası zaten kendiliğinden çorap söküğü gibi geliyor.

İlkokul 4. sınıfta iken bize bir kağıt göndermişler ve o kağıttan 3. tane ders seçmemizi istemişlerdi. Tabi bunun 5. sınıf için bir seçmeli ders olduğunu belirtmiş, başkada bir şey belirtmemişlerdi. Burada da paylaştığım üzere o listede yazan İngilizce, Bilim Uygulamaları ve Zeka Oyunlarını seçmiştik. Peki iyi mi ettik diye sorarsanız da; sizlere şunu belirtmek istiyorum ki İngilizce desi yerine Beden ve Müzik gibi seçimler yapmayı dilerdim. Çünkü bu seçmeli derslerde aynı diğer derslerde olduğu gibi sınav yapılıyor. Çocuk ayrıca bu dersler içinde ayrıca çalışması gerekiyor. Tabi buda karne notuna etki ediyor. O sebepten çocuğu 5. sınıfa geçecek annelere benden bir tavsiye seçmeli dersleri çocuğun çok iyi bildiği yada çalışmak için ayrıca bir efor harcamadan geçebileceği dersleri seçin.

Seçmeli Bilim Uygulamaları dersi; aslında bir araştırma ve düşünüp fikirler verme dersi olduğu için çocuklar için güzel bir ders... Lakin, bu dersin ödevleri ve projeleri çok olduğu için çocuk diğer dersin ödevlerini yapmaya pek zamanı kalmıyor. Yada günlük çalışma saatini biraz daha yükseltmesi gerekiyor. Buda çocuğun derslerden bıkma, soğuma ve ders çalışmama isteği uyandırıyor. 😞

Geçen hafta seçtiğimiz Seçmeli Bilim Uygulamaları dersi için ''geçmişten günümüze gelen aydınlatma sistemleri'' hakkında bir araştırma yapıp, onuda powerpoint ile sunum yapması gerekiyordu. Daha bu sene bilgisayar dersi gören bir çocuk olduğu için powerpoint kullanma bilgisi yok denecek az. O yüzden o programı öğretmek bana düştü. (gerçi benim bilgimde öyle çok denecek kadar yok. Ama hiç yoktan iyidir demi 😉 )

Oğlum önce geçmişten günümüze gelen aydınlatma çeşitlerini araştırıp, tüm gerekli bilgileri bir dosyada topladı. Daha sonrada o bilgilere uygun resimler bulup. Aşağıdaki videoda da gördüğünüz gibi bir sunum hazırladı.



5.Sınıf öğrencisi artık ortaokul öğrencisi sayıldığı için her ders için ayrı hoca giriyor bildiğiniz üzere.

Sosyal bilimleri dersindeki öğretmeni de çocuklara sosyal bilgisi dersinde ki 'bilim insanları' konusunda yer alan bilim adamlarını her bir çocuğa vermiş. Böylece çocuk o bilim adamının kıyafetine girip, onun yaptığı buluşu yapıp, sanki o bilim adamıymış gibi küçük bir skeç yapması gerekiyordu.

Benim oğluma Galileo (Galile)1564-1642 yıllarında yaşamış bir bilim adamı çıktı.
Galileo Kendi yaptığı teleskopla ilk kez Güneş'i, Ay'ı, Jüpiter'in uydularını gözlemlemiş. Dünya'nın Güneşin etrafında döndüğünü savunmuş. Bu Savunduğu düşünce yüzünden ise kilise tarafından cezalandırılmış. 
Biz bilgileri araştırıp, küçük çaplı bir skeç hazırladık. Oğluma ise Galileo da bulunan beyaz sakalı taktım. (Beyaz sakalı ise daha önceden Nasrettin hoca kostümü için yaptığım sakaldı.)

Buluşu olan Teleskobu ise evdeki biten folyo ruloları ve gözlük camı ile yaptık.


Sonuç olarak ise çok şükür ki bu proje ödevini de kara kuzum yüzünün akı ile önce kendi emeği, sonrada bizim yardımlarımız ile atlatmış oldu. Tabi bu proje ödevleri biter mi? Yoook nerdeee! Daha var. Bakalım daha nasıl ödevler karşımıza çıkacak. Yaşayıp, göreceğiz....

Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

En İyi Tarif Blogları
Bumerang - Yazarkafe
Blogger tarafından desteklenmektedir.